En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Anayasa savunması



Ankara'da gündem anayasa... Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerini başlatan ülkeye yaraşır, günün ihtiyaçlarını karşılayacak yeni ve sivil anayasa için çalışanlar bir tarafta, statükoyu korumak için amansızca direnenler ise öte tarafta.
Kendisini 'çağdaş ve modern' olarak tanımlayan çevreler, değişime müthiş direniyor. Değişimin yönüyle pek ilgili değiller. İleriye doğru olup olmadığına bakan yok. Her yeniliğe karşı çıkan bir anlayışla 'statüko elden gidiyor' diye tepki ve tavır koyuyorlar.

Sanki roller değişti; siyasette sağ değişimden yana, sol ise statükodan, eskinin ayniyle muhafazasından yana. Mevcut Anayasa olağanüstü dönemin ürünü. Her sayfasında, her satırında 12 Eylül askerî rejiminin izlerini taşıyor. Bir tepki anayasası. Sivil toplum örgütleri ve siyasî partiler yıllar yılı şikâyetçi olageldi. En çok da sol entelektüel kesim ve siyasetçiler hak ve özgürlükleri kısıtladığından yakındı durdu. Zaman içinde kısmî değişikliklere uğradı. Revize edildiği de oldu, yeni maddelerin eklendiği de.

Sivil nitelikli yeni anayasa AK Parti'nin seçim vaadiydi. Vakit geçirmeden düğmeye bastı. İlk taslağı Türkiye'nin önde gelen anayasa profesörü Ergun Özbudun hazırladı. Özbudun, her çevreden kabul gören bir isim. Yetkinliğine kimsenin itirazı yok. CHP lideri Deniz Baykal'ın, üniversiteden sınıf arkadaşı... Temel hassasiyetlere Baykal kadar sahip. Özbudun'un çalışmasını daha sonra AK Parti'nin hukukçu milletvekilleri ile bir grup akademisyen ele aldı.

Teknik boyutta sürdürülen çalışmanın ardından yeni yeni siyasetin gündemine giriyor. Hafta başında Bakanlar Kurulu'nda değerlendirildi, dün de AK Parti MYK'sında görüşüldü. Genel çerçevesi belirlendikten sonra muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin bilgisine sunulacak. Kamuoyuna yansıyan eleştiriler ve öneriler dikkate alınacak. Başbakan Erdoğan'ın sözü var. Yangından mal kaçırılıyor değil yani. Olağan süreç işliyor. Meclis'teki görüşmeler sırasında muhalefetle uzlaşma zemini aranacak. AK Parti, diğer partilerin yaklaşımını gözetecek.

Meclis aşamasından sonra halkoyuna sunulması öngörülüyor. Son sözü millet söyleyecek. 'Hayır', mevcudu daha iyi derse yürürlüğe girmeyecek, 'evet' derse eskisi hükmünü yitirecek, yeni anayasaya sahip olacağız. Eğer sistem açısından sıkıntı doğuracak hususlar yer alırsa toplum düzenlemeye geçit vermez. Millete güvenmek lazım. Hal böyleyken daha yolun başında başörtüsü, türban ve laiklik gibi kavramların sıkça kullanıldığı sert tartışmalara sahne oluyor. Bazı çevreler, her zaman yaptıkları gibi konuyu ideolojik zemine çekiyor. Medyada akla ziyan değerlendirme ve yorumlar... 12 Eylül anayasasının en azılı muhalifleri bile hiçbir maddenin kılına dokundurtmamak için ayağa kalkmış durumda. Yere göğe sığdıramadıkları 1961 Anayasası'ndan alıntılara bile tepkiyle karşılık veriyorlar.

Millet iradesinin tecelligâhı TBMM'nin anayasa yapma kabiliyeti sorgulanıyor. 'Olmaz, yapamaz' diyenler var. Bu arada Kurucu Meclis'i gündeme getirenlere rastlanıyor. Meclis Başkanı Köksal Toptan, bir öneri olarak 'Kurucu Meclis oluşturulabilir' diyor. Meclis varken, başka meclisin lafı mı edilir hiç? Kurucu Meclis normal süreçlerin değil, olağanüstü dönemlerin ürünü. Meclis'in temsil ve meşruiyet açısından hiçbir problemi yok. Seçimden daha yeni çıktı. Zinde ve dinamik Meclis dururken başka adresler aramak normal ve sağlıklı değil. Bugün YÖK, rektörleri toplayacak, anayasa taslağını konuşacaklar. YÖK'ün yapısına ilişkin esaslı değişikliklerin öngörüldüğü yeni düzenlemeye nasıl tepki vereceklerini tahmin etmek zor değil.

Sözün özü; bu topraklarda değişim ve yenilikler her zaman dirençle karşılaşmış. İleriye ve iyiye doğru değişimler hiç kolay olmamış. Eski alışkanlıklar bugün de tekrarlanıyor. Evrensel standartları yakalayan, özgürlükleri genişleten demokratik anayasa Türkiye'nin ihtiyacı. Geri adım atılmamalı.

 zaman



Bu yazı 357 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,473 µs