En Sıcak Konular

Tamer Korkmaz


Tamer Korkmaz
0 0 0000

''Latife ile Hayrünisa''



"Cumhuriyet Halk Seçmesin Partisi"nin gazetelere verdiği devasa ilandaki fotoğrafta eşarplı bir kadın göze çarpıyor...
Ce-Ha-Pes, türbanlı/başörtülü kadının yerine "eşarplı kadını" koyuyor: "Başörtülü kadını" halktan saymıyor!

Oysa, CHP'nin ilanında "Sadece belirli kesimlere değil tüm halk için çalışan tek bir parti var" deniyor...

Diyorlar ama ilandaki fotoğrafla ayrımcılık yapmaktan da kendilerini alamıyorlar...

CHP'nin Siirt adaylarından biri ise "Eşarp Numarası"nı biraz daha geliştirmiş; kadınlara beş bin eşarp dağıtmış...

Çok akıllı bir arkadaş olduğu her halinden belli, CHP Siirt adayının: Yalnız bir kusuru var, herkesi aptal ve sersem sanıyor:

"Kadınların inançları gereği türban takmalarına karşı değiliz. Ama siyasi simge olan türbana karşıyız. Analarımız bacılarımız eşarplıdır. Onun için eşarp dağıttık." diyor...

Tam yerine denk geldiğine göre, bize de "manzara" koymak düşüyor: Ey, halkının bir kısmını halk saymayan "Deniz İnönü"nün CHP'si, madem "eşarp" illüzyonu yapıyorsun...

Öyleyse, kritik soru şudur: Bundan sonra üniversite kapılarından içeriye başını eşarpla bağlayarak girmek isteyecek öğrencilerin okumasına evet diyecek misiniz?

Buyursun, Deniz Bey cevabını versin!

YÖK Komutanı Teziç'e de; kimilerinin Sonsuza Kadar Cumhurbaşkanı olarak görmek istedikleri "Yeminli Türban Yasakçısı Sezer"e de ekranlar/kamusal alanlar açık!

Bu soruyu ilk kez Org. Yaşar Büyükanıt henüz Kara Kuvvetleri Komutanı iken (Erzurum'daki mezuniyet törenine alınmayan başı bağlı bir öğrenci velisi için) "Eşarp problem olmaz" dediğinde sormuştum...

Yaşar Büyükanıt'ın o demeci üniversitelerdeki yasağın kaldırılmasına yönelik bir adım değildi. O dönemde Statüko "Buyurun artık üniversiteye eşarplı öğrenci alıyoruz" dedi mi?

Demedi: Yanından bile geçmedi

***

Son günlerde "Latife ile Hayrünisa arasındaki yedi farkı bulunuz" yollu bir muhabbet türedi: Karşılaştırmanın temelinde ince ince "Eşinin başı örtülü Çankaya adayı Gül"ü yıpratmak var. Bu filmde rol verilen aktör "Ben onlardan değilim, sizler gibiyim. Beni aranıza kabul ediniz" yaklaşımıyla ateş eden bir kovboy! "Abdüllatif Düşerken" filminde de aynı roldeydi.

Abdullah Gül, Bilkent'teki diploma töreni için "Kızımı çok üzdüler. Çok ayıp ettiler" demek yerine "Çok iyi ettiler. Ayrıca yasaktan dolayı da YÖK'e müteşekkirim" falan demeliydi! Böyle olsaydı, başlık hazırdı: "Abdullah Gül Çıkarken!"

Başka? Hayrünisa Gül'ün AİHM'den başvurusunu geri çekmesi değil; 2002'de oraya başvurmuş olması hatadır. (Sırası gelmişken, Avrupa'daki laik üniversitelerin hiçbiri AİHM'ni iplemiyorlar. Türbana hâlâ yasak getirmediler. Getirmeyi de düşünmüyorlar. Özdemir İnce'nin kulakları çınlasın!)

Yedi Fark" yazarı, "Latife Hanım sonradan başını açmış, Hayrünisa Gül böyle bir deneyim yaşamamış" diyor: Yaşamak zorunda mı? Hiç kimsenin karışamayacağı bir alandan söz ediyoruz. (Bu yol, YÖK'ün "Başlar açılacak başka çaresi yok" dayatmasına çıkar!)

Sekizinci farkı ise bir meslektaşı eklemiş: "Latife babasının teşvikiyle iyi mekteplerde okuyarak sıkı bir eğitimden geçmiş. Hayrünisa ise lise tahsilini yarıda bırakarak Abdullah Gül'le evlenmiştir. Arada böylesine bir kültür farkı vardır."

"1998"de üniversiteye kayıt yaptırmak istediğinde H.Gül'ün yüzüne kapılar kapanmamış mıydı? "1968"de Hatice Babacan'ın yüzüne kapandığı gibi!

Ne güzel değil mi? Halkın bir kısmını kıyafetinden dolayı üniversiteye almayanları alkışlayanlar; üstüne bir de laikçi babalanmayla kültür farkından söz ediyorlar!

Bu ne utanmazlıktır, böyle...


zaman
 



Bu yazı 976 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Eylül 2012 Otuz beşe bakla
    • 24 Ağustos 2012 Arkadakiler
    • 17 Ağustos 2012 ''Düğme''li olsun!
    • 10 Ağustos 2012 Kumpas
    • 3 Ağustos 2012 Yıldızın parladığı o sahne
    • 20 Temmuz 2012 Steril
    • 6 Temmuz 2012 Bir ıslık da biz çalalım!
    • 3 Temmuz 2012 Hava sahamıza giren Wall Street J'eti
    • 5 Haziran 2012 Hayal Teknesi!
    • 15 Mayıs 2012 Büyük Satranç Sahnesi!
    • 8 Mayıs 2012 Hükümete ''Tomahawk'' atmışlardı!
    • 4 Mayıs 2012 Gözlerimiz tamamen kapalı!
    • 24 Nisan 2012 ''ABD Karışmadı'' Yalanı
    • 10 Nisan 2012 Kime, ne lazımmış?
    • 6 Nisan 2012 Şapkanın Altındakiler
    • 20 Mart 2012 Hokus, pokus...
    • 6 Mart 2012 Kafasını koparalım, diyorlardı!
    • 28 Şubat 2012 28 Şubat'ın Balans Ayarları!
    • 17 Şubat 2012 Anahtar
    • 14 Şubat 2012 Hedef tahtası

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,799 µs