En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

AKP bu işten karlı çıkar mı?



SAVRULAN yapraklar gibi akıp gidiyor günlerimiz...

Daha "Adayımız Abdullah Gül kardeşim" meselesinin bile tadını tam olarak çıkaramadan...

Bakın neler oldu:

- Koskocaman bir muhtıramız oldu... Genelkurmay Başkanlığı "Eğlence bitti. Kıta dur" dedi...

- Anayasa Mahkemesi "367 şart" diyerek süreci sona erdirdi...

- Tam şimdi ne olacak diye beklerken... Başbakan "Madem öyle, gelin böyle" resti çekti.

- Sandık kaçınılmaz olarak ortaya çıktı.

- Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ihtimali belirdi.

Ve bu baş döndürücü gelişmelerin ardından...

Şimdi hepimiz şu sorunun peşindeyiz:

"AKP bu işten kárlı çıkar mı?"

* * *

Deneyimsiz bir müptedi olarak...

Derhal 40 küsur seçim görmüş, ak saçlı akil adamların yanlarına gittim...

Dedim ki:

"Ey babalar! Söyleyin hele! Bu işten AKP kárlı çıkar mı?"

İçlerinden biri yönlendirme yapma hevesi içinde olmayan bir Hüsamettin Cindoruk edası takınarak şöyle dedi:

"Bak evlat! Bizim milletimiz mağduru sever... Tayyip Bey de mağduriyet pozisyonunu sevdi... Dolayısıyla sandık milletin önüne gelince AKP patlayacak."

Bunun üzerine...

Şöyle bir düşündüm:

28 Şubat’ta da Erbakan mağdur olmamış mıydı?

Peki neden "mağduru pek seven" milletimiz, mağdurun kralı olan Erbakan’a oy yağdırmak yerine "ürkek değil erkek" muhabbetine kendini kaptırıp oyunu Fazilet’ten esirgemişti?

"Akil adam"a bunu sordum...

Bizimki "Şu müptedinin aklına gelene bakın! Nasıl da acemi" der gibi baktı...

Ve bir "Öğreten adam" tribine girerek şöyle konuştu:

"Erbakan’ı sayma! Erbakan hiçbir şey yokmuş gibi davrandı... Zoru görünce de gık bile diyemedi... Ama bunlar muhtıraya karşı bildiri yayınladılar... Yani bu sefer ürkeklere karşı erkek arayışına ihtiyaç yok."

Bu kez "Siyaset bilimi ikinci sınıf öğrencisi" gibi bir ukalalık yaptım.

Ve 12 Mart’ı anımsattım.

12 Mart’tan sonra, muhtıraya muhatap olan Demirel değil de muhalefetteki Ecevit oy patlaması yapmamış mıydı?

"Akil adam", dudaklarına ironik bir kıvrım kondurarak şöyle dedi:

"Sen o günleri bilmezsin evlat! Demirel şapkayı alıp gitmiş, Ecevit ise bu muhtıra bana verildi diyerek direnişe geçmişti."

* * *

Ben bu "Akil adam" ile baş edemeyecektim...

İmdadıma bir başka "Ak saçlı" yetişti...

Dedi ki:

"Buldun acemi çocuğu, ahkám kesiyorsun! Kazın ayağı hiç de öyle değil... Bizim muhafazakárımız, ordu ile kavgalı olduğu izlenimini aldığı bir partiden kaçar, uzaklaşır. Kriz çıkaracak seçeneklere meyletmez."

Ve bu görüşün ifade edilmesinin ardından bir büyük tartışma başladı.

Kimi "İyi ama ya Özal’ın durumu? Evren’in ’Özal’a oy vermeyin’ demesinin ardından ne olmuştu?" dedi...

Kimi daha geriye, 27 Mayıs sonrasına gitti...

Onlar tartışırken...

Ben "Bu işten AKP kárlı çıkar mı?" soruma yanıt bulamamış, hatta kafam daha da karışmış bir şekilde "Ak saçlılar cemiyeti"nden uzaklaştım.

O köşe yazarına not

"MUHTIRAYI bir köşe yazarı yazdı" şeklinde saçma bir iddia gündemdeydi.

Dünkü yazımda hem iddianın saçma olduğunu, hem de kastedilen kişinin Hasan Ünal olduğunu yazmıştım. Hasan Ünal, "Ahmet Hakan’ı mahkemeye vereceğim" diyormuş... Ünal’ın yazma kabiliyeti hakkında bir şey demem... Ama okuduğunu anlama kabiliyeti hakkında çok şey söyleyebilirim. Neyse... Hasan Ünal’a "Elinden geleni ardına koma" diyor ve ekliyorum: "İstersen Anayasa Mahkemesi’ne başvur. Belki 9’a 2 kazanırsın."

hürriyet




Bu yazı 322 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,736 µs