En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

İzlemesi keyifli



Sonunda Yavuz Donat dayanamayıp konuya girdi de, aylar önceden başlayarak burada yazdığım senaryonun gerçeklere dayandığı ortaya çıktı. Türkiye'yi erken seçime götürüp sandıktan Ak Parti'yi muhalefette bırakacak bir sonuç çıkarmayı hedefleyen senaryonun yazarı da, senaryoda kendilerine rol biçilen oyuncular da belli oldu. Vaktiniz bolsa 'Şifreyi çözüyorum', 'Şifrelerin Şifresi' ve 'Kitabın Orta Yerinden' başlıklı Kulisleri okumanızı tavsiye ederim (10, 11 ve 18 Mayıs 2006).

Bir yerlerde pişmekte olan 'erken seçim' yemeğinin kokusu burnuma gelmiş ve önümüzdeki günlerde kendini belli edecek sürecin bazı kahramanlarının adlarını vermiştim: İlhan Selçuk, Ahmet Necdet Sezer, Süleyman Demirel ve Deniz Baykal...

Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk, "AKP dinci, Demirel dindar" formülünün sahibi. Demirel'le ilişkisi 'derin' İlhan Bey Ankara'ya geldi ve Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Sezer'le de görüştü. O görüşmede Sezer'e düşen görevi hatırlattığını biliyoruz. Bütün kamuoyu yoklamaları partisinin oylarını yerlerde sürünüyor göstermesine rağmen, CHP lideri Deniz Baykal'ın ısrarla 'erken seçim' istemesinin anlamına da dikkat çektiğimi hatırlıyorum.

Senaryoyu yazan ve oynayan kişilere yakınlığı bilinen Yavuz Donat sonunda dayanamayıp gelişmeleri sütununa taşıdı da yazdıklarımın desteksiz atış olmadığı anlaşıldı. Mutluyum.

Okuyalım: "Bir süredir Ankara'da, kapalı kapıların ardında, bazı 'derin konular' müzakere ediliyor... 'Gözlerden uzak toplantılar' yapılıyor... Yeni 'siyasi projeler' üretiliyor. / Ancak kimse bunları 'yüksek sesle' dile getirmiyor. / 'İşin içinde kimlerin, hangi çevrelerin olduğu' açık açık yazılıp söylenmiyor. / Bugün 'derin kulislerin üzerindeki perdeyi' aralamaya başlıyoruz."

Süleyman Demirel'den Mehmet Haberal'a uzanan bir dizi isim... Kanal B'den Avrasya TV'ye kadar tv kanalları... Türk Metal Sendikası... Kamran İnan gibi eski politikacılar... Türkiye ile ilgili tahliller yapıp "Lâik Türkiye tehlikede" sonucuna varmış bu kişi ve kuruluşlar... Kendilerini Rahşan ve Bülent Ecevit de destekliyormuş... Hatta, hasta düşmeseymiş, şu günlerde oluşumla ilgili bilgileri kamuoyuna Bülent Bey açıklayacakmış...

Dün, Ergun Babahan, vaktiyle Bülent Ecevit'i başbakanlıktan etmeyle sonuçlanacak girişimde yer aldığı ithamına mâruz Mehmet Haberal'la o ithamın sahibi Rahşan Ecevit'in aynı cephede buluşmasındaki garipliğe dikkat çekiyordu. Sahi, taraflar mahkemelik de olmamışlar mıydı? Zaten biliyorduk, ama Yavuz Donat'tan da aktaralım: Projenin kısa, orta ve uzun vâdeli üç hedefi var: 1. Bu yıl mutlaka erken seçime gidilmesi için siyaset üretmek. / 2. Recep Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasını önlemek. / 3. Seçimde, AK Parti'nin karşısında bir oluşumu meydana getirmek."

Tam da burada kimbilir kaç kez yazdığım gibi... 'Mart sendromu' eksenli Kulisleri hatırlayın lütfen... Yazdıklarına, projenin mimarının Süleyman Demirel olduğunu anlayalım diye olmalı, 'derin kulis' adını koymuş Yavuz Donat. Projeyi yazan, ilk elde, kamuoyu önüne başbakan adayları ile çıkmayı planlıyormuş... Peki, böyle bir görev için kim veya kimler düşünülüyormuş? Onu da açıklıyor Sabah gazetesi yazarı:

"Yeni oluşumcular 'pek çok ismi' alt alta yazdılar. / 10 kadar isim. / İçlerinde Hikmet Çetin de var, İlhan Kesici de, Prof. Dr. Süheyl Batum da. / Ancak şu anda '3 isim' üzerinde duruluyor. / 1. Süleyman Demirel öne düşsün. / 2. Proje sol seçmen ağırlıklı olarak başlatılıp, sonra genişletilsin. Prof. Yılmaz Büyükerşen, ulusal mutabakat projesinin Başbakan adayı olsun. / 3. Proje sağ ağırlıklı başlatılsın... Ulusal mutabakatın Başbakan adayı olarak Prof. Dr. Mehmet Haberal takdim edilsin."

Proje 'sağ' ağırlıklı olacaksa biri, 'sol' ağırlıklı olacaksa başka biri öne düşecek; hangisi olursa olsun Süleyman Demirel onun da önünde bulunacak ama... Bence, tersinin, yani 'sol ağırlıklı' olacaksa Mehmet Haberal'ın veya 'sağ ağırlıklı' olacaksa Yılmaz Büyükerşen'in lider olarak düşünülmesinde de hiçbir mahzur yok... İkisinin de sağ ve sol ile irtibatları o kadar güçlü değil çünkü... Deniz Baykal yeni hareketi biliyormuş... İyi de kendisini tasfiye etmeyi getirecek olduğu halde söylem ve eylemiyle ona nasıl destek çıkabiliyor, işte buna şaşıyorum. Ama Baykal'ın harekete verdiği desteğin mutlaka mantıklı bir açıklaması olduğuna da eminim.

Cepheleşmenin iki kilit taşı var; biri Süleyman Demirel, diğeri de İlhan Selçuk... İkisi de 80'li yaşlarını sürdürüyorlar... Yaşar Okuyan, Erkan Mumcu, İlhan Kesici gibi 'genç' politikacılar bu ikilinin projesi içerisinde yer alıyor...

İzlemesi bile keyifli.



Bu yazı 252 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,271 µs