En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Diyarbakır-Erbil-Tebriz üçgeni ve yalan rüzgarı



Amacı PKK kartını en iyi şekilde kullanmak ve Türkiye'nin Kürt politikasını ABD çıkarları doğrultusunda etkilemek olan Terörle Mücadele Koordinatörlüğü'nün artık hiç bir anlamı kalmadı. Özel Temsilci Orgeneral Edip Başer görevden alındı. Alınmasa da ayrılacaktı. Türkiye, bütün iyi niyetine rağmen bir başarısızlık hikayesine mahkum edildi. Edip Başer, bütün samimiyetine rağmen, sonu hüsranla biteceği başından belli olan bir girişim için çaba harcadı.

Irak işgalinden beri Türkiye'yi oyalama stratejisi izleyen, PKK/teröre karşı bütün mücadele taleplerini geri çeviren ama Türkiye'nin sırtını sıvazlamaktan da geri durmayan ABD'nin en son buluşu Terörle Mücadele Koordinasyonu oldu. Hassasiyetlerin tırmandığı, kamuoyunun teskin etmekte zorlanıldığı her dönemde olduğu gibi ABD yeni bir dosya ile Türkiye'yi sakinleştirmeyi bildi.

Başından beri bu sürece karşı çıktık. Sebebi, bunun bir aldatmaca/oyalama, Türkiye'nin gözlerini kör etme operasyonu olmasıydı. Mekanizma'nın ABD temsilcisi Joseph Ralston, bir silah tüccarıydı ve asıl amacı Türkiye'nin Kuzey Irak'a operasyonunu engellemekti. Başardı da. Bunu yaparken Türkiye ile K. Irak yönetimi arasındaki her türlü iletişimi koparmayı da ihmal etmedi.

Kürt kartı'nın, PKK kartı'nın İran, Türkiye ve Suriye'ye karşı nasıl kullanıldığına dair çok sayıda yazı yazdım. PKK/PEJAK'ı İran'a karşı silahlandıran ve saldırtan ABD'nin kendi müttefikiyle işbirliği yapmamasının ne anlama geldiği artık açıkça ortada değil mi?

Geçtiğimiz yıl Türkiye Lübnan'a asker gönderme kararı aldı. PKK konusunda Türkiye'nin çağrılarını dinlemeyen ABD bir anda Türkiye'nin PKK'ya yönelik politikalarını belirleme pozisyonuna geçti. Türkiye de ABD'nin açtığı yoldan yürüme durumunda kaldı. Böylece PKK, ABD'nin Ortadoğu'daki "Kürt kartı" çerçevesinde oynanan oyunun malzemelerinden biri oldu. Celal Talabani, "Saldırıları durdurması yönünde PKK'yı ikna ettiklerini, örgütün yakında ateşkes ilan edeceğini" söyledi. Aynı Talabani; bir gün sonra, Türkiye, İran ve Suriye'ye tehdit etti. Aynı günlerde, ABD'nin yarı resmi kurumlarında Türkiye topraklarının bölünmesine ilişkin, Diyarbakır-Erbil-Tebriz hattına ilişkin haritalar yayınlandı. Türkiye'nin Irak petrolünün yüzde 40'ını çıkaran Kerkük'ü ele geçirebileceği, Türkiye-İran ortak operasyonunun Ortadoğu Savaşı'na yol açacağı iddia edildi. İsrail kaynakları Türkiye ile İran'ın Kuzey Irak'a ortak operasyon yapmaya hazırlandığını öne sürüyordü. Bunlar olurken Irak içinde PKK'ya anayasal güvenceler veriliyor, İran'a karşı birlikte savaş veriliyordu. PJAK İran topraklarına saldırtılıyordu. Mekanizma bu şartlarda kuruldu.

Eylül 2006'da Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti öncesi ilginç gelişmeler oldu. Türkiye Lübnan'a asker gönderme kararı aldı. PKK konusunda Türkiye'nin çağrılarını dinlemeyen ABD bir anda PKK'ya yönelik politikalarını belirleme pozisyonuna geçti. Celal Talabani, "Saldırıları durdurması yönünde PKK'yı ikna ettiklerini, örgütün yakında ateşkes ilan edeceğini" söyledi. İran için kurulan PJAK daha da güçlendirilip İran topraklarına saldırtılırken, PKK için başka bir formül devreye sokuluyordu. Tam bu sırada, İsrail kaynakları, Türkiye ile İran'ın K. Irak'a ortak operasyon yapmaya hazırlandığını öne sürdü. Ralston'ın asıl görevinin Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahalesini engellemek olduğu açıkça ortaya çıktı.

Birileri Türkiye'yi fena halde kandırıyordu ve kafasına defalarca çuval geçiriyordu. Çirkin bir oyun oynanıyordu. ABD ve atadığı adam açıkça Türkiye ile alay ediyordu. Bunun bir aldatmaca olduğunu söyledik, öyle çıktı. Bu adamın bir silah komisyoncusu olduğunu söyledik, nitekim komisyonculuk yaptı. Bu adamın Türkiye'ye karşı PKK kartını kullanmak için atandığını söyledik, sonuç ortada. PKK Koordinatörü değil, bir nevi PKK yöneticisi çıktı.

Bizzat Başbakan Tayip Erdoğan, Lübnan ziyareti sırasında mekanizmanın çalışmadığını söyledi. Daha sonra PKK'ya Amerikan silahları verildiği ortaya çıktı. Ankara, PKK konusunda ABD'ye güvenmediğini açıkça ortaya koydu. Koordinatörlük mekanizması çökmüştü. Türkiye ile Kuzey Irak arasındaki en sert çıkışlar bu dönemde yaşandı. Türkiye açıktan tehdit edildi. İsrail ve ABD komutasındaki Kürt birlikleri Türkiye sınırına yerleştirildi. Aynı güçlerin verdiği füze bataryaları Türkiye sınırında konuşlandırıldı.

Şimdi süreç tamamen kilitlendi ve sona erdi. Yakında, seçimlerden sonra yepyeni bir dönem başlayacak. Muhtemelen Türkiye'nin bölge politikasında dramatik bir değişim yaşanacak. Celal Talabani'nin ABD ziyaretinin, zayıflamaktan daha önemli bir amacı olsa gerek. Bu değişim, Türk-Amerikan ilişkilerinin de geleceğini belirleyecek. Bugüne kadar izlediğimiz politikalar, Çekiç Güç taktiğinin devamından başka bir şey değildi. Washington ve Londra'yı aradan çıkarmadan Türkiye lehine bir politika belirleme şansı yok. Çünkü onların Diyarbakır-Erbil-Tebriz üçgeninden başka düşünceleri yok.


 

yenişafak




Bu yazı 233 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,466 µs