En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Askerimiz nasıl şehit düştü?



Dün yazının başına oturduğumda sonuçları beklenen iki konudan biri netleşmiş, diğeri ise sürmekteydi... Sonuçlanan konu Pazar günü yapılacak olan referandumun akıbetiydi.


Yüksek Seçim Kurulu toplanmış ve referandumun yapılmasına karar vermişti.

Diğer konu ise sınır ötesi bir harekat için Meclis’ten çıkacak olan onay tezkeresiydi. Onun da görüşmeleri açık olarak başlamış ve devam etmekteydi.

Bununla bağlantılı olarak Ankara’ya gelen Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin ‘ben istediğimi aldım’ demeci...

Ve Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri operasyonlarından sorumlu Carter Ham’ın Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesi halinde Irak’ın egemenliğini koruyacağını belirten açıklaması da gündemdeydi.

Gündemde olmayan tek şey, bütün bu gelişmeleri tetikleyen 13 askerimizin nasıl şehit düştüğüydü.

***

Bilindiği gibi bundan 10 gün önce ikisi astsubay 13 askerimizin şehit olduğu, Genelkurmay web sitesi tarafından duyurulmuştu.

Duyuruya göre...

Bolu’dan gelen Komando Tugayı’na bağlı askeri birlik...

Şırnak’a 30 kilometre uzaktaki Gabar Dağı’nda operasyonlarını tamamlayıp karargaha çekilirken...

18 kişilik bir tim güvenlik nedeniyle geride bırakıldı.

Güvenlik timi de çekilme işleminin ardından karargaha dönerken pusuya düşürüldü. Teröristler, askerlerin üzerine el bombası atıp, uzun namlulu silahlarla çapraz ateş açtı.

Hain pusuya düşen 18 askerimizden 13’ü şehit edilirken, 3’ü yaralandı. 2 askerimiz ise olaydan yara almadan kurtuldu. Üç yaralı komando Şırnak Asker Hastanesi’ne kaldırıldı.

***

Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Aslan da ‘Şehitlerimizin her birinde en az 10 kurşun deliği vardı. Otopsileri gözyaşları içinde yapabildik’ dedi.

Konu ile ilgili başka bir resmi açıklamaya da rastlanmadı...

***

Kamuoyunda ise çekingen bazı sorular seslendirildi. Özel sohbetlerde ise konu, daha yaygın ve daha fazla dillendirildi.

Ölen askerlerimiz en seçkin birliklerimizden birisi olan Bolu Komando Tugayı’na mensuptu... Ayrıca koruma timi idi... Operasyondan dönen bölüğün güvenliğini sağlamaktaydı.

Birbirine uzak arayla yürüyen 18 askerimizin nasıl topluca pusuya düşürülüp 13’ünün öldürüldüğü...

Ayrıca böyle bir saldırıdan telsizle niçin bölüğü haberdar edemedikleri...

Neden bu saldırıya hiçbir şekilde mukabelede bulunamadıkları sorulup durdu...

***

Konunun belki de tek değerlendirmesi ise Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner’den geldi.

Bir televizyona verdiği mülakatta Sedat Laçiner konu ile ilgili şu iddiaları öne sürmekteydi:

‘Siz başbakanlığın, genelkurmaylığın önünde bir protesto gösteri gördünüz mü? Daha ne bekliyorsunuz bu milletten ki? Zaten canını veriyor, evladını veriyor kendi canından daha kıymetli. Ne bekliyorsunuz?

Bir diğer mesele eğitim meselesi.

Şu şehit olan 13 askerden hiçbirisi eğitimli değildi, hiçbirisi.’

Gerçekten hiç birisi eğitimli değil miydi ? Bu çok yakıcı bir iddiaydı.

Laçiner daha sonra şöyle devam etmekteydi:

‘Köyden çocukları alıyoruz 3-5 ay, domates, pırasa, patates yetişecek sürede biz onları komando yapamayız.

Komando yapsanız bile, iyi bir asker yapsanız bile iyi bir asker demek iyi bir terörle mücadele timi demek değildir.

Terörle mücadele başka bir şeydir, bu işi profesyonel askerle yapacaksınız.

Teröristin karşısında en tehlikeli yerde bazı askerler var ki yani karanlık olduğu zaman havaya ateş ediyor çocuk.

70 küsur milyonluk bir ülkede biz yani 5 bin, 6 bin tane teröristlerin karşısına 5 bin, 6 bin tane çok iyi yetişmiş bir tim çıkaramıyor muyuz?

Bu ülkenin ordusunun rakamı yarım milyondan fazla. NATO’nun ikinci en büyük ordusundan bahsediyoruz. Çıkaramıyor muyuz, çıkarırız.’

***

Aslında Ankara’daki dünkü gelişmeleri an be an izlerken ölen askerlerimizin nasıl şehit düştüğünün de cevabının verilmesini bekledim.

Operasyonun tartışılmasına neden olan bu ölümleri aydınlatmadan alınacak kararların bize neler getireceğinden çok endişeliydim.

İçerdeki bir sorunun çözümünü dışarıda arama hatasına düşüyorsak...

Bunun bedelinin ağır olabileceğinden çekiniyorum çünkü.

 
star gazetesi



Bu yazı 520 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,582 µs