En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

İran geri adım atacak mı?



İran, 15 İngiliz asker kısa süre içinde serbest bırakır mı? Tahran-Londra arasında ne tür pazarlıklar yürütülecek ve Türkiye'nin bu pazarlıkta etkin rol oynama şansı olacak mı?

Kolay çözülecek bir kriz değil bu! BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a yaptırım kararından kaçırılan İranlı diplomatlara, ABD-İran ve İsrail'in İran içindeki örtülü operasyonlarından Tahran'ın Irak içindeki grupları ABD aleyhine silahlandırmasına kadar çok sayıda faktörü içine alacak bir pazarlık 15 asker üzerinden yürütülüyor.

Bu yönüyle, münferit bir olay olmadığı için Ankara'nın İngiltere lehine arabulucu olmasının da şansı pek yüksek görünmüyor. Zira, taraflar bu olay üzerinden çok derin sorunları masaya sürme eğiliminde. Süreç çözüm yönünde değil krizi daha da büyütme yönünde ilerliyor.

Türkiye'ye gelen İngiliz Dışişleri Bakanı Margaret Beckett Ankara'nın desteğini ararken Başbakan Tony Blair'in; “Tahran'ın denizcileri serbest bırakmak zorunda olduğunu anlamasını umuyoruz. Aksi takdirde farklı aşamaya geçeceğiz” sözleri son derece dikkat çekici. “Farklı aşama” ne? Askeri seçeneklerin gündeme gelmesi mi?

Zaten İran'a karşı bütün süreç, nihayetinde askeri seçenekleri hedefliyor. Hem Blair hükümetinin hareket alanı o kadar da geniş değil. 15 asker için İngiliz kamuoyunun duyarlılığı elbette artacak, belki İran'a saldırıya karşı tavrı yumuşayacak ama bir ihtimal daha var: “Neden Irak'tayız?” sorusu bu sefer daha sesli sorulacak.

Tahran, yalanlasa da, aslında askerleri hem kaçırılan diplomatları için hem baskıların azaltılması için kullanacak hem de, kendi kamuoyu ve Irak içindeki nüfuzunu artırma yoluna gidecektir. Tahran, bu tavrıyla ABD ve İngiltere'ye açıkça savaşa hazır olduğu mesajı veriyor.

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Güvenlik Konseyi'nden çıkarttığı son karar, ağır yaptırım, 28 kişi ve şirketin hesaplarının dondurulması aslında İran'ı kuşatmaya yönelik ABD planının önemli adımlarından birisi. Ülke, siyasi olarak, ekonomik olarak, askeri olarak adım adım kuşatılıyor. İran, üç ülkeye, bu kararı düşmanca bir tavır olarak algıladığını hatırlatıyor. Çünkü karar, İran halkını ve Devrim Muhafızları'nı da köşeye sıkıştırmayı amaçlıyor. Bu da çatışma demektir. Manuçer Muttaki'nin dediği gibi, “İran ambargo kararı karşısında hiçbir taviz vermeyecek, geri adım atmayacak” aksine ileri adımlar atıp kartlarını açıkça kullanma yoluna gidecektir.

15 asker için dünyayı ayağa kaldıranlara şu soruları soralım:


ABD, İngiltere ve İsrail olarak; şimdilerde İran'a karşı savaşan PKK'ya, silahlı mücadele dışında çözüm için güvence vermediniz mi? Terör örgütü saydığınız bir örgüte dünyada ilk kez böyle bir güvence vermiş olmuyor musunuz?

PKK'nın yan kolu PJAK'ı İran'ın başına sarıp saldırılar düzenlemediniz mi? Kaç İranlı öldü bu saldırılarda? İsrail'in bile Kuzey Irak'ta bu örgütü eğitip silahlandırması için kampları yok mu? Savunma Bakanlığı bu örgüte hedef listeleri vermedi mi? Bunu bizzat CIA mensupları itiraf etmedi mi?

Halkın Mücahitleri Örgütü ile İran'a karşı resmen anlaşma yapmadınız mı?

İran'a karşı Cundullah adlı Sünni grubu desteklemiyor musunuz? Bu grubun İran'a saldırılarını organize etmiyor musunuz?

Özel birimlerinizin İran içindeki çalışmaları devam etmiyor mu? Nükleer tesislerle ilgili belgelendirme, İran içinde etnik çatışmalar çıkarma çalışmaları ne halde? ABD ve İsrail istihbaratı etnik çatışmaları ve örtülü operasyonları finanse etmek için hangi şirketleri kurdu?
Bu kriz ciddi. Kolay çözülecek gibi değil. Tahran, bütün baskılara karşı geri adım atma niyetinde görünmüyor. Yarın Basra Körfezi'nde İran'a karşı ciddi bir provokasyon yaşanabilir ve olay tamamen kontrolden çıkabilir. Mesela tatbikat sırasında bir İran gemisi isabet alabilir. “Farklı aşama” neden böyle bir şey olmasın.

Yine Zbigniew Brzezinsky ile bitirelim. İran'a karşı ikna edici provokasyon uyarısı yapan Brzezinsky, Irak içinde yaşanacak böyle bir provokasyonun ya da bölgedeki ABD hedeflerine yönelik bir terörist saldırının ABD'yi İran karşısında askeri harekata iteceğini söylüyor. Böyle bir durumda yapayalnız bir ABD olacağı, Irak, İran, Afganistan ve Pakistan'ın tam anlamıyla bir bataklığa dönüşeceği yönünde uyarıyor.


yenişafak



Bu yazı 195 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,741 µs