En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

Zor zamanda zor sorular



SORU 1 PKK, Türk ordusunu sınır ötesi operasyona mı zorluyor? "Hemen, şimdi bir operasyon" mu istiyor terör örgütü? Eğer durum buysa PKK neyi amaçlıyor olabilir? Bu kadar istihbarat, bu kadar "derin devlet" falan bugünlerde ne işle meşguldür? Neden bu sorunun yanıtı bulunamaz?

SORU 2 Türkiye’nin stratejisi şuydu: "Operasyon tezkeresi"ni çıkarmak ve kararlılığı ortaya koyup özellikle ABD’yi sıkıştırmak... Türk askerlerine yönelik son saldırı, bu stratejiyi çökertti... ABD’yi sıkıştırmak için gereken zaman Türkiye’nin elinden alındı... Acaba PKK, Türkiye’yi Kuzey Irak’a çekerek, özellikle ABD ile karşı karşıya getirmek mi istiyor? Bu durumun soğukkanlı tahlilini yapacak sağduyulu yetkililer iş başında mı?

SORU 3 Son saldırının ardından Türkiye’de, "Irak’a bu zamana kadar birçok operasyon yapıldı. Hangisinde başarı sağlandı ki yeni bir operasyon düşünülüyor" şeklindeki görüşü dile getirenler, anında "vatan haini" ya da "ABD yanlısı" mı ilan edilecek? Acaba son saldırının bu tür bir hava oluşturmak amacı olabilir mi?

SORU 4 Türk askerlerinin şehit edilmesi karşısında Türk kamuoyunda oluşan büyük öfkenin beklenmedik bir taşkınlığa yol açmaması için önlem alındı mı? "Derin devlet" nerede? Anlı şanlı "psikolojik harp daireleri" falan ne yapmakta?

SORU 5 Askerlerin teröristler karşısında bu kadar kolay hedef olabilmesi konusu ne zaman masaya yatırılacak? Teröristle çatışacak yetkinlikte özel birlikler konusu ne zaman gündeme gelecek? Bu tartışmaları başlatanlar, daha ne zamana kadar "Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratıyorsunuz" baskısı altında susturulacak?

SORU 6 Bir yanda Cumhurbaşkanı ile hükümet... Bir yanda askerler... Teröre verilen kurbanların sayısı rekora doğru ilerlerken, bu mesele daha ne zamana kadar iki unsur arasında bir mücadele alanı olarak değerlendirilecek? Bu gerginlik ve mücadele, bugün bitmeyecekse ne zaman bitecek?

Yıldırım Mayruk duyarlılığı

DÜN Teşvikiye’deki Aşşk Kahve’de otururken...

Aşşk Kahve’nin duvarlarından birine bir afiş yapıştırıldı.

Afişte Yıldırım Mayruk’un galeri açılışı için Aşşk Kahve’de vereceği resepsiyonun, "şehit askerler" nedeniyle alkolsüz ve müziksiz geçeceği belirtiliyordu.

Afişin asılmasının ardından Yıldırım Mayruk ve Barbaros Şansal da olay mahalline geldi...

Kısa bir görüşme yaptık...

Hem Mayruk hem de Şansal, aslında töreni tamamen ertelemeyi düşündüklerini, ancak davetlilere haber verme imkanlarının olmaması nedeniyle resepsiyonu "düşük profil"de tutmayı kararlaştırdıklarını söyledi...

Kısacası...

"Şehit askerler" haberinin ardından...

Türkiye’nin her yerinde oluşan "Bir şey yapmalı" havası, Teşvikiye’ye de yansımıştı.

Ragıp Duran yanılıyor

MEDYA konusunda "aykırı analizler" yapmasıyla maruf Ragıp Duran, Habertürk’ün düzenlediği "Terörle Mücadele Kahramanlarına Yardım Kampanyası"nı eleştiren bir yazı yazmış.

Yazıda Duran’ın özellikle bir saptaması dikkatimi çekti.

Duran, BBC, CNN gibi "global medya"nın, PKK’yı "terör örgütü" yerine "Kürt Silahlı Militanları" ya da "Savaşçılar" diye nitelendirmesinin çok doğru bir yaklaşım olduğunu belirtiyor.

Duran’a göre "global medya", çatışan kesimler arasında taraf olmaktan kaçınıyormuş...

O zaman Ragıp Duran’a soralım...

Madem global medya, çatışan kesimler arasında taraf olmak konusunda bu kadar hassas...

O halde neden...

Irak’taki herhangi bir patlamanın ardından BBC ekranında "Terörist saldırı" hükmünü okumaktayız?

Neden BBC, bu konuda bir hassasiyet geliştirmiyor?

Ya da...

Neden İsrail’de gerçekleşen herhangi bir bombalı saldırı, CNN ekranlarına anında "Terörist saldırı" diye yansıyor?

PKK’ya "terörist" demeyerek taraf olmaktan kaçınan CNN, neden İsrail’deki gerçekleşen herhangi bir saldırı karşısında taraf olmaktan kaçınmamaktadır?

Neden HAMAS için "Silahlı Filistinli Militanlar" ya da "Savaşçılar" tabirini kullanmamaktadır?

hürriyet
 

 
 
 



Bu yazı 697 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,454 µs