En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

Aday olmazsa iki esaslı sorun çıkar



ADAY olmazsa...

Ne "Korktu kaçtı" denmesi esaslı bir sorun haline gelir... Ne de Baykal zafer kazanmış olur...

"Korktu, kaçtı" meselesini halletmek gayet kolaydır Erdoğan için...

"Ben aday olacağım demedim ki" der ve kurtulur...

Baykal’ın herhangi bir durumda zafer kazanabilmesi için, öncelikle seçmen nezdinde haklı ya da haksız, kendisine karşı oluşan "antipati" sorununu gidermesi gerekir.

Yani...

Esas sorun bunlar değildir...

Esas sorun, şu iki sorundur:

GÜL SORUNU: Eğer Erdoğan aday olmazsa, Abdullah Gül büyük bir hayal kırıklığı duygusu yaşar... Başbakanlığı Tayyip Erdoğan’a devrettiği günden beri, "Cumhurbaşkanı Erdoğan / Başbakan Gül" formülünün hayata geçmesini bekleyen, belki de bu nedenle arıza çıkarmayan Gül, umudunu kaybeder... Umutsuzluk geçimsizlik getirir... Geçimsizlik ise sonu ayrılıkla biten hadiselere yol açabilir... Yani Tayyip Erdoğan’ın aday olmama halinde Abdullah Gül’ü sakinleştirecek harika bir formüle sahip olması gerekir.

ARINÇ MESELESİ: Eğer Erdoğan aday olmazsa ve "eşi başı açık" bir isim aday gösterilirse... Bülent Arınç kafayı çıkaracaktır. Bu ihtimali yabana atmamak gerekir... Çünkü Arınç’ın ortalığı karıştırma potansiyeli vardır... Milletvekillerinin "eşi başı açık" bir isme oy vermekteki burukluğundan yararlanabilir... "Eğer Erdoğan aday olmuyorsa, ben ne diye Bülent Arınç’a oy vermeyeyim" duygusuna kapılan milletvekillerinin desteği, Arınç’ı bir anda kilit isim haline getirebilir.

Boşuna mı çiğnedik

ÖMRÜNÜ sosyalizm davasına adamış, hapis yatmış, sürgünlere gitmiş Dr. Sevim Belli, yazdığı hatıra kitabına "Boşuna mı çiğnedik" başlığını atmıştı.

Ben de bugünlerde aynı duygu içindeyim...

Neden mi?

Neden olacak...

Günlerdir oturmuş "Çıkacak / Çıkmayacak" diye papatya falı açıyoruz ya.

Sonuç nedir?

Elde sıfır...

İşte bakın...

Hıncal’ın kafasına bacaklarını dolayarak "pi-ar çalışması" yapan, ancak "Ben sizin bildiğiniz mankenlerden değilim, baleden, operadan hiç çıkmam" demeyi de ihmal etmeyerek bir "kültür farkı" yaratmaya çalışan alemin namlı mankeni, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda nasıl da zırcahil olduğunu ortaya koymuş.

Demiş ki:

"Halkımız bilinçli olsun... En iyi ismi cumhurbaşkanı seçsin..."

Yahu insan yazılan binlerce makaleden, yapılan binlerce tartışmadan, edilen tonlarca laftan bu kadar mı habersiz olur?

Bu kadar bilgi bombardımanı altında, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bir şey bilmemek, bilmekten daha zor değil midir?

Hadi gelin de "Boşuna mı çiğnedik" duygusuna kapılmayın.

Leyla Zana’dan uzaklaşma ilanı

BİR dava uğruna hapis yatanlara karşı saygım vardır.

Hele o hapis yatan kişi, Meclis’te görüşlerini açıkladığı için bir gecede dokunulmazlığı kaldırılıp apar topar kodese tıkılan bir milletvekili ise...

Hele o hapis yatan kişi, sinematografik ve etkileyici bir yaşam öyküsüne sahip ise...

Hele o hapis yatan kişi, feodal yapı içinden sıyrılıp gelmiş bir kadın ise...

Evet, işte bunlar nedeniyle Leyla Zana’ya hep saygı duydum.

Ancak...

Artık bu saygımı kaybetmiş bulunmaktayım.

Çünkü Leyla Zana, ilk kez açıkça silahlı terör örgütünün lideri için "Rehberimiz" demiştir.

Madem bunca yıldır niyet okumak yerine beyanı esas alıyoruz...

O halde işte beyan!

Leyla Zana binlerce kişinin önünde "Abdullah Öcalan liderimizdir, rehberimizdir" demiştir.

Bunun anlamı açıktır:

Leyla Zana mayınlarla, bombalarla verilen terör mücadelesini kutsamaktadır.

Leyla Zana elde silah, ülkenin meşru güçlerine karşı terör faaliyeti yapan adamın liderliğini kabul etmiştir.

Kısacası...

Leyla Zana ile "terör" arasında var olduğunu düşündüğümüz mesafe kalmamıştır.

Beyan açıktır...

Ve bugün söylememiz gereken şudur:

Leyla Hanım! Bundan böyle sakın demokrasi, özgürlük, Kürtlerin demokratik hakları falan diye yanımıza gelmeyin...

Gelirseniz, bilin ki, "Sizi Kandil Dağı’na alalım" şeklinde bir tepkiden başka bir şey duymayacaksınız.


hürriyet



Bu yazı 304 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,815 µs