En Sıcak Konular

Ruşen Çakır


Ruşen Çakır
0 0 0000

Erdoğan AKP’nin genleriyle oynadı



Yıllar önce, o zaman Milli Gazete’nin başyazarı olan Sadık Albayrak, sonradan dünür olacağı RP İstanbul İl Başkanı Tayyip Erdoğan’ın yaptığı transferleri “RP bilgisayarına virüs sokmak” olarak tanımlamıştı. Bugünse Erdoğan’ın yeni milletvekili adaylarını saptarken AKP’nin genleriyle oynadığını söyleyebiliriz.

Sonuçta bambaşka bir AKP’nin yolda olduğu açık. Fakat birçok nokta da belirsiz. Bunları tartışmadan önce birkaç yanılsamanın altını çizmek gerekiyor:

* “Ertuğrul Günay, Haluk Özdalga ve Erdal Kalkan’ı transfer eden AKP böylece yeni doğmuş olan ‘Müslüman sol’ hareketi sahiplenmiş oldu.”

Hiç de değil. Bu hareketin “sol” kanadını aldılar ama Mehmet Bekaroğlu gibi “Müslüman” olanlara itibar etmediler. Daha önemlisi, parti içinde tam da “Müslüman sol” tanımına uyan Ertuğrul Yalçınbayır, Faruk Ünsal, Süleyman Gündüz gibi isimler aday gösterilmedi.

* “Erdoğan Milli Görüşçüleri tasfiye etti.”

Pek değil. Ne kadar Milli Görüşçü gittiyse bir o kadarı da kaldı. Hatta ilk kez aday olan epey Milli Görüş kökenli de var. Kaldı ki Erdoğan’ın toz kondurmadığı belediye kökenlilerin hemen tümü İslamcı bir geçmişe sahiptir.

* “AKP artık daha fazla ‘Erdoğan partisi’oldu.”

Doğru, ancak Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener’in geri planda kalmış olmaları Erdoğan’ın hakimiyeti için orta ve uzun vadede ciddi bir tehdittir.

* “AKP artık daha liberal, şeffaf ve demokratik bir parti olacak.”

Kuşkulu. Erdoğan, parti içi demokrasinin zirve yaptığı 1 Mart 2003 tezkere oylamasında karşısına çıkanların çoğunu tasfiye etti. Yine AKP içinde insan hakları konularına en fazla sahip çıkanlar da liste dışı kaldı. Ersönmez Yarbay, Ertuğrul Yalçınbayır ve Turan Çömez gibi isimlere tahammül edemeyen AKP liderliğinin yeni transferlerle işleri kesinlikle epey zor olacaktır.

Geleceğin ipuçları

Bundan sonra AKP’yi nasıl bir geleceğin beklediği de belirsiz:

1) AKP oyları artmayabilir. Artsa bile, TBMM’ye en az üç parti ve çok sayıda bağımsızın girmesi durumunda milletvekili sayısı azalabilir. Hatta tek başına iktidar şansını bir daha yakalamayabilir. Böylesi bir durumda Erdoğan’ın iktidarı sorgulanacak ve parti içi iktidar kavgaları şiddetlenecektir.

2) İslami harekete yabancı isimleri transfer etmek AKP’yi merkeze taşınmak için yeterli olmayabilir. Biçimdeki bu değişikliğin öze de yansıması, çok köklü ve inandırıcı söylem, politika ve strateji değişikliklerine gidilmesi gerekecektir. Tabii bu da AKP’yi yoktan var eden kadro ve kitlelerle aradaki mesafenin iyice açılmasına yol açacaktır.

3) Yeni düzenlemelere AKP’nin cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı seçimleriyle hükümetin oluşturulmasında kriz yaratmaktan mümkün olduğunca kaçınacağını öngörebiliriz. Fakat ne kadar merkeze taşınırsa taşınsınlar, iç ve dış bazı güç odaklarına kendilerini beğendirmeleri hep zor olacaktır. Çünkü bu çevreler “Atatürk cumhuriyetinin kazanımları” ve özellikle de “laiklik” in tehlikede olduğunu iddia etmekle birlikte aslında iktidar ve imtiyazlarını kaybetmeye yanaşmıyorlar. Dolayısıyla yeni krizler pekala yaşanabilir.

4) Erdoğan AKP’yi bir “dava partisi” olmaktan çıkardı. Ama Türkiye’de birileri AKP karşıtlığına bir “dava” gibi sarılmış durumda. İşte bu kesimlerin, arkalarına (veya önlerine) devletin bazı kurumlarını da alarak AKP’ye karşı “topyekun savaş” açmaları halinde, Erdoğan pekala liste dışı bırakmış olduğu eski yol arkadaşlarını arayabilir.

vatan



Bu yazı 431 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Şubat 2012 Türkiye dehşet senaryolarına hazır olmalı
    • 23 Haziran 2011 Herkes elini çabuk tutmalı
    • 13 Haziran 2011 Hoca’nın rüyasını talebesi gerçekleştirdi
    • 8 Mayıs 2011 Beş soruda Hizbullah-PKK gerginliği
    • 27 Nisan 2011 Suriye mi, İsrail mi?
    • 24 Kasım 2010 Öcalan bunu hep yapıyor
    • 20 Ekim 2010 Bir toplum mühendisliği projesi olarak KCK operasyonu
    • 28 Temmuz 2010 Ne açılım, ne referandum yüzünden
    • 23 Haziran 2010 PKK kayıtsız şartsız silah bırakmalı
    • 10 Mayıs 2010 Türklerin kaygıları, Kürtlerin haysiyeti
    • 3 Mayıs 2010 ''PKK ne yapmak istiyor?''
    • 13 Nisan 2010 Ahmet Türk Türkiye’dir
    • 12 Şubat 2010 Devletin zirvesinde koalisyon fikrine hazır mıyız?
    • 5 Şubat 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine erken ve gerekli bir bakış
    • 28 Ocak 2010 Alevi açılımında son dönemeç
    • 19 Ocak 2010 Adalet istiyoruz
    • 12 Ocak 2010 PKK nasıl silahsızlandırılacak?
    • 17 Aralık 2009 Gül nasıl devreye girebilir?
    • 4 Aralık 2009 Açılım gemisi İmralı açıklarında batmak üzere
    • 19 Kasım 2009 Dersim yanlışları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,218 µs