En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Bize bundan sonra rahat yok!



Önce bir hissiyatımı dile getireyim: Bu Meclis’in Cumhurbaşkanı seçemeyeceğini (ihtiyaçtan bulunmuş ‘367 şartı’nın bağlayıcı olduğunu düşünmesem de) biliyordum.

Sonucun böyle olacağı, Baykal’ın erken muhalefet cehdiyle başlattığı Çankaya tartışmalarından belliydi. Bize ‘olacakları’ hatırlatarak, Baykal, aslında, ‘defans odakları’na işaret ediyordu ve sistemin bu konuda (bu Meclis’e Cumhurbaşkanı seçtirmeme konusunda) ne kadar ‘kararlı’ olduğunu söylüyordu.

Biliyorduk da, bilmiyormuş gibi yapmak işimize geliyordu.

İyi kötü bir istikrar sağlanmıştı, enflasyon tarihinin en düşük düzeyindeydi, AB ile müzakereler başlamıştı, orta kesim mızırdansa da büyük esnaf ve sanayici gidişattan memnundu, üstelik iktidar partisi bir sonraki seçimi de garantilemiş görünüyordu.

Herşey iyiydi.

Muhtemeldir ki bir kaza çıkmaz.

Muhtemeldir ki ilk kez bir seçimi krizsiz, kazasız belasız atlatırız.

Böyle düşünüyorduk ama, ‘bürokrasi’nin son dakikada nasıl bir maraza çıkaracağını hesaba katmadan da edemiyorduk.

Çünkü, geleneğimiz ‘iyi gidişatlar’ın belirleyici olmadığını söylüyordu.

Bir tek belirleyici vardı:

Bürokrasi.

Çünkü bugüne kadar hep bürokrasinin istediği oldu. Kimin Çankaya’da oturacağına, ‘atama yetkisi’ni kimin kullanacağına ‘temsil mekanizması’ değil, yetkili ama sorumsuz memurlar karar verdi.

İsmet Paşa’yı Çankaya’ya çıkaran bürokrasidir.

Bürokrasinin ‘silahlı’ kesimi...

Bir oldu-bitti yaratılmış, Birinci Ordu Komutanı Fahrettin Altay’ın da yaratıcı katkılarıyla (Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ı darbeyle tehdit etmek gibi) İsmet Paşa köşke çıkmıştır.

Celal Bayar, bürokrasiyle rağmen seçildi.

Bürokratlar eliyle de götürüldü. Yaş haddini aştığı için idamdan kıl payı kurtuldu.

Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk’ün seçilmeleri ha keza...

Bürokrasi burada da devrededir.

Kenan Paşa, darbeyle geldiği için zorla oturmuştur, ama Özal ve Demirel’in seçilmelerinde ‘karşılıklı rıza’ söz konusudur.

Son Cumhurbaşkanı ise bizatihi bürokrasinin içinden gelmiştir.

Söylemesi ayıptır, bütün bunları ‘Derin Roman’ adlı naçiz çalışmamda tafsilatlandırmıştım...

Hulasa, bu Meclis’e Cumhurbaşkanı seçtirmeyeceklerdi.

Öyle de oldu.

Bundan sonraki Meclis’e seçtirecekleri de kuşkulu.

Mevcut parlamento yapısı değişmediği sürece bu mümkün görünmemektedir.

Fakat daha da kötüsü geliyor:

Erken seçim de tehlikede.

Birçok partinin ‘kurtuluş’ olarak gördüğü ve kilitlenmiş sistemi açacak erken seçim, ‘görülen lüzum üzerine’ ileri ve belirsiz bir tarihe ertelenebilir.

Bunun, hususen belli çevrelerce istendiği biliniyor. ‘Madem mevcut parlamento değişmeyecek, erken seçime ne gerek var’ düşüncesi bazı mahfiller tarafından açık bir şekilde dile getiriliyor.

Patlayan bombalar, terör saldırıları, ‘sınır ötesi harekat’ ihtimali, başka tür bir gelişmeyi haber verse de, bana göre bu ‘öteleme’ye hizmet ediyor.

Değerli emekli büyükelçi Gündüz Aktan, dünkü yazısında, ‘Öcalan’la yapılan pazarlıklarda yeni cumhurbaşkanı seçimine yani 2007 Mayıs ayına kadar terör faaliyetlerine ara verilmesi sözü alındığı söylentileri çıktı’ diyordu.

İhtimal vermek istemiyorum ama, bu ‘söylentiler’ bile nasıl ürkütücü bir sürece itildiğimizin birer somut kanıtı.

Demek ki bize bundan sonra rahat yok...


star



Bu yazı 318 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,311 µs