En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Organize çekirdek ile Türkan Saylan!



Dünkü yazım, acaba mitinglerin arkasında organize çekirdek güçler var mı sorusuyla ilgiliydi.
Bir tehlikeye işaret etmiştim.
Böyle bir 'çekirdek güç', büyük kalabalıkları gerektiğinde demokrasi karşıtı maceracı hareketlerin kitle tabanı olarak kullanmayı kafasına koymuş olabilirdi.
Dikkat çekici bir nokta var.
Mitingler İzmir'le birlikte, yani tam zirvedeyken kesildi.
Neden devam edilmedi?
Ne düşünüldü?
Mitinglere devam edilir de, heyecan ve coşku inişe geçerse, ilerisi için ya da gelecek tertipleri konusunda iyi olmaz diye düşünülmüş olabilirdi.
Eğer öyleyse, çekirdek güç açısından akıllıca bir taktikti, işi tepe noktasında kesmek...
Belki bu sayede, yarın -veya seçim sonrası- yine "Laiklik elden gidiyor!" avazeleriyle düğmeye basıldığında, bunun için muhtıralar yayınlandığında, meydanlar yine İzmir'deki gibi dolabilirdi.
Üstelik gerekiyorsa, böylesine coşku ve heyecan ortamında tank sesiyle uyanmak da gündeme, 12 Eylül'den daha büyük bir kitle desteği ile daha kolay gelebilirdi.
Organize çekirdek başlıklı dünkü yazımı yazarken aklımdan geçen bunlardı.
İlginç bir nokta da şuydu:
Miting organizasyonlarında adı en ön sıralardaki Prof. Dr. Türkan Saylan, mitinglerin 19 Mayıs'ta Samsun'la devam etmesini savunmuş, fakat anlaşılan kısa adı ADD olan Atatürkçü Düşünce Derneği'yle ters düşmüştü. Çünkü miting organizasyonlarının başını çeken ADD, şimdilik kaydıyla frene bastı.
ADD'nin Başkanlığını, '2003-2004 darbe tertipleri'nde adı özellikle geçen emekli Jandarma Komutanı Orgeneral Şener Eruygur yapıyor.
Eruygur Paşa, miting kürsülerde hiç gözükmedi, arka planda kalmayı tercih etti. Kim bilir belki de, Nokta'nın kapatılmasına yol açan darbe tertipleri ile ilgili yayınlarda adı geçtiği geçtiği için miting kürsülerinde gözükmedi.
Eruygur Paşa'nın yerine, onunla aynı görüşleri paylaştığı belli olan ADD Başkan yardımcısı (ve CHP milletvekili aday adayı) Prof. Dr. Nur Serter mitinglerde sahne aldı.
Buna karşılık Prof. Dr. Türkan Saylan'ın İzmir mitinginde kürsüye çıkıp konuşma yapmasına izin verilmedi.
Neden?
Prof. Saylan, İzmir öncesi mitinglerde darbe sözcüğünü de ağzına aldığı, "Darbeye de karşıyız!" dediği için mi?
Bilemiyorum.
Oysa, Prof. Türkan Saylan hem asker müdahalesini savunan, hem de mitinglere asker katkısını saklamayan bir kişi...
Kendisine soruluyor:
"Cumhuriyet mitinglerinden önce medyaya, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivil toplum kuruluşları eliyle halkı meydanlara döküp darbe ortamı hazırlamayı amaçladığı yönünde belgeler yansıdı biliyorsunuz. Dönemin kuvvet komutanlarından Şener Eruygur da şu an mitinglerin başını çeken ADD'nin Başkanı. Bunlar zihninize bir soru işareti düşürdü mü?"
Prof. Saylan:
"Asla! Herkes bir görev yapar, ayrılınca vatandaştır. Biz Şener Paşa'yı herhangi bir asker olarak görmüyoruz. Doktor da olabilirdi. Darbeyle ilgili hiçbir açıklık yok. Zaten biz bağırdık 'darbeye karşıyız' diye."
Soru:
"Daha sonra da muhtıra için 'iyi oldu' dediniz ama..."
Prof. Saylan:
"Onu muhtıra olarak görmüyorum. Bu ordunun bir görevidir kardeşim."
Soru:
"Yurt içinde ve dışında herkes muhtıra olarak değerlendirdi ama..."
Prof. Saylan:
"Bu bir uyarıydı. Siz istediğinizi söyleyin. Orduya karşı olanlar, özellikle AKP, Avrupa Birliği'ne sürekli olarak, 'Ordudan bizi kurtarın, Genelkurmay baskı yapıyor' diyor. Bizim ordumuz bir yandan savaşır, sınırlarımızı korur. Bir yandan cumhuriyeti ve laik düzeni korur. Bir yandan da sivil toplum örgütü gibi çalışır. Ben askerin açıklamasını muhtıra olarak değil, bir katkı olarak görüyorum."
Soru:
"Neye katkı?.."
Prof. Türkan Saylan:
"İnsanların meydanlara toplanmalarına bir nevi katkı yapmıştır. Birçok insanın uyanmasına neden oldu." (Star gazetesi, Fadime Özkan'ın röportajı, 15 Mayıs 07, s.11)
Demokrasiyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan görüşler...
Olabilir.
İlginç olan bir başka nokta, bu görüşlerin sahibi Prof. Türkan Saylan'ın da İzmir mitinginde konuşturulmaması...
Neden?
Darbeye de karşı olduğunu söylediği için mi?
Organize çekirdek mi?
'Organize çekirdek güçler'e dikkat etmeye devam edin...


milliyet



Bu yazı 377 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,153 µs