En Sıcak Konular

Ekrem Dumanlı


Ekrem Dumanlı
0 0 0000

İki özeleştiri iki tespit



Düşenin dostu olmaz derler. Doğrudur. Hele söz konusu siyasetse; düşene tekme atmak âdettendir. Hâlbuki siyasette dibe vurma noktası, iç muhasebe yapıldığı takdirde sıçrama noktasına da dönüşebilir.
O sıçrama yapılmadığında dipten çıkmak mümkün değildir. Bu nedenle demokrasi tarihinin sararmış yaprakları onlarca sönüp gitmiş partiyle doludur. Aslında hepsinin de derlenip toparlanma fırsatı vardı. Ancak zamanında yapılamayan özeleştiri, tarihî fırsatların kaçırılmasına sebep oldu. İç muhasebenin açacağı ufuk kadar dostça söylenen sözlerin de önemi var...

Dünkü gazetelere iki önemli özeleştiri yansıdı. DSP lideri Zeki Sezer, "Sol, -inançlara saygılı laiklik de neymiş- demenin olumsuz sonuçlarını yaşıyor." demiş. Çok doğru bir tespit. Tabii ki 22 Temmuz seçimlerinden solun büyük bir başarısızlıkla çıkması tek bir sebebe bağlanamaz. Pek çok hata yapıldığı ortada. CHP'nin 'uzlaşma' derken çizdiği uzlaşmasız imaj, halkta büyük bir öfkeye sebep oldu mesela. Rejim krizi üzerine bina ettiği seçim çalışmalarını halk tasdik etmedi ve sokakta var olmayan bir problemin seçim propagandasına dönüşmesini reddetti. CHP yönetimi mutlaka "Nerede hata yaptık?" sorusunu yöneltecek ve hatalarını tek tek masaya yatıracaktır. Ancak seçim sürecindeki hataları, en temel yanlışlarını geri plana itmemeli. Bu nedenle Zeki Sezer'in tespiti önemli. Türkiye'de sol, halkla kavgalı. Halkın neredeyse her kesimiyle sıkıntılar yaşıyorlar. Mesela, Kürt vatandaşlarımızdan oy alamayan bir sol var karşımızda. Doğu ve Güneydoğu'nun pek çok merkezinde miting bile yapamadı CHP. Bu insanların problemlerini çözecek hiçbir sosyal projeye imza atabilmiş değiller. Alevilerle sol arasındaki uçurum her geçen gün biraz daha büyüyor. O kadar ki seçime üç-beş gün kala Alevi derneklerin bir araya gelip CHP'ye destek vaat etmesine rağmen CHP'nin başarı ibresi kıpırdamıyor. Kuşkusuz Kürtlerin oyunu alabilmek için Kürtçülük yapsın, Alevilerin oyunu kazanabilmek için mezhepçilik yapsın demiyorum. Ancak sosyal demokrasi iddiasında bulunan sol partilerin görmesi gerekiyor ki bu insanların bazı problemleri var; bunların çözümü için gayret sarf etmek şart.

Muhafazakâr kitleler ile de benzer sıkıntılar yaşıyor sol partiler. Laiklik kavramını o kadar uç noktaya taşıyorlar ki vatandaş solu din karşıtı olarak algılıyor. Bu hatayı izale edebilmek için Bülent Ecevit ısrarla "dine saygılı laiklik" vurgusunu yapıyordu. Bu söylem belli bir oranda başarı kazanmıştı. Deniz Baykal da bazı açılımlar yaptı aslında. Şeyh Edebali'nin nasihatini çalışma odasına asarak başlattığı değişimden sonra kendisini Mescid-i Aksa'da namaz kılarken gördük. Torunuyla bayram namazına giden Deniz Bey'e halk içinde tam bir sempati oluşuyordu ki bir anda her şey altüst oldu ve parti söylemine keskin laikçilik hükmetmeye başladı. 22 Temmuz'da bunun da faturasını ödedi CHP. Tabii ki din üzerinden siyaset yapılmamalı; ancak dinle ve dindarla kavga görüntüsü de verilmemeli. CHP bu yanlışa seçim öncesi bir kez daha boyun eğdi. Bu hata telafi edilemez mi? Tabii ki hatadan dönülebilir; dönülmelidir. O yüzden Zeki Sezer'in vurgusu önemlidir...

Seçim sonuçlarının açıklandığı ilk saatlerde istifa kararı alan DP lideri Mehmet Ağar, Hürriyet'e konuşmuş. Başarısızlığın nedenlerini sıralarken listenin en başına şu kaydı düşmüş Ağar: "TBMM'de cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, salona girmeyerek büyük bir hata yaptık! Vatandaş bu tavrı benimsemedi. Bu hatayı bütün seçim kampanyası boyunca tamir edemedik. Sonuç ortada." Mehmet Ağar doğru söylüyor; DP'nin en temel hatası Meclis'teki oylamaya katılmamaktı. Çünkü DP geleneği, Meclis'in tıkanmasına da müsaade etmiyordu; CHP ile ittifak görüntüsü vermeyi de. Cumhurbaşkanlığı seçiminden bir gün önce barajın üstünde gözüken DP, halka rağmen çizdiği rotanın faturasını çok ağır ödedi. Meclis'in kilitlenmesine vesile olmak suretiyle varlık sebebini adeta inkâr etti.

Aslında Sezer ve Ağar'ın eleştirisi bir yerde kesişiyor: Bu ülkede halka rağmen siyaset yapılamaz. Halkla barışık olmadan siyasi zafer elde edilemez. Halkla kucaklaşmak için sırça köşklerden uzaklaşıp, elit kulislerden sıyrılıp milletin nabzını tutmak gerekir. İşte o zaman gelecektir başarı...

zaman



Bu yazı 394 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Eylül 2012 Ne gereği vardı?
    • 11 Haziran 2012 Cuntalarla nasıl mücadele edilecek?
    • 30 Nisan 2012 Şiddet!
    • 16 Nisan 2012 '28 Şubat'çılardan panik atak hamleleri
    • 10 Nisan 2012 Çin'den bakınca Türkiye'nin gücü
    • 9 Nisan 2012 Darbede tanıdığım dört subay
    • 2 Nisan 2012 Suriye İran... İşte çetin imtihan!
    • 26 Mart 2012 Terlik
    • 13 Şubat 2012 Aman dikkat!
    • 6 Şubat 2012 Bu yüzden mi susuyorsunuz?
    • 23 Ocak 2012 Hem Hrantçı hem Ergenekoncu olunabilir mi?
    • 16 Ocak 2012 Kaç kafatası bir manşet eder?
    • 9 Ocak 2012 Hesap vermek
    • 26 Aralık 2011 Çanlar Avrupa için çalarken
    • 19 Aralık 2011 Militan
    • 12 Aralık 2011 Maazallah!
    • 5 Aralık 2011 Global Ergenekon
    • 28 Kasım 2011 Dersim'den alnımızın akıyla çıkmak
    • 23 Kasım 2011 İngiltere'yi yeniden keşfetmek
    • 21 Kasım 2011 Dersim'in şifreleri

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,954 µs