En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

İyi adamın kötü işleri...



Kaç kez yazdım... Kürşat Bumin de yazdı. Medya Kronik döneminde Alper Görmüş de mütemadiyen yazıp duruyordu...

Benimki adlı adınca ‘sitem yazıları’ydı.

Ertuğrul Özkök zekasındaki birine, Özdemir İnce kıvamında ‘okuduklarını anlamamakla’ ünlü entelektüel görünümlü bir okur-yazarı arkalamak yakışmıyordu.

İşine son vermesi gerekmiyordu, hayır.

Bunu istemek hem ayıp, hem vicdansızlıktı.

Onu kendi alanında (şair ve eleştirmen olarak biliniyor) mahdut tutabilir, hem yüksek kavrayış ve terminoloji gerektiren siyasal meselelere bulaşmasını önler, hem de ‘Tabula Rasa’ ve daha birçok meselenin hesabını vermesini sağlayabilirdi.

Şart da değildi yazı yazdırması; maaşını gönderebilirdi. Doğan Grubu’nu zorlayacak bir tutar olduğunu zannetmiyorum. Daha da olmadı, biz kendi aramızda toplar (ben, Kürşat Bumin, Engin Ardıç, Alper Görmüş, Mehmet Altan, Emre Aköz, Oray Eğin), banka havalesiyle tediyesini sağlardık. Benden her ay bin YTL işler. Şaka yapmıyorum.

Ertuğrul Özkök (ki severim kendisini) öyle yapmadı...

Tuttu, ‘Entelektüel mahalle sahipsiz değil. Korkun, Özdemir İnce geliyooor’ diyerek ikinci cumhuriyetçilerin ve demokratların üzerine saldı.

İyi mi oldu?

Bence çok kötü oldu.

Daha mahalleye adımını atar atmaz her şeyi birbirine karıştırmaya başladı. Tek parti dönemini ideal demokratik dönem olarak lanse etti. Sabetay Sevi’yi, Sabetay Levi’yle karıştırdı. Bazı darbelerin iyi, bazı darbelerin kötü olduğunu savundu. İsmet Paşa’yı, zımnen, AK Parti’li olmakla suçladı. Mehmet Ali Sel diye (Orhan Veli’nin takma adıdır) başarısız bir yazardan alıntı yaparak Türkçe ezan uygulamasının ne kadar isabetli ve hoş bir şey olduğunu yazdı. ‘Pan-humanizm’ diye bir kavram olmadığını iddia etti, bu kavramın dolaşımda olduğu kanıtlanınca da susup kaldı. ‘Mini etekli kızı diri diri yaktılar’ olayına girmeyelim hadi...

Ertuğrul Özkök’e bu yüzden kızıyorum işte.

Madem ‘entelektüel mahalle sahipsiz değil’ diyorsun, bari entelektüel kavrayışı daha geniş olan birini konuşlandırsaydın o köşeye.

Hayır, Özdemir İnce’nin ‘okur-yazar’ olmadığını söylemeye çalışmıyorum; okur-yazardır, şiirler denemeler incelemeler yazmıştır, çeviriler yapmıştır. Başarısız bir şair, kötü bir çevirmendir ama iyi bir adamdır...

Bir gün, ahbabı olduğunu bildiğim Hilmi Yavuz’a da sormuştum.

Beni teyid eden şeyler söylemişti. ‘İyidir be bizim Özdemir’ demişti.

Bence de iyidir.

Fakat, bu ‘iyi adam’ çok kötü şeyler yapıyor.

Şimdi de, ‘muhtıra’ya karşı bildiri yayınlayan 500 aydına takmış durumda... Bir de, bu yaşına rağmen, ağzını bozuyor, bildiride imzası bulunan aydınları aşağılıyor ‘yeni mürteciler’ vs. diyerek...

Demek ki, asker istediği zaman muhtıra yayınlayacak, istediği zaman siyasete müdahale edecek, hiç kimse de bunun kötü bir şey olduğunu söyleyemeyecek.

Söylediği zaman karşısında Özdemir İnce’yi bulacak.

Ben bu ‘iyi adam’la hiç karşılaşmadım.

Karşılaştığımızda şunu soracağım: ‘71. yaşını idrak ediyorsun. Artık yaşını başını almışlar kategorisindesin. Okur-yazar olman hasebiyle piyasada bir ağırlığın var. İyi de bir adamsın. Yakışıyor mu sana önyargılarla hareket etmek? Neden bu yaşta ağzını bozma gereği duyuyorsun? Neden tanımadığın, anlamadığın, hangi fikriyatı savunduğunu bilmediğin insanlara hakaret ediyorsun? Neden muhtırada bir anomali görmüyorsun da, muhtıraya tavır alan aydınlara saldırıyorsun’

Cevabını bana vermesi gerekmez.

Kendi kendine yanıtlasa da olur. 
Star



Bu yazı 288 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,657 µs