En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Senin vicdanın rahatsa sorun yok!



Takarlar... TÜSİAD’a üye olursan, ‘İyi ki 12 Eylül oldu’ diye yazılar yazarsan, geleneksel Ramazan’a saygı davranışından ‘mahalle baskısı fotoğrafı’ çıkarırsan, ‘demokrasi’ diyenleri ‘azgın’ ve ‘despot’ olmakla suçlarsan, durup durup ‘her şey hukuktan ibaret değildir arkadaşlar’ türünden vecizeler yumurtlarsan...

Hem de nasıl takarlar.

Söylemesi ayıptır, bende de oluştu bu takıntı.

Belki de onu ‘insan’ suretinde resmedemediğim, benim için bir ‘hayal kahraman’ olduğu için.

Hiç sahici değil gibi.

Hiç böyle biri yaşamıyor gibi.

Bir zamanlar birlikte ‘Yazı’ dergisini çıkarttıkları en yakın arkadaşı Enis Batur onun için ‘Bende kirlilik duygusu yaratıyor’ demişti.

Kirlilik duygusu...

Hiç tanımam etmem... Çok para kazansın, çok mutlu olsun, bütün Doğan Grubu iştiraklerinde söz ve hisse sahibi olsun ama, bende de ‘hüzün’ yaratıyor.

Üzülüyorum.

Aslında bana ne, ne hali varsa görsün, değil mi?

Hayır, üzülüyorum.

Kaç yıl oldu hatırlamıyorum; Yeni Binyıl gazetesinden Hülya Ekşigil, bununla bir röportaj yapmıştı. Güzel bir röportajdı.

Soruyor Ekşigil: ‘Sizin yakın arkadaşınız var mı?’

Doğru cevap ‘yok’ olacak ama bizimki lafı dolandırıyor: ‘Büyük bir gazetede bu işi yapınca, fincancı dükkanındaki fil gibi birçok şeyi çok kırıp döküyorsunuz. Yakın arkadaşlıklarım kaldıysa, benim değil onların sayesinde olmuştur. Bu meslekten ayrıldıktan sonra onların kıymetini daha çok bileceğim.’

Ertuğrul Özkök’ün yakın arkadaşı yok.

Ne feci akıbet...

Daha da kötüsü, hiçbir şeyden etkilenmiyor, hiçbir eleştiri vicdanında makes bulmuyor. Şöyle diyor: ‘Buna ister kaşarlanma deyin, ister yaralarla yaşamayı öğrenme... Artık hiçbir eleştirinden etkilenmiyorum. Kendimi bir tür psikolojik korumaya aldım.’

Bu kadar ucuz mu?

Hiçbir sorumluluk alma, işin içinden sıyrıl.

Bu kadar kolay mı?

Bugün bizimle birlikte tankın üzerine çıkacağını söyleyen Ertuğrul Özkök’ün gazetesi, bir zamanlar TBMM komisyonuna ifade vermeyi reddeden, dolayısıyla JİTEM’le bağlantılı suç örgütlerini gizleme cihetine giden general ve yandaşlarını, irade-i milliyeye karşı ‘gerekirse silah bile kullanabilecek’ laik önderler olarak alkışlamıştı.

Gel gör ki, Türkiye’yi irtica belasından kurtaran laik önderlerden biri, emekli olur olmaz Cavit Çağlar’ın sonradan içi boşaltılan ‘Interbank’ına kapağı attı, diğeri ‘Türkbank yolsuzluğu’nun bir numaralı sanığı Korkmaz Yiğit’in danışmanı oldu.

Malum süreci ‘aklama’ misyonuna koşulmuş Ertuğrul Özkök, nedense ve ne hikmetse, bu ilişkilere ‘değgin’ tek satır yazmadı.

Bu kadar ucuz olmasa gerek.

Bir de özür borcu vardı, yanlış hatırlamıyorsam.

Bir ‘tüccar general’in direktifiyle hazırlanan ‘belge’ye dayanarak, iki meslektaşını (Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand) suç örgütlerine hedef göstermiş, istemese de bir insan hakları savunucusunun kurşunlanmasına yol açmıştı.

Genelkurmay, bu belgenin varlığını kabullendi ve ‘dolaylı’ da olsa özür dileme yoluna gitti. Ama Özkök, aynı olgunluğu göstermedi.

Pardon, risk ortadan kalktıktan sonra yarım yamalak bir özür diledi ama, dilemese daha iyiydi.

Hadi diyelim ki artık kaşarlandın, artık yaralarınla yaşamayı öğrendin ve hiçbir eleştiriden etkilenmiyorsun.

Peki, ‘mahalle baskısı fotoğrafı’ konusunda vicdanını nasıl rahatlatacaksın?

star gazetesi



Bu yazı 426 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,590 µs