En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Utanın!



WASHINGTON

Alınan kararların bütün dünyayı etkilediği bilinen ABD başkentinden Türkiye'ye bakınca, sesini duyuramayacağını bilse bile, insanın, “Utanın” diye bağırası geliyor.

Amerika siyasetin bölük pörçük ettiği bir ülke bugün. Uzun süren seçim kampanyaları zaten tam ortasından iki partiye bölünmüş ülkeyi bir de başkan adaylarının kişiliğinde ince farklılıklarla dilim dilim ediyor. Sadece siyaset bölmüyor ABD'yi, yargıdan medyaya bütün sosyal ve siyasal unsurlar, eğilim ve görüş ayrılığından dünyaya bakışa kadar bir dizi ihtilâfı gündeme dayıyor. Savaştaki bir ülkede bölünmüşlük duygusunun dışa vurmaması esasen mümkün değil; Washington'da kalabalığı her geçen gün daha da artan “Savaşa hayır” ve yönetimi kınama mitingleri yapılıyor.

Bir yıl kadar sonra (Kasım 2008) yapılacak seçimin bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırması beklenmiyor. Hangi köşede kiminle konuşursanız ayrı bir senaryo dinliyorsunuz ABD başkentinde, her biri birbiriyle çelişiyor. Cumhuriyetçi Bush'un itibarı yerlerde sürünüyor, ama kimse gelecek başkanın rakip partiden olacağına dair bahse girmeye de hevesli değil. Kafalar cidden karışık.

Bütün bu karanlık ve bunaltıcı havaya, üstelik Irak'taki fiyasko manzarasına rağmen, ABD, yeni bir savaş hazırlığı içerisine girebiliyor; 50 yıldan fazla süreyle yakın müttefik bildiği Türkiye'nin canını sıkacak bir karar tasarısını Kongre'den geçirmenin yollarını arayabiliyor... İşler aksamıyor, planlar rafa kaldırılmıyor, projeler durdurulmuyor...

Türkiye ise bir başka âlem.

Ankara'da seçimden güçlenerek çıkmış bir iktidar var, toplum umudunu beş yıllık yeni döneme bağladı. Hükümet yenilendi, bu umudun da yenilenmesi demek. Arkasında yüzde 65'in üzerinde halk desteği bulunduğu kamuoyu araştırmalarından anlaşılan Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçildi. Demokrasisi henüz gelişmemiş ülkeler hayranlıkla, demokratik bilinen ülkeler de gıptayla bakıyor bizdeki siyasi gelişmelere. Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi üyeliğe alma iştahı biraz daha kabardı. Ekonominin dengeleri yerli yerinde; gazetelerde, “Türkiye'ye oluk oluk para akıyor” başlıklı haberlerin çıkmadığı gün neredeyse yok.

Böylesine parlak bir duruma rağmen yaşanan kargaşaya bakıp “Rahat mı batıyor?” diye düşünmemek elde değil. İçimizdeki bazılarının ülkeyi karıştırıp güçsüzleştirme becerisi, dünyayı kendi keyiflerine göre dizayn etmeyi kafaya koyanların heveslerini kışkırtıyor. 'Beşinci kol' ne demek, ülkeyi zayıflatma misyonunun sahipleri kaç koldan saldırıya geçiyorlar bizde. Dur durak bilmiyor, halkın iradesini dinlemiyor, gemi batarsa kendilerinin de batacağını ise hiç umursamıyorlar...

Kritik bir seçime doğru hızla yol alan, sosyal ve siyasi açıdan morali sıfır olması gereken Amerika, sanki her şey yolundaymış gibi ileriye dönük planlarını birbiri ardına gerçekleştirirken, seçimden birleşip bütünleşerek çıkmış, umutları ayakta Türkiye'nin haline bakınız... On bin kilometre uzaktan bile iç açıcı bir görüntüsü yok ülkemizin... İçiyle kavgalı, gövdesiyle kavgalı, kuyruğuyla kavgalı bir ülke görüntüsü her yere egemen...

Kayda geçsin diye yazıyorum: Bunu kim yapıyorsa yakında hayata geçirileceği fark edilen dış kaynaklı planların gerçek sorumluluğu da onda olacak: Ermeni karar tasarısı... Çevre ülkelere dönük yanlış hesaplara bulaştırılma... İtibar eksilmesine sebep olan görüntü bozukluğu... Hayran olunan, gıpta duyulan bir ülkeyi bu hallere düşürmenin bir vebali olmalı, değil mi?

Amerikan başkentinden Türkiye'ye bakınca, avazım çıktığı kadar, “Utanın” diye bağırasım geliyor...

yenişafak



Bu yazı 202 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,572 µs