En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

İyibilgi kehanetlerinin sırrı ne?



Her basın grubu başarılı haberleri için övgü bekler.

Bu yüzden sık sık “biz demiştik” manşetleri görürsünüz.

Bugün ben de aynısını yapacağım. “Yalnız bir farkla.”

Bir haberi bulup, gerçekleri yansıtmak elbette bir gazetecilik işlevidir ve takdir edilmelidir.

Ancak dönüşen dünya, gazeteciliğin mimarisini de değiştiriyor. Uzman gazetecilik, mesleğin “araştırmacı” vasfını da bünyesine katarak ön alıyor.

Bu ne demek?

Belli bir alanda, en az konunun akademik uzmanları kadar, meslektaşlar arasında da “en iyi” haline evrimleşmek.

Bunun da bir “üst” çıtası var…

Yüksek bilgi birikimi, araştırma, kolektif ve diyalektik zeka!

Açayım…

Sadece bir gün içinde, değişik kaynaklardan gelen yüzlerce bilgiyi/haberi günlük haber yetiştirme telaşını atlamadan, ama ayrıca “üçüncü bir gözle” okuyarak “kıymetlendirmek”.

Ertesi gün gelenlere-unutmadan-eklemek ve böylece devam etmek!

İyibilgi, genç bir “haber ve analiz kaynağı” olarak emsalleri arasında “hızla” yükselmesini buna borçlu.

Emin olun kuru-sıkı bir böbürlenme değil bu.

Bu yazıyı kaleme almadan önce iyibilgi’den arkadaşlarıma danıştım… Bugüne kadar üretilen haber sayısını eksiksiz kestiremiyorlar ama “onbinlerce” rakamına rahatça kefiller.

Bunların hakim çoğunluğu özgündür. Yani iyibilgi kopya habercilik yapmıyor. Elbette herkesin izlediği sizin de görmek istediğiniz haberleri sıkça veriyor.

Normali de bu…

Asıl önemlisi, “iyi bilgi” sunarak hem daha iyi “yaşam gerçekleri” sunuyor hem de işte yukarıda anlattığım “tılsımlı formülle”, “geleceği görüyor!”

İddialı olduğunu biliyorum…

Ama bakın bu tür onlarca haberden sadece sonuncusunu-güncel olduğu için-anımsatayım…

Bütün ülke aylarca Başbakan Erdoğan’ın Köşk’e çıkıp çıkmayacağını tartıştı. Neredeyse yemin billah ederek “çıkacak” diyen sayısız köşe yazarı, manşet atan bir seri gazete ismi verebilirim.

Hiçbirini eleşirmiyorum…

Yanıltma gayesi ile yapmadılar. Ellerindeki bilgiyi günün harala gürelesi içinde ancak “o kadar” yorumlayabildiler.  Eh, bir kısmı da farklı “dengeler” gözetti.

İyibilgi elindeki tüm girdileri bir akıl fabrikasına soktu, tek tek analiz etti, kremanın kremasını çıkarttı ve yalın hale getirip size sundu.

5 Şubat 2007’de şu kadar iddialı bir manşete imza attı… “Bu manşeti not edin: Elvada Köşk!”

Lütfen içeriğine bir daha bakınız.. Puzzle’ın parçalarını nasıl birleştirdiğimizi göreceksiniz.

Keza ta 29 Haziran 2006 tarihli, “Erdoğan Çankaya’dan vazgeçti” manşeti.

Dikkatinizi çekmiştir… Kelimeler ne kadar iddialı ve kendinden emin.

Sizi de hakemliğe davet etmişiz, “not ediniz, yanılırsak yüzümüze vurun” diye.

O zaman görüştüğüm meslektaşlarım ve bir çok internet haber sitesinden dostum, “merak etme hatırlatacağız” demişti.

Aksine inandıkları için değil, onca zaman önce böyle bir kestirme için yeterli bilginin olmadığı fikriyle.

Oysa vardı!

Biz de zaman içinde yanılabiliriz. Ama bu bir takım “dengeleri” korumak veya çok popüler deyişle “rating” uğruna olmaz.

Muhakkak elimizde olmayan bir bilgi yüzünden olacaktır.

Böyle sayısız örnek verebilirim. Hepsi zamanla kendini ispatlıyor.

Şimdi dostların şaşırdığını biliyorum.

“Sır”rın ne olduğunu merak ediyorlar.

“Kehanetler”e onlar kadar biz de inanmıyoruz.

Ama yüksek bilgi, entegrasyon, esnek ve geçirgen zeka ile temel gazetecilik prensiplerine inanıyoruz.

Biraz da “kalbi”nizi ko(ru)yacaksınız.

 İşte kehanetlerin sırrı bu.



Bu yazı 497 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,376 µs