En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

e- muhtıra, e-Baykal, e-solcu...



Benim için sürpriz değil. Baykal budur. Dün, ‘Ordu sivil kamuoyunun oluşmasına katkı sağlayan önemli bir baskı grubudur’ diyerek açıkça Batı Çalışma Grubu’nun ‘fişleme düzeni’ne sahip çıkmıştı, bugün de parlamentoyu darbeyle korkutan ‘e-muhtura’cıları koruyor.
Siz de bu adamı ‘solcu’ ve ‘sosyal demokrat’ sanıyorsunuz.

Müdafaa-i Hukuk Grubu’ndan türemiş partinin genel başkanından beklenen, militarist kalkışmaya karşı parlamentonun yanında saf tutmasıdır...

Mümkün mü?

Solcu ve sosyal demokrat olduğunu söyleyen Baykal, hem üyeleri arasında bulunduğu parlamentoyu tehdit ediyor, hem de parlamentoyu oluşturan kara kalabalıklara (yani halka) gözdağı veriyor.

Erken seçim de çare olmazmış.

Bu parti (‘AK Parti’ demek istiyor) engellenmediği sürece kriz şartları ortadan kalkmazmış.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi ‘367’ye gerek yoktur’ dememeliymiş, yoksa ülke çatışmaya sürüklenirmiş.

Görüyorsunuz değil mi?

Sorumlu muhalefet anlayışını görüyorsunuz...

Peki, çare seçim değildir de, nedir?

Hangi mekanizma?

Hangi odak?

Ne demek istiyor Baykal?

*
Asker-sivil bürokratın, Köy Enstitüsü kökenli yarı aydınların, halkçı geçinen seçkinlerin savunduğu bazı ‘biçimsel ve totaliter düzenlemeler’ Türkiye’de uzun yıllar ‘solculuk’ sayıldı.

Baykal’ın partisi de bu kadar solcu işte...

Ellerinde işsizliği nasıl önleyecekleri, memleketi nasıl kalkındıracaklarına ilişkin bir proje var mı? İktidara gelince para politikaları ne olacak? Sağlık işlerini nasıl düzene sokacaklar? Kürt meselesini nasıl halledecekler? ‘Kıbrıs sorunu’nu nasıl çözecekler? Avrupa’yla ilişkileri hangi bilmediğimiz esaslara oturtacaklar? Ortadoğu geriliminin altından nasıl kalkacaklar? Enerji meselesi ne olacak? Kaç liman, baraj, fabrika yapacaklar, kaç kişiye istihdam sağlayacaklar? Mevcut hükümetin ya da bundan önceki sağ iktidarların akim bıraktığı hangi işi tamamlayacaklar? YÖK meselesini nasıl halledecekler, ‘akademik özerkliği’ nasıl sağlayacaklar? Bir rektörden çok, ‘darbe konvansiyonu’nun ateşli militanına benzeyen Fatih Hilmioğlu isimli şahsa ‘Sen şöyle çekil bakalım bir kenara’ diyebilecekler mi? Giderek bir güvenlik sorunu haline gelen kapkaç olaylarını hangi ‘sosyal tedbirlerle’ önleyecekler? Önümüzdeki onyılları da etkilemesi muhtemel ‘asker-sivil’ meselesini hangi esasa bağlayacaklar? Dahası, fakir-fukara ve dar gelirli için nasıl bir ‘gelecek’ öngörüyorlar?

Bunları bilmiyoruz...

Bilmiyoruz, çünkü, statükoyu korumaya azimli Deniz Baykal, halkın gündemini oluşturan ve kendilerine iktidar yolunu açacak konularla pek ilgili değil.

Söylediği tek şey şu: ‘Devlet kuşatılmıştır, Cumhuriyet’in kazanımları tehlikededir.’

*
Düşünebiliyor musunuz, siyasete ve halka karşı sorumlu olması gereken muhalefet lideri, ilginç bir ‘sorumsuzluk’ örneği sergileyerek, Cumhuriyet’in güçlerini (siz bunu Silahlı Kuvvetler olarak anlayın), Cumhuriyet’in en meşru kurumu olan hükümete karşı ‘tedbir almaya’ çağırıyor.

Bu tedbir ne olabilir?

Bu tedbir CHP’yi iktidara taşır mı?

1957’de, 1961’de, 1965’te, 1969’da, 1973’te, 1977’de, 1983’te, 1987’de, 1991’de, 1995’te, 1999’da, 2002’de taşımamıştır.

Bundan sonra da taşımayacaktır...

star



Bu yazı 105 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,964 µs