En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Ortak akıl



Benim içerim gazetecilik güdüsüyle kıpır kıpır "Acaba kimi cumhurbaşkanı yapacaklar?" diye yerimde duramazken, aynı güdülerin etkisinde olması gereken bir dostumun hareketsizliği nicedir beni çileden çıkarıyor. Gazeteciliği bir tarafa bırakın, insan ülkesinin 11. cumhurbaşkanının kim olacağını merak etmez mi?

"Etmiyorum" dedi o dostum, "Çünkü ülkeyi yöneten kadroya güveniyorum. Her biri tek başına karar vermeleri gerektiğinde yanlış yapabiliyor; ancak kurucu kadronun beyin ve emek katkıları ortak bir havuza aktığında ondan utanacakları bir sonuç çıkmadı bugüne kadar…" Ak Parti lideri Tayyip Erdoğan'ın bir ara daha sık kullandığı 'ortak akıl' ile murat edilen de bu herhalde…

Dostumun rahatlığı lider konumundaki Ak Partililer arasında trafiğin bayağı yoğunlaşmasıyla başladı. O gün bugündür gazetelerde çıkan isimlerle ilgilenmeyi bıraktı, ne zaman bir isim telâffuz etsem, "Saçmalamayı bırak lütfen" demeye başladı. Hayatımda hiç bu kadar başka insanlara güvenen birini görmedim…

Oysa diğer dostlarım ne kadar tedirgin bir bilseniz. Kimi günde beş öğün arayıp ağzımı yokluyor; kiminin tercihi SMS notları, "Aman arkasını bırakmayalım, yoksa sonu kötü bitebilir bu filmin" ihtarını gönderiyor. Meslektaşlar daha kibar; beni 'her şeyi bilen adam' gördüklerinden midir nedir, gözümün içine bakıyor, ama isim sormuyorlar. Ben de çokbilmiş edalardayım…

Bu tavrımın basit bir sebebi var: Cumhurbaşkanlığının Tayyip Erdoğan'ın hakkı olduğuna inanıyorum; sadece bir 'hak' olayı olarak da görmüyorum Çankaya'ya çıkmasını, kim bilir kaç televizyon programında vurgulamaya çalıştığım gibi, onun cumhurbaşkanlığıyla başlayacak sürecin Türkiye'yi tam anlamıyla demokrasiye kavuşturacağını da biliyorum. Süreç biraz gerecek bizi doğal olarak, ama sonunda normalleşme beklentimiz cevabını bu dönemde bulacak…

'Son kale' edebiyatı yapanların ellerini boşa çıkartmak için en kestirme yöntem de Tayyip Bey'in cumhurbaşkanı olması… Çankaya'da da Ak Partili biri oturduğunda ne olması bekleniyor? Ülkenin yapı taşlarıyla oynanması, Cumhuriyet'in anayasada yazılı niteliklerine ters işler yapılması, bürokrasinin ideolojik saplantılı kişilerle doldurulması… Bunlar bir çırpıda aklıma gelen olumsuz beklentiler; buna sizler değişik köşelerde çıkan şeamet kokulu başka beklentileri de ekleyebilirsiniz…

Benim beklentim ise şu: Çankaya'ya bir Ak Partili çıktığında, Meclis'teki çoğunluğa, hükümet de Ak Parti'ye ait olmasına rağmen, korkular istikametinde bir gelişme yaşanmayacak; tam tersine, ülkeyi anayasal çerçeve içerisinde kalarak yönetecek bu kadro… Cumhurbaşkanı yukarıda hakem konumunda duracak, aşağıda da TBMM Başkanı ve Başbakan bizi 'korkularından kurtulmuş bir ülke' haline getirmek için çaba harcayacaklar…

Konuya böyle yaklaştığım için de, hiç çekinmeden, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmalı" diyorum… Tayyip Bey'in o konuma gelmesi her gece kâbus görenler üzerinde bir soğuk duş etkisi yapacaktır; önce titreyecekler, ama daha sonra suyun rahatlatıcı etkisine kapılmadan edemeyecekler… Tayyip Erdoğan dışında bir Ak Partili de pekâlâ çıkabilir Çankaya'ya, sonuçta onun varlığı da normalleşmeye mutlaka yarayacaktır; ama benim gönlüm 'soğuk su' tedavisinden yana…

Son günlerde ortalığa saçılan isimlerin bolluğu beni müthiş şaşırtsa da, bu durum, "Merak etme" tavrındaki dostumu kıkır kıkır güldürüyor… Bir okuru, kendisine, "Aday gösterme sürecinin sonuna yaklaştık, artık kimse cumhurbaşkanı eşinin başörtüsü konusuna değinmez oldu, bunda sizin de rolünüz var galiba" mesajı göndermiş, keyfi biraz da bundan… "Hayatında yaptığı doğru işler için bile tebrik almamaya alışkın biriyim, hiçbir payım olmayan bir gelişmeden dolayı tebrik edilmem hoşuma gitti" diyor o dostum…

Biliyorum, bir 23 Nisan günü farklı bir yazı okumak isterdiniz. Bugün açıklanması beklenen ismi ilk bende okumak istemeniz de doğal. Aylar önce, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yakınlarına, onun da kulağına gidecek biçimde, bir ricam olmuştu: "Adaylığını açıklayacağı veya kendisi olmayacaksa kimi o makama uygun gördüklerini ilân edeceği gün, bunu yapacağı vesilede ben de bulunmak isterim…"

Basit bir gazeteci ricası işte… Şu ana kadar bir dâvet almadım, bu yüzden sizlere bugün de adayı sütunumda açıklayamıyorum. "Merak etme" diyen dostum yüzünden aday borsasını yakından izlemeyi de bıraktığım için, Ak Parti'nin şu ana kadar büyük bir gizlilik perdesi altında saklanan gerçek cumhurbaşkanı adayının kim olduğunu sizlerin benden önce duymanız bile mümkün…

Bakalım, "Ortak akıl devrede, üzülmeni getirecek bir sonuç bekleme" diyen dostum bu defa da haklı çıkacak mı?


yenişafak



Bu yazı 278 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,697 µs