En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Açmaz



Meşhur fıkradır: Çocuk aşağıdan “Baba hırsız yakaladım” diye bağırmış, sevinen baba “Getir hırsızı oğlum” dediğinde, çocuk “Gelmiyor” demiş… Babası, bu defa, “Öyleyse bırak oğlum” aklını verince oğlundan şu cevabı almış: “Gitmiyor…”

Siyasette durum bu fıkradakinden de büyük bir açmaza döndü. Daha önce hiçbir cumhurbaşkanı seçiminde akla gelmemiş bir şart olarak “367 milletvekili katılmadan cumhurbaşkanı seçimine geçemezsiniz” denildi ve bu Anayasa Mahkemesi kararına bağlandı; “Eh, o halde cumhurbaşkanını halk seçsin” diyenlere, yine aynı ağızların söylediği şu: “Hayır, seçtiremezsiniz…”

O halde erken seçime gidilsin, değil mi efendim? “367 üye olmazsa seçim de olmaz” formülünün mucidinin buna da itirazı var. Dediği şu: “Cumhurbaşkanı seçimi başlayınca Meclis başka hiçbir konuyu görüşemez; dolayısıyla erken seçim kararı da alamaz…”

Sıkıntının bununla sınırlı olduğunu sanmayın, dahası var… Meclis cumhurbaşkanını seçemiyor, bu durumda ne yapılacağı anayasanın 106. maddesinde yazılı: Yenisi seçilene kadar Meclis Başkanı vekâlet eder… Mucit orada da devreye girip eskisi ayrılmadan yeni cumhurbaşkanının seçilmesi hali için yapılmış anayasanın 102. maddesindeki düzenlemeye işaret ediyor: “Hayır, Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi devam eder…” 367 üye tek bir isim üzerinde birleşemezse, Sezer'in görevi, ilânihaye sürebilir…

CHP lideri Deniz Baykal da bütün bu görüşlere katılıyor…

Ne güzel, Türkiye, birileri sayesinde, dünyayı kendine güldürecek bir ülkeye dönüştü…

“Birileri” derken, 'mucit' veya CHP liderini kast ettiğimi sanmayınız. Neredeyse çok partili demokrasiye geçildiği ilk günden beri defalarca tanık olunmuş işlevlerini yerine getiriyor onlar… Esas sorun, demokrasiden nefes aldıkları sanılan ANAP ve DYP'de… Geçmişte onlara karşı oynanmış bir oyunu, aynı çevreler, bu defa onları da kullanarak oynuyor… Halk da gözünü dikmiş, yapılanı ibretle izliyor…

Bilmediğimizi, fark etmediğimizi sanmasınlar diye açık açık yazıyorum: Şu sırada siyaset üzerinde gölgesi hissedilen vesayet oyununun müsebbibi DYP ve ANAP'tır; bu iki partinin de herhalde hiç yadırgamayacağı Abdullah Gül gibi bir siyaset adamını cumhurbaşkanlığına çıkartmama kararlılıkları yüzünden oynanabiliyor bu oyun. Gül yerine Sezer'i tercih ettikleri gibi, demokrasi yerine vesayet sistemini de yeğleyen yine onlar…

Önemli bir bölümü Ak Parti listelerinden Meclis'e girmiş ANAP milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulmuş cumhurbaşkanlığı seçim süreci yeniden başladığında Meclis'e girmeye karar verseler, demokrasinin önüne konulan vesayetçi barikat kendiliğinden işlevsiz kalır. Onların toplantıya katılmaları yeterli; oy vermeseler de, Ak Parti çoğunluğu, 3. turda Abdullah Gül'ü Çankaya'ya taşımaya yeter…

Bunu yapmazlar ve Meclis'ten uzak durmaya devam ederlerse üstlenecekleri tarihî sorumluluk gerçekten büyük…

İster iki ay sonra ister altı ay, sandık ortaya gelecek... Peki, CHP ile el ele, Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya'daki süresini uzatmış, 'siyaset mühendisleri'nin etki alanına girerek demokrasinin kanallarının daraltılmasına yardımcı olmuş ANAP ve DYP'liler millete ne diyecek, nasıl oy isteyecekler?

Belki o zaman da hallerini yansıtacak başka bir fıkra buluruz.




Bu yazı 322 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,275 µs