En Sıcak Konular

Erdal Şafak


Erdal Şafak
0 0 0000

Büyük oyun



Yüzyılımızın en stratejik konusu olan "Enerji güvenliği", ABD ile Rusya arasında "Büyük oyun" diye tanımlanan müthiş bir satranç partisine sahne oluyor ve nefes kesici hamleler birbirini izliyor.
Türkiye'nin iç karartan gündeminden bunalanların ağızlarını tatlandırmak için son hamleleri anlatalım.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev hafta başında Moskova'da Rusya Başkanı Vladimir Putin'le biraraya geldi. İki saat süren görüşmeden çıkışta Putin'in yüzü asıktı. Çünkü "Kazak petrollerini Karadeniz'deki Rus limanı Novorssisk'e ulaştıran boru hattının kapasitesini artıralım" önerisine Nazarbayev sıcak bakmamıştı. Rus lider bu hamlesiyle Kazakistan'ın BaküTiflisCeyhan hattına katılmasını önlemeyi amaçlıyordu.
Nazarbayev öneriyi reddetmekle kalmadı, Moskova basınının "Rusya'nın ABD'ye karşı büyük zaferi" dediği BurgazDedeağaç boru hattı için "Biz petrolümüzü pompalatmazsak beş para etmez" diye gözdağı da verdi.
Bu hafta Moskova'nın ikinci konuğu Macaristan Başbakanı Ferenc Gyurcsany oldu. Putin'in ona da özel bir önerisi vardı: "Mavi Akım" . Bu proje, Samsun'dan Macaristan'a gaz boru hattı inşasını öngörüyor ve Putin böylece ABD-AB'nin projesi Nabucco'nun önünü kesmeyi amaçlıyor.
Nazik ama güçlü baskılara rağmen Gyurcsany teslim olmadı, "İki proje de hayata geçirilsin. Avrupa'ya gazın yarısı Mavi Akım'la, öbür yarısı Nabucco ile gelsin" diye kestirip attı.
Putin'in düşkırıklığıyla sonuçlanan iki hamlesine ABD esaslı bir karşılık verdi: Üç gün once Washington'da ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmer Mehmetyarov, "Hazar bölgesi enerji güvenliği için işbirliği mutabakat zaptı"nı imzaladılar. Amaç: "Yeni nesil boru hatları inşa etmek".

Her yol Türkiye'ye çıkıyor
Gerek anlaşmada, gerekse açıklamada bir dizi masum sözcüğün peşpeşe sıralanmasına aldanmayın, bu "Memorandum" aslında yılın en önemli olaylarından biri. Çünkü "Yeni nesil boru hatları" ifadesiyle Rusya'yı çelmelemeyi amaçlayan ve 2012-2014 arası bitirilmesi öngörülen bir dizi proje kastediliyor. Sayalım:
1-Bakü-Tiflis-Ceyhan hattına Kazak petrollerinin de bağlanması: Kazakistan'ın 54 milyon ton olan yıllık petrol üretimi 2015'te 150 milyon tona çıkacak. Proje, Kazak petrolünün Hazar Denizi'nden tankerlerle Bakü'ye naklini, oradan da boru hattına pompalanmasını öngörüyor. Kazakistan geçen Haziran'da projeye onay verdi.
2-Azeri doğalgazını Türkiye-Yunanistan-İtalya boru hattıyla Avrupa'ya ulaştırmak.
3-Yine Azeri gazını Türkiye-Bulgaristan-Macaristan-Avusturya boru hattıyla Avrupa'ya taşımak. "Nabucco" işte bu projenin adı. Ve TürkmenistanKazakistan boru hattıyla birleştirilerek, bu iki ülkenin gazının da AB'ye ulaştırılması amaçlanıyor.
4-Samsun-Ceyhan petrol boru hattı.
5-ABD'nin planlarında ayrıca Kuzey Irak ile Ceyhan arasında petrol boru hattı döşenmesi de yer alıyor. Bu da Kürt bölgesinde bulunan veya bulunacak petrol yataklarının Türkiye'den dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayacak.
Kısacası, Washington'da imzalanan "Mutabakat Zaptı" ile Avrasya'nın stratejik haritası değişecek.
Saydığımız projelerin bir ortak noktası var: Hepsi ya Türkiye'de bitiyor, ya Türkiye'den geçiyor. Bu da, Türkiye'nin Avrasya'nın "Sinir merkezi" konumuna gelmesi anlamını taşıyor.
Anlatmaya sözcüklerin yetersiz kaldığı önemdeki bir ülkenin istikrarsızlığa sürüklenmesine hiç seyirci kalınabilir mi? Cumhurbaşkanlığı tartışmalarını bir de bu açıdan değerlendirin.

Sabah



Bu yazı 971 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2012 Körfez'e büyüteç
    • 22 Temmuz 2012 Tarih yolları kesiştirince...
    • 4 Nisan 2012 Demokrasiyi taçlandırmak
    • 1 Nisan 2012 Suriye aktörleri
    • 4 Mart 2012 Fıkra gibi
    • 1 Şubat 2012 Konsey'i beklerken
    • 16 Ekim 2011 1961 Ekim'i
    • 26 Eylül 2011 New York'tan dönüş gündemi
    • 20 Ağustos 2011 Şam'la satranç
    • 12 Ocak 2011 Aslında biz bize yeteriz
    • 8 Ocak 2011 Referandum
    • 26 Aralık 2010 Krizin öbür yüzü
    • 27 Kasım 2010 Senede bir gün
    • 18 Kasım 2010 Savaş Lordu
    • 16 Kasım 2010 Beşik sallanıyor
    • 9 Ekim 2010 Sri Lanka modeli
    • 26 Eylül 2010 Dolmabahçe'de medyatik kahvaltı
    • 28 Ağustos 2010 BDP'lilerin söylemleri
    • 30 Haziran 2010 Ortaklık
    • 15 Mayıs 2010 Atina'dan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,066 µs