En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Çankaya Köşkü'nde bir 'fuzuli şagil'



16 Mayıs 2007 tarihi itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı makamında bir 'fuzulî şâgil' var.
Medenî Kanun'da sözü edilen 'fuzulîşagil' (occupation sans titre) kavramı, hakkı olmadığı halde, hukuka aykırı olarak bir yerde bulunanlar için kullanılır. 'Cumhurbaşkanına vakâlet', her ne kadar bir Anayasa Hukuku konusu ise de, sonuç olarak Anayasa'ya aykırı şekilde Cumhurbaşkanlığı makamı ve sıfatı gasp edilmiş olduğu için, bu kavramı rahatça kullanabileceğimizi düşünüyorum.
* * *
Bilindiği gibi, Anayasa'nın 102. maddesi 'Cumhurbaşkanı Seçimi'ni düzenler. Bu maddenin 1., 2. ve 3. fıkraları, yeni Cumhurbaşkanı'nın nasıl seçileceği hakkındadır. Maddenin son fıkrası olan 4. fıkra ise 'seçilen yeni Cumhurbaşkanı' ile ilgilidir. Bu hüküm Anayasa'da aynen şu şekilde ifade edilmiştir: 'Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder'. Bu hükümde kastedilen 'görevin devamı'dır; asla 'vekâlet' değildir. 102. madde, matlabı ve bütün fıkralarıyla birlikte değerlendirildiği takdirde, Anayasa koyucunun, 3. fıkraya göre seçilen yeni Cumhurbaşkanı'nın göreve başlamasına kadar olan birkaç günlük kısa bir süre için eskisinin görevine devam etmesini hükme bağlayarak, devlet reisliğinde hiç bir boşluk bırakmamak istediği anlaşılmaktadır.
Eğer Anayasa vazıı, eski Cumhurbaşkanı'nın yenisi seçilinceye kadar 'görevine devamını' isteseydi, o taktirde, 'Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar' yerine 'yeni Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar' ifadesini kullanırdı.
Diğer taraftan, Anayasa Hukukumuzda 'Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanına vekâleti' şeklinde bir kurum yoktur. 'Vekâlet', 'Cumhurbaşkanına vekillik etme' başlığı altında Anayasa'nın 106. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede, çeşitli sebeplerle 'Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde YENİSİ SEÇİLİNCEYE KADAR, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır' denilmektedir.
Eğer Abdullah Gül, yeni Cumhurbaşkanı olarak seçilseydi ve Cumhurbaşkanlığı makamına, faraza 20 Mayıs'ta otursaydı, Ahmet Necdet Sezer, 16-20 Mayıs tarihleri arasında 'görevine devam' edecekti. Ancak, yeni Cumhurbaşkanı seçilememiş ve 102. maddenin son fıkrası hükmü geçersiz hale gelmiştir.
Bu durumda, 16 Mayıs'tan itibaren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına TBMM Başkanı Bülent Arınç vekâlet etme mevkiindedir.
* * *
Netice olarak, 16 Mayıs tarihinden itibaren Türkiye'nin iki Cumhurbaşkanı vardır:
Birincisi, 'fuzulî şâgil' Ahmet Necdet Sezer, ikincisi ise Cumhurbaşkanı Vekili TBMM Başkanı Bülent Arınç... Bunlardan ilki 'illegal' ikincisi 'legal'dir.
Ahmet Necdet Sezer'in 16 Mayıs 2007 tarihinden itibaren yaptığı bütün tasarruflar ve attığı bütün imzalar hukuken geçersizdir.
Zira Çankaya'da artık bir 'fuzulî şâgil' vardır.

radikal



Bu yazı 404 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,833 µs