En Sıcak Konular

Ruşen Çakır


Ruşen Çakır
0 0 0000

Cumhurbaşkanlığı krizi AKP’yi abad ediyor



Büyük bir Anadolu kentinde CHP’nin birinci sıra adayı şöyle dert yanıyordu: “Şu sağ partiler AKP’den bir türlü oy çalamıyor. ‘MHP barajı geçecek’ deniyor, burada göremiyoruz. ANAP zaten çekildi. Barajı geçemeyeceğini düşünen DP’li seçmenin de önemli bir kısmı AKP’ye yöneliyor.”

Kendisine “Neden?” diye sordum ama zaten gelecek cevabı biliyordum. Nitekim duraksamadan “Cumhurbaşkanlığı seçimleri yüzünden” dedi. Birçok Anadolu kenti gibi muhafazakâr bir yapıya sahip olan bu ilde Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığının engellenmiş olması AKP’nin itibarını hayli artırmış.

Karadeniz’de de benzer değerlendirmelerle karşılaştım. Özellikle MHP’liler “Biz Meclis’te bile değildik. Cumhurbaşkanı kriziyle bir alakamız yok” diyorlar ama AKP’nin MHP’yi CHP ile birlikte gösteren propagandası epey etkili olmuşa benziyor. Kaldı ki MHP Lideri Devlet Bahçeli Trabzon Mitingi’nde uzun uzun Cumhurbaşkanı Sezer’e sahip çıkmaktan geri kalmadı.

Gül’ün memleketi olması nedeniyle Kayseri’de cumhurbaşkanlığı konusunun seçimin belki de yegane motifi olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin bir CHP’li bize, partisinin Gül’ün seçilmesini neden engellediğini halka anlatmakta zorlandığını, bu nedenle 2002’de kazanmış olduğu tek milletvekilini de kaybedebileceğini söyledi.

AKP ile özdeşleşme

Bugüne kadar 6 AKP, birer MHP ve CHP mitingi izledim, sekiz şehirde incelemeler yaptım. Şunu çok açık bir şekilde söyleyebilirim: Ankara’nın doğusunda AKP en çok cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunu işliyor, Gül’ün sırf dindar olduğu için engellendiğini ima ediyor ve kendisini “demokrasi savaşçısı” olarak gösteriyor. Ve hayli başarılı oluyor.

Bazılarının sandığı ve göstermek istediği gibi Anadolu’nun muhafazakar seçmeni “mağdur AKP ile dayanışma içinde” değil. Şöyle ki Anadolu’da çok sayıda insan Gül’ü dindar, eşi tesettürlü, babası sakallı, yani kendileri gibi biri olarak görüyor, ona yapıldığını düşündükleri haksızlığı kendilerine yapılmış gibi algılıyorlar. Yani bir “mağdurla dayanışma”dan ziyade “hak arama, hakkını savunma” olgusu söz konusu.

AKP’ye iyilik

Dolayısıyla 27 Nisan sürecini başlatanlar, buna bilerek ya da bilmeyerek dahil olanlar AKP’ye çok büyük bir iyilik etmiş durumdalar. Seçimlerin normal bir atmosferde yapılması durumunda, AKP iktidarın verdiği yıpranmayla Anadolu’da 2002 oylarına ulaşmaya çalışacaktı. Şimdi 2004 yerel seçimleri baz alınıyor ve yüzde 40’ların üzeri telaffuz ediliyor.

Ancak AKP’nin bu orana ulaşması o kadar kolay olacağa benzemiyor. Çünkü aynı cumhurbaşkanlığı krizi ülkenin Batısında farklı tepkilere yol açıyor. Cumhuriyet Mitingleri’yle başlayan süreçte CHP’nin Batı’da oylarını artırdığı, AKP’ninse kentli orta sınıflara ulaşmada zorlandığı yorumları yapılıyor.

Ertuğrul Günay, Zafer Üskül, Zafer Çağlayan, Haluk Özdalga gibi transferlerle bu olumsuzluğu gidermek isteyen AKP’nin ne derece başarılı olduğu tartışmalı. Ancak şunu söyleyebiliriz: AKP kurmayları Cumhurbaşkanlığı temasını öne çıkartmanın kendilerine ne getirip kendilerinden ne götüreceğini hesaplamışa ve sonunda artıların eksilerden fazla olacağına hükmetmişe benziyorlar.

Bugüne kadarki gözlemlerim de bu hesabın doğru olduğunu gösteriyor.

Erbakan ne yapar?

Şimdi birileri Milli Görüş lideri Erbakan’ın son çıkışlarının bu hesabı bozmasını umuyor. Bu yazıyı Konya’dan yazıyorum. SP burda hayli iddialı ve Erbakan’ın rüzgarıyla AKP’yi sarsacaklarına inanıyorlar. CHP, MHP ve DP de aynı beklenti içindeler. Ama hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Ankara’dan Konya’ya kadar beraber geldiğimiz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz’un, Hoca’nın çıkışlarından hiç ama hiç etkilenmemiş olduklarını gördüm. Gerçekten de Erbakan’ın bu çıkışları AKP’ye çok fazla oy kaybettiremeyebileceği gibi, Batı’da “Erbakan bile bu kadar kızıyorsa bunlar sahiden değişmiş olmalı” kanısını güçlendirebilir ve AKP’ye hâlâ şüpheyle bakanların kaygılarını azaltabilir.

Vatan



Bu yazı 565 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Şubat 2012 Türkiye dehşet senaryolarına hazır olmalı
    • 23 Haziran 2011 Herkes elini çabuk tutmalı
    • 13 Haziran 2011 Hoca’nın rüyasını talebesi gerçekleştirdi
    • 8 Mayıs 2011 Beş soruda Hizbullah-PKK gerginliği
    • 27 Nisan 2011 Suriye mi, İsrail mi?
    • 24 Kasım 2010 Öcalan bunu hep yapıyor
    • 20 Ekim 2010 Bir toplum mühendisliği projesi olarak KCK operasyonu
    • 28 Temmuz 2010 Ne açılım, ne referandum yüzünden
    • 23 Haziran 2010 PKK kayıtsız şartsız silah bırakmalı
    • 10 Mayıs 2010 Türklerin kaygıları, Kürtlerin haysiyeti
    • 3 Mayıs 2010 ''PKK ne yapmak istiyor?''
    • 13 Nisan 2010 Ahmet Türk Türkiye’dir
    • 12 Şubat 2010 Devletin zirvesinde koalisyon fikrine hazır mıyız?
    • 5 Şubat 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine erken ve gerekli bir bakış
    • 28 Ocak 2010 Alevi açılımında son dönemeç
    • 19 Ocak 2010 Adalet istiyoruz
    • 12 Ocak 2010 PKK nasıl silahsızlandırılacak?
    • 17 Aralık 2009 Gül nasıl devreye girebilir?
    • 4 Aralık 2009 Açılım gemisi İmralı açıklarında batmak üzere
    • 19 Kasım 2009 Dersim yanlışları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,736 µs