En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

'Liberal' anayasa?



1982 Anayasası "devlet" denilen bürokratik cihazın daima "doğru"yu bildiği ve daima "doğru"yu yapacağı varsayımına dayanıyordu. Cahil halk yanılabilirdi. Toplumda 'istenmeyen' eğilimler ortaya çıkabilirdi. 'İç düşmanlar' da halkı veya halkın bir bölümünü kandırabilirdi.
Öyleyse "doğru"yu temsil eden "devletçi seçkinler" kritik konularda vesayet makamı gibi yetkilere sahip olmalıydı.
Cumhurbaşkanına, MGK'ya, YÖK'e tanınan oligarşik yetkiler ile Anayasa Mahkemesi'ne Meclis'in üye seçmesinin engellenmesi hep bu anlayışın ürünleridir.
1961 Anayasası aynı işlevi "özerk kuruluşlar" eliyle yerine getirmeye çalışmıştı.
Her an yoldan çıkabileceği düşünülen 'cahil halk'ın "seçtiği" parlamento ve hükümet kurumunu, "devletçi seçkinler"in vesayeti altında tutmak çabası, bizim anayasa tarihimizin önemli bir damarını oluşturur.
Rahmetli Prof. Bahri Savcı'nın "Atatürkçü demokrasi" adlı makalesi bu teorinin akademik bir izahıdır. Köylü toplumunda "devletçi seçkinler"in bu egemenliği, sosyolojik açıdan 'anlaşılabilir' niteliktedir üstelik...

Toplumsal değişim
Bugünkü Türkiye kentleşmiş, dışa açılmış, eğitim düzeyi ve piyasa ekonomisi hayli gelişmiş bir toplumdur. Bu sebeple artık "devletçi seçkinler"in vesayetini eskisi gibi kabul etmiyor: Önce ekonomi alanında "devlet karışmasın" fikri gelişti...
Toplum köylülükten çıkarak orta sınıflaştıkça artık fikirler, hayat tarzları, felsefeler ve inançlar konusunda da "devlet karışmasın" eğilimi güçleniyor. Liberal değerlerin gittikçe ağırlık kazanmasının temelinde bu toplumsal dinamik var. İster istemez 'anayasa yapımı'nı da etkiliyor bu sosyolojik değişim süreci...
Prof. Ergun Özbudun'un başkanlığında akademik hukukçuların hazırladığı anayasa taslağında bunu görüyoruz: Taslak sadece bireysel özgürlükleri daha bir vurgulamakla kalmıyor, 1982 Anayasası'nın "seçilmişler"i kısıtlamak için getirdiği "vesayet" uygulamalarını da kaldırıyor.
Cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltılması gibi... Parlamentonun Anayasa Mahkemesi'ne, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na üye seçmesi, YÖK'ün bir koordinasyon kurulu haline getirilmesi gibi...

Yeni sentez
Mustafa Çufalı'nın "Türkiye'de Demokrasiye Geçiş Dönemi" adlı değerli kitabından öğreniyoruz ki, İsmet İnönü, demokrasiye geçerken "6 Ok'un Anayasa'dan çıkarılmasını" seçim taahhüdü ilan etmiştir! (Sf. 150 vd.)
İnönü 1965 yılında da günlüğüne "Devletçilik bitti" diye yazmıştı.
İnönü'nün yarım asır önce gördüğü gerçeği, bugün görmemek ve "parti devleti" döneminden kalma "ideolojik anayasa" modelini ve ona bağlı "vesayet" sistemini bugün hâlâ savunmak anlaşılabilir bir olay değildir. Ama, bazı yargı kararlarında bile "Atatürk ilkeleri" diye "Altı Ok"un hâlâ etkilerini görebiliyoruz!
Türkiye'de Atatürk kavramı rejimle de yakından ilgili milli bir değerdir. Liberal değerler ise sosyal gelişmenin kaçınılamaz ürünleridir. Bunları çarpıştırmak ülkeye çok zarar verir; Türkiye yeni sentezini özgürlükçü demokrasi kavramı yönünde yoğurmalıdır. Anayasal planda da elbette.
Yeni anayasa taslağı cumhuriyetin temel değerlerini anayasa hükmü olarak muhafaza ederken, "Atatürk'ün çağdaşlaşma ve ebedi barış ideali" gibi daha kapsayıcı ve birleştirici bir terim geliştirmiştir. Bu, bana daha uygun bir formül olarak gözüküyor.

milliyet



Bu yazı 436 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,494 µs