En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Nükleer savaşın eşiğinden döndük!



Bir konuyu özellikle açıklığa kavuşturmak gerekiyor. 30 Ağustos tarihinde bütün dünyayı ilgilendiren, daha doğrusu endişelendirmesi ve tedirgin etmesi gereken bir olay yaşandı. Aslında bugünkü bölge şartları göz önüne alındığında son derece vahim bir gelişmeydi bu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Soğuk Savaş döneminin ABD-Sovyet nükleer restleşmelerinden sonra ilk kez nükleer silahların yeniden "kullanılabilir" hale getirildiğine dair bir "gerçek"le karşı karşıyayız.

Biliyorum, Türk medyası bunları dikkate almayacaktır. Bizim yıllardır nice ölümlerin sorumlusu olarak tanıttığımız, dikkat çektiğimiz Blackwater'ın karanlık tarihini kaç yıl sonra, o da kısmen, görebilenlerden bu kadarını beklemiyoruz. Ama Allah korusun, yakın bir gelecekte böyle bir ihtimal ortaya çıktığında hepimiz şaşırmış numarası yapmayalım.

Ağustos sonu ve 6 Eylül'de Türk hava sahası da kullanılarak bir savaş provası yapıldı. Hem de nükleer savaş provası. Yanlış anlamayın, bu bir tatbikat değildi. Bir saldırı girişimiydi ve hala netleştirilemeyen sebeplerle başarısız oldu.

Ben bu yüzden aynı konuyu üçüncü kez gündeme getiriyorum. 6 Eylül'de, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir B-52 bombardıman uçağı nükleer silahlarla havalandı. Kuzey Dakota'daki askeri üsten kalkan uçak, 6 adet nükleer başlıklı Cruisse füzesi taşıyordu. Louisiana'ya kadar bu füzelerle ve W-80-1 nükleer başlıklarla uçtu. Her bir füze 150 kilotonluk patlayıcı taşıyordu ve Hiroşima'ya atılandan on kat daha güçlüydü. Olay Bush'a kadar aktarıldı ve bunun "yanlışlıkla" olduğu açıklandı. "Yanlışlık" bir B-52 bombardıman uçağı nükleer füzelerle havalanabiliyor olmasıydı. Ve bu yanlışlık 40 yıldan bu yana ilk kez gerçekleşiyordu.

Durum ABD basınına sızdı. Özellikle internet sitelerinde "detaylar" yayınlandı. Bu kaynaklara göre olay daha başka. Nükleer füze yüklü uçak İran'a saldırı için havalandı. Tüyler ürperten bir iddiaydı bu. İran'a saldırı nükleer bir saldırı mı olacaktı? Aktaralım:

"ABD ve İsrail nükleer başlıklı silahlarla İran'ı bombalayacaktı. 30 Ağustos'ta İran'ı bombalamak için havalanan ve nükleer başlıklı bomba taşıyan B-52 bombardıman uçaklarını kim durdurdu? ABD silahlı kuvvetlerinin içinden yükselen muhalefet İran'a yapılacak muhtemel bir saldırıyı engelledi. 5 Eylül'de bir Pentagon sözcüsünün olayı doğrulamasıyla birlikte "Air Force Times"ta yer alan haberde, olayın garip bir kaza olduğu söyleniyordu. Daha sonra pilot ve uçak personelinin, uçağın nükleer başlıklı silahlarla yüklü olduğunu bilmedikleri, bunun rutin bir silah transferi olduğunu düşündükleri ortaya çıktı. Beklenmedik transfer başlarda, halkın can güvenliği açısından tehlike yarattığı için ABD kamuoyunda gerginliğe yol açtı. Hava Kuvvetlerinden General Ronald Keys, emrindeki 14 Eylül tarihli bütün uçuşları, personelle görüşmelerde bulunmak üzere iptal etti.

Washington Post ve New York Times gazetelerinde yer alan olay, bir hata olarak gösterildi. Ancak farklı kaynaklar, bunun bir nükleer saldırı girişimi olduğunu, İran'ın nükleer tesislerini vurmayı hedeflediğini, son anda engellendiğini söylüyor. İddia kaynakları, Newsweek dergisinin 25 Eylül tarihli sayısında ABD Başkan Yardımcısı Cheney'nin yardımcısı David Wurmsar'ın şu sözünü hatırlatıyor: "Cheney İsrail'i, İran atom santrallerine saldırması için ikna etti. İran'ın yapacağı bir karşı saldırı Amerika'nın Körfez ülkelerindeki askeri üsleri vurması için bir vesile olacak."

Bu saldırı gerçekleşmedi ancak 6 Eylül'de İsrail Suriye'ye saldırdı. İsrail'in Türk hava sahasını da kullanarak yaptığı bu tahrik ile ABD'yi saldırıya tahrik etmeyi amaçladığı, bir karşı saldırı olması durumunda gerçek operasyonun başlayacağı belirtiliyor. Yani Meyve Bahçesi (Orchard) ve Şah-Mat (Checkmat) operasyonlarının İsrail ile ABD aşırı sağının ortak düzenlediği bir provokasyon olduğu ortaya çıktı.

Suriye'ye saldırı üzerine Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın sözlerini hatırlıyorum. Türkiye'nin sert tepkisini.. Olayın ne kadar vahim olduğu, bölgeyi nasıl bir savaşa sürükleyeceği yeni yeni anlaşılıyor. Güçlü Türk medyası bu olayın üzerine gitmeye bile tenezzül etmedi. Oysa B-52'ler nükleer yüklerini bir yerlere boşaltsaydı ya da İsrail'in 6 Eylül saldırısı ciddi bir reaksiyona yol açsaydı ne olacaktı?

Provokasyon ve savaşın şartlarını oluşturma uğraşısı bu sefer başarısız oldu. Ama devam edecek. Seymour Hersh, The New Yorker'daki son yazısında; "ABD, İngiltere, İsrail ve Avustralya'nın İran'a karşı ağır hava saldırılarına hazırlandığını" yazdı. Ona göre savaşın iki gerekçesi olacak: İran'ın nükleer silahlanması ve Irak içinde ABD ile İran arasında yaşanan stratejik savaş…

Büyük bir savaşın eşiğinden döndük. Kim fark etti?

yenişafak



Bu yazı 374 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,724 µs