En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Oya karşı silah...



Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesini de içeren Anayasa değişiklik paketi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in önünde.

Sezer’in vetosu halinde AK Parti 1 Haziran’a kadar paketi aynen Meclis’ten geçirip Çankaya’ya göndermeyi hedefliyor.

Sezer’in ikinci kez veto hakkı yok ama isterse halk oylamasına götürebilecek. Referandum için en iyimser takvimse 120 gün sonra yani 7 Ekim Pazar günü.

AK Parti’nin, gerekirse halk oylamasıyla ilgili yasayı değiştirerek 120 günlük süreyi, 40 güne indirilebileceği belirtiliyor.

Tartışmalarla ilgili en ilginç iddia CHP lideri Deniz Baykal’dan geldi. Sezer’in değişikliği veto edeceğini söyleyen Baykal, AK Partinin bundan vazgeçeceğini öne sürdü.

Baykal, halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile halkın seçtiği parlamentonun karşı karşıya kalabileceğini ve bunun milli egemenliği parçalayabileceğini söyledi.

Benzer görüşleri, YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç de dile getirdi. Teziç, ‘hem başkanlık hem yarı başkanlık sistemlerinin krize çok açık rejimler olduğunu, Türkiye koşullarında hiç önerilmemesi gerektiğini’ vurguladı ve ‘rejim krizine yol açabilir’ dedi.

Başkanlık sisteminin yalnızca ABD’de uygulanabildiğini söyleyen Teziç, ‘Latin Amerika ülkeleri bu sisteme özendikleri bir dönemde askeri darbelerden başlarını alamamışlardır.’ diye konuştu.’

***
Baykal ne demiş?

Sezer anayasa paketini veto edecek demiş...

Baykal ne demiş?

AK Parti anayasa değişikliğinden vazgeçecek demiş..

Herşeyi biliyor.. Sezer’in ne yapacağını da, AK Parti’nin ne yapacağını da.. CHP liderinin muhtıra sonrasında münecciğimliğinde kuvvetli bir artış gözlenmekte..

Aslında söylediklerinin tüm detayı haberde yok..

AK Parti’nin bir müdahakeden ürkerek bu değişikliğin düşmesine göz yumacağını söylüyor.. CHP Genel Başkanı maskeyi tamamen çıkararak halktan alamadığı oyu süngüyle gidermeye çalışıyor..

Parlementoya karşı geleneksel darbeci tavır ivme kazanarak devam ediyor..

İttihat ve Terakki de böyle değil miydi?

***
Okudukça durum netleşiyor..

Devam edelim..

Baykal ne demiş?

Halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile halk tarafından seçilmiş bir parlementonun karşı karşıya geleceği...

Ve ‘bunun da milli egemenliği parçalıyacağını’ söylemiş..

Milli egemenliğin kaynağı ne? Halk..

Eğer o halk iki kere irade beyan ederse milli egemenlik neden parçalanıyor?

***
Haberlerin.. Analizlerin.. Demeçlerin..

Yorumların bir anlamı kalmadı..

Söylenen çok açık..

Özellikle de CHP Genel Başkanı’nın..

Baykal artık ‘silah karşısında oya dayalı çözümlerin kıymeti harbiyesi olmadığını’ ima etmekte.. Hatta ima bile değil açık açık vurgulamakta...

Siyasal iktidarın halk gücüne dayalı hiç bir yeni çözümü hayata geçiremiyeceğini, Türkiye’nin kaderine kendinin orkestra şafliği ettiği yeni bir 28 Şubat sürecinin mihmandarlık edeceğini belirtmekte..

***
Türkiyedeki siyaset çatısını darbeler kurar..

Darbenin kurduğu siyaset eğer normalleşme eğilimi gösterirse yeni bir darbe yer..

Yok kurnu normalleşmeyi önlediği için çıkmaza girmişse kaderi gene değişmez..

Bunun bir kez daha hayli müstehcen bir örneğini yaşıyoruz..

Sahaya tank girmiş..

Ama maç anlatmaya çalışan spiker anlamsızlığı gibi bir durum doğrusu...
 


star

 



Bu yazı 170 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,166 µs