En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Tarih de sıkıldı



Bülent Arınç TBMM Başkanlığı için yapılacak seçimde yeniden aday olmayacağını açıkladı. Bir daha kendisini o koltukta oturuyor görmeyecek olmamız, onun 4,5 yıllık görev süresince ülkenin kaderini etkileyen tavırlar sergilemiş bir TBMM Başkanı olduğu gerçeğini kayıtlara geçirmemize engel değil.

'Görev bilinci' taşıyan ender siyasi şahsiyetlerden biridir Bülent Arınç. Ülkenin içinden geçtiği çok kritik bir dönemde TBMM Başkanlığı koltuğunda onun oturuyor olması büyük bir şanstı. Başka müdahaleleri de oldu, ama ikisi şimdiden ismini siyasi tarihimize silinmez harflerle yazdırdı: 1 Mart tezkeresi ile Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı...

Ak Parti ikinci seçime kadar iktidarıyla birlikte dirliğini de koruyabilmişse, bu, 1 Mart 2003 tarihinde TBMM başkanlık koltuğunda Bülent Arınç'ın oturması sayesindedir; Ak Parti'nin 22 Temmuz seçiminden beklenenin üstünde bir başarıyla çıkmasında da, Arınç'ın cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine son anda yaptığı katkının rolü büyüktür. Bülent Arınç'ın siyaset adamlığı anlayışının ayrılmaz parçası olan 'görev bilinci' gereği yaptığı her iki müdahale, hiç kuşkunuz olmasın, ülkenin tarihini/talihini değiştirecek önemdedir.

TBMM'nin yeni başkanının da aynı 'görev bilinci' içerisinde davranacak bir siyaset adamı olması en büyük temennimiz...

Burada bir uyarının tam zamanı...

Ak Parti'nin kuruluş fotoğrafında omuz omuza vermiş dört siyaset adamından biri, Abdüllatif Şener, kim bilir hangi sâiklerle, kendini günlük siyasetin dışına itti, artık Meclis'te değil... Fotoğraftaki dörtlüden ikincisi, Bülent Arınç, hükümette/partide önemli bir göreve getirilecek olsa bile devletin '2 numaralı' koltuğunda oturmayacak bundan böyle... Fotoğraftaki üçüncü siyaset adamı olan Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasının önü de kesilmek isteniyor. Bununla yapılmak istenen pek belli: 'Küskünlük' yoluyla Ak Parti'yi güçsüzleştirmek...

Siyasi tarihimiz hep inişli-çıkışlıysa, siyaset-dışı kalması gereken kurumlar siyaset üzerinde siyasilerden daha etkili iseler, bunun temelinde aynı hataların defalarca tekrar edilmesi gerçeği yatıyor.

Süleyman Demirel Adalet Partisi'nin (AP) başına geldiğinde ülkenin dört bir yanında rağbet gören bir parti ve heyecanlı bir örgüt bulmuştu. Birlik ve beraberlik içerisinde gidilen iki seçimden (1965 ve 1969) AP başarıyla çıkmışsa, bunda, o güçlü varlığın rolü büyüktür. 1969 seçiminden sonra kulaklarını sürekli kapalı tutması gereken dış mihraklara açtı da Demirel, nabzını sürekli elinde tutması gereken AP örgütüne aldırmamaya başladı. 1969 seçimi sonrasında kurduğu ilk hükümete AP'yi AP yapan 'mukaddesatçıları' almadı. Sonrası bilinen bir öyküdür.

Turgut Özal'ın siyasi çizgisinde de benzer bir dönüm noktası var. Parti önderlerinin muhalefetine rağmen eşini il başkanı yaptığı dönem… Arkası çorap söküğü gibi geldi. O süreçte akrabası da olan bir bakanı azil edecek kadar keskin davrandı Özal… Bunu yaparken ailesi fertlerinin kendi siyasi mirasını yok etmeye kararlı bir kadro tarafından kullanıldığını fark edemedi. Ne olduğunu, işin nereye vardığını hepimiz yaşayarak gördük.

Partilerin seçim başarıları istikballerini de belirliyor. Varlığını ve değerlerini tahkim ederek kendini yenilemeyi başaran partiler uzun yıllar iktidarda kalabiliyorlar; gözü ve kulağı dışarıda olan partiler ise yanlışa açık da tutmuş oluyorlar kendilerini… Yakınların uzakta tutulduğu, hiçbir zaman yakınlaşmayacak uzaktakilere yaranma gayreti gösterildiği demler de, işte o başarının tepe noktası anları oluyor…

Yeni dönemde de Bülent Arınç'a önemli bir görev düşeceğini sanıyoruz; Abdüllatif Şener'in partide daha faal bir hale getirilmesini beklediğimiz gibi… Türkiye'nin geleceğine güvenle bakmaya devam etmemiz ise, Tayyip Erdoğan - Abdullah Gül ikilisinin en tepe iki noktada ülke ve milletin birlik/beraberlik örneği olmayı sürdürmelerine çok bağlı.

Tarihin tekerrür etmesini istemiyoruz; galiba Türkiye'de sürekli tekrara düşmekten tarih de sıkıldı zaten...

yenişafak



Bu yazı 230 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,870 µs