En Sıcak Konular

Mehmet Barlas


Mehmet Barlas
0 0 0000

Zaman tüneline girip Kasım 1938'e dönelim mi?



Cumhurbaşkanı seçimi sürecine girdiğimize göre, belirli bir dönem bu konuya kilitleneceğimiz kesindir. Bu pazar zaman tüneline girip 1938 Kasım'ına dönmenin, güncelliğe de uygun olacağını düşündüm. Atatürk'ün ölümü ertesinde İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olmasını, o günleri yaşayanlar nasıl değerlendirmişti hatırlamaya çalıştım.

Cumhurbaşkanı seçimi sürecine girdiğimize göre, belirli bir dönem bu konuya kilitleneceğimiz kesindir. Bu pazar zaman tüneline girip 1938 Kasım'ına dönmenin, güncelliğe de uygun olacağını düşündüm. Atatürk'ün ölümü ertesinde İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olmasını, o günleri yaşayanlar nasıl değerlendirmişti hatırlamaya çalıştım.
Masamda iki anı kitabı var. Biri rahmetli Org. Fahrettin Altay'ın "Görüp Geçirdiklerim" i, diğeri de rahmetli gazeteci ve milletvekili Asım Us'un
"Hatıra Notları" ...
Ankara'da, TBMM'deki CHP Grubu'nun toplantısında Başbakan Bayar, Atatürk'ün ölümünü resmen tebliğ ettikten sonra, Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi gündeme geliyor. 323 milletvekili İsmet İnönü'ye, bir milletvekili de Bayar'a oy veriyor. Bu milletvekilinin Hikmet Bayur olduğunu yazıyor Asım Us "Hatıra Notları" nda. Bu notlardan kısa alıntılar yapalım:

ASIM US'UN NOTLARI
- Reisicumhur seçiminden sonra başvekil Celal Bayar istifasını İsmet İnönü'ye verdi. Cevaben yeni hükümeti kendisinin teşkil etmesini, yalnız Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Aras ile Dahiliye Vekili Şükrü Kaya'nın değiştirilmesini istemiş. Dahiliye'ye doktor Refik Saydam, Hariciye'ye Şükrü Saracoğlu geldi. Adliye'ye de Hilmi Uran.
- Atatürk'ün Ankara'da yapılacak cenaze merasimi İkinciteşrinin 21'inci günü olacaktır.
- Yahya Kemal, Celal Bayar hükümetinin itimat reyi isteyeceği celseyi beklemeden İstanbul'a dönüyordu. Sordular. Cevap verdi: "Benim hükümete itimadım var. Lazım olan onun bana itimadı olması."
- İnönü Cumhurreisi olduktan sonra yakını olanlara şöyle demiştir: "Benim tabiatım külhanbeyliği hoş görmemektedir. Memlekette adalet ve müsavat isterim. Bana fenalık yapmak isteyenler ne yaptılarsa hepsi bilakis lehime çıktı."
- İnönü devrinde 1-TBMM'ye kuvvet verilecektir. Müzakereler canlanacak, vekiller hakkında tenkitler yapılacak, emniyeti vahdeti bozmayacak bir konuşma serbestliği temin olunacaktır. 2-Hırsızlığa ve suiistimallere karşı şiddetli mücadele açılacaktır. 3-Kanunun hâkimiyeti temin olunacak, külhanbeylik ve zorbalık kalkacaktır. Atatürk devrinde yanlış parti cereyanlarına kapılmış olanlardan salah eseri gösterenlere CHP'nin sinesi açılacaktır.
- Hüseyin Cahit arzu ederse CHP'ye girebilir. Cahit, Haber gazetesine yazı yazacaktır.
Bunlar dönemin CHP milletvekili Asım Us'un günlük notlarından alıntılardı. Ankara'da taşların yerine nasıl oturduğunu gördükten sonra İstanbul'a dönelim ve Org. Altay'ın anılarını hatırlayalım: Org. Fahrettin Altay 1'inci Ordu Komutanı olduğu için, Atatürk'ün cenaze töreninin de komutanı konumundadır. Ankara'ya soruyor:
- Cenaze namazı Ankara' da mı, İstanbul' da mı kılınacak?
Ankara'dan bu soruya "Yarın sabah Başvekil Celal Bey ile Genel Sekreter Hasan Rıza Bey İstanbul' a geliyor. Onlarla görüşürsünüz" cevabı geliyor. Ertesi sabah Dolmabahçe Sarayı'nda buluşuyorlar. Orada şu düşüncenin seslendirildiğini duyuyor Altay:
- İstanbul' da veya Ankara' da cenaze namazı esnasında bazı dini olaylar meydana gelmesinden laik hükümet çekiniyormuş. Namaz kılınmasa olmaz mı?

TÖREN BAŞLIYOR
Org. Altay şu cevabı veriyor:
- Bir şey olacağını sanmam, mutlaka namazın kılınması şarttır. Bu gelenek olmuş bir dini vecibedir. Namaz kılınmazsa bu millet 50 sene sonra 100 sene sonra mezardan çıkarır namazını kılar. Onun için namaz kılınmayacaksa beni vazifemden affetmenizi rica ederim.
Altay'ı yardımcısı Tümgeneral Cemil Cahit Toydemir de onaylıyor. Bunun üzerine Ankara'dan gelenler şu soruyu seslendiriyorlar:
- Evet namaz kılınsın ama mutlaka bir camide kılmak mecburi midir?
Buna "Hayır, namaz her yerde kılınabilir. Burada içeride veya dışarıda kılar, cenazeyi götürürüz" cevabını veriyor generaller. Bunun üzerine Celal Bayar "Vakıflar Müdürü Şerafettin Efendi'yi davet edelim. Namazı o kıldırsın" diye konuyu noktalıyor.
Ertesi sabah Saray'da birkaç saf teşkil edilip, Şerafettin Efendi'nin imamlığında cenaze namazı kılındıktan sonra tabut top arabasına konuluyor ve böylece tören başlıyor.

sabah



Bu yazı 347 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Eylül 2012 Sakın "Erdoğan'sız AK Parti" hesabı yapmayın!
    • 28 Temmuz 2012 "Büyük Kürdistan" bir Amerikan sorunudur
    • 16 Ocak 2012 Kıbrıs'ı da Kwai Köprüsü'ne benzetmedik mi?
    • 9 Ocak 2012 Orta yaş sınırı yükselirken artık kimse yaşlanmayacak mı?
    • 4 Ocak 2012 AK Parti başarılı olursa tüm Türkiye başarılı olacaktır
    • 29 Ekim 2011 Cumhuriyet Bayramımız hepimize kutlu olsun
    • 31 Ağustos 2011 Yeniden açılım günlerinin üslubuna dönülmelidir
    • 17 Temmuz 2011 Asıl sorunumuz acaba ''Şarklılık'' mı?
    • 9 Temmuz 2011 Siz değişmezseniz koşullar sizi değiştirir...
    • 26 Şubat 2011 İktidar iddiası bulunmayan muhalefet olur mu?
    • 25 Kasım 2010 CHP'nin sivil paşalarının sivil darbe ürküntüsü...
    • 11 Ekim 2010 Kılıçdaroğlu'nun önündeki tarihi fırsat
    • 22 Eylül 2010 Sentetik beyaz Türklerin dayanılmaz hafifliği
    • 11 Eylül 2010 Kim yalancı? Anayasa Mahkemesi mi, CHP lideri mi?
    • 9 Eylül 2010 İktidarı 'Evet' mi yoksa 'Hayır' mı güçlendirir?
    • 28 Haziran 2010 Üslubu tırmandırınca kelimeler kifayetsiz kalabilir
    • 12 Haziran 2010 Yeni dünyada eksen de merkez de farklı yerlerdeler
    • 7 Mayıs 2010 Teşekküre karşı benden de bir teşekkür...
    • 5 Ocak 2009 Basın ''Medya'' olmadan önce kol kırılır yen içinde kalırdı...
    • 3 Kasım 2008 Türk demokrasisinin sabırla imtihanında geçer not alabilecek miyiz?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,095 µs