En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Ne biçim seçim bu!



Kendisini uzun yıllar birlikte çalışarak tanımış birinin kanaati İlhan Selçuk'un davranışlarında yaşlılığının rolü olduğu yönünde... Hayır, “O yaştakilerden resmi muameleler için tam teşekküllü hastane raporu istenir” deme terbiyesizliğinde bulunmadı (öyle yapan da oldu çünkü) o dostum… Eskiden olsa bu tür zigzagları kolayından yaşamaz, politik açıdan bilinen çizgisiyle çelişecek hale gelmişse yaptığını savunmaya kalkışmazdı kanaatiyle, “Yaşlılık böyle bir şey” dedi o tanıdığım, “İnsanı aceleye iter, bir an önce sonuç almak için yanlışlara sürükler…”

Kendimden biliyorum; geride bıraktığım yıllara göre önümde daha az bir zaman kaldığını keşfettiğim günden beri olaylara karşı farklı tepkiler vermeye başladım: Uzun vâdeli bir yatırımı gerektiren işlerden ya uzak duruyorum, ya da kısa vâdelilerin mümkün olduğu kadar kısa vâdeli olmasını sağlamaya çalışıyorum… Yaşım 80'e vardığında her iki süreç daha da hızlanacaktır sanırım…

Cumhuriyet gazetesinin her şeyi olan İlhan Selçuk kökü 1960'lara dayansa da 2001 yılında yenilediği strateji yolunda adımlar atıyor. 2001 şubat ayında Devlet Bahçeli'yle görüşüp o sıralar 'Kızılelma koalisyonu' diye tanıtılan bir işbirliği zemini oluşturmuştu. 'Cumhuriyet gazetesinin sorunlarını konuşmak' için randevusu alınan görüşme bayağı uzun sürmüştü ve sonrasında kalıcı bir işbirliği yapılabileceği taraflarca kabul edilmişti. 2002 seçimi bekleneni getirmedi; Ak Parti aldı başını gitti, MHP baraja takıldı...

İlhan Bey aynı projeyi bir kez daha siyaset gündemine sürdü. Son birkaç ay içerisinde yaşadığımız hemen her olayda, İlhan Selçuk'un -başta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer olmak üzere- önemli isimlerle yürüttüğü görüşme trafiğinin rolü büyük. Bazı siyaset aktörleri kendilerini proje yazarının repliklerine tamamen teslim etmiş durumdalar.

Madem dostlarımın verdiği tepkileri yansıtıyorum, şunu da dinleyin: “Pazar günkü yazısından aktardığın kritik cümle MHP'lilerin hoşuna gitmiş midir sanıyorsun. Ne yazmıştı İlhan Selçuk, hatırla: 'Ben, lâik Atatürk Cumhuriyeti'nin bütünlüğü için dün bana işkence etmiş olanlarla bugün el ele vermeyi yurtseverliğin gereği sayıyorum.' Burada 'işkencecilerim' sıfatıyla kimi kast ediyor? Bugün el ele tutuştuğunu söylediği MHP'lileri, değil mi? Hangi MHP'li buna tahammül eder…”

Gerçekten biraz tuhaf bir durum bu. 'İşkenceci' diye tanımladığı bir kadroyla 'el ele veriyor' solun önemli ismi ve MHP'nin de içinde yer alacağı bir iktidar rüyası görüyor… Ne için? Şimdiden tarihe mal olan “Dün bana işkence etmiş olanlarla bugün el ele vermeyi yurtseverliğin gereği sayıyorum” cümlesinden, MHP'lilerden önce Cumhuriyet okurlarının rahatsız olmalarını beklerim ben... Yağlı urgandan da…

Ne biçim bir yurtseverlik anlayışı bu?

Aynı yurtseverlik anlayışı CHP'de de kendini belli ediyor; ülkenin dört bir tarafından gelen haberlere göre, CHP'liler, daha önce hiç yaşanmamış bir özveriyi mutasavver koalisyon ortakları MHP'ye sunuyorlar... Akıl alır gibi değil, ama böyle…

Malatya'nın bir kazasının Yeni Şafak temsilcisi aradı. Verdiği haber şu: “Geçen dönem de Meclis'te bulunan CHP adayı kazamızdaki CHP'lilere 'Oylarınızı MHP'ye verin' yönlendirmesi yapıyor, etkili de oluyor...” CHP'liler baraja takılmasın MHP diye özveriyi bu raddelere vardırmışlar demek ki… 'Kuva-yı Milliye ittifakı' denilen proje ne kadar da kapsayıcı, ne kadar da etkiliymiş… Hayret…

Ak Parti muhiplerinin CHP'ye gidecek oyları var nasıl olsa...

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi yazdı: Gazete muhabirinin İstanbul'da görüştüğü Garanti Yatırım finans şirketinin genç brokerları (borsada hisse senetleriyle ilgilenenlere 'broker' deniyor), “Oyumuz CHP'ye” dedikten sonra hemen eklemişler: “Ama umuyoruz ki, iktidara CHP değil Ak Parti gelir…” FT muhabiri de şaşırmış bu cevaba, kanaatini gazete okurlarına şöyle yansıtıyor: “İstanbul'daki ticaret ve finansal elitteki pek çok kişi gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti ve partisi AKP'nin yeniden iktidara gelmesini istiyorlar, ancak hiçbir zaman onlara oy vermezler...”

Seçime bakın: Ak Parti'den nemalandığı ve iktidardan gitmesini hiç istemediği halde CHP'ye oy verecekler ile CHP seçmeni olduğu halde adayları tarafından MHP'ye oy vermeye yönlendirilenler… Yıllarca MHP düşmanlığı ile okurlarını dolduran, ama bu seçimde 'MHP'li' kesilen solcu Cumhuriyet ile 'sol' sözcüğünü tiksinmeden ağzına almadığı halde Cumhuriyet gazetesine reklâm vererek okurlarından oy isteyen MHP…

Nasıl bir seçim bu böyle?

22 Temmuz'dan sonrası hayli ilginç bir dönem olacağa benziyor. Merak etmeyin, yazarınız o döneme de hazır...

yenişafak



Bu yazı 528 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,356 µs