En Sıcak Konular

Ertuğrul Özkök


Ertuğrul Özkök
0 0 0000

Gazetecilerin çekemediği iki fotoğraf



SİZE bir hafta arayla meydana gelmiş iki fotoğraf karesini anlatacağım. Daha doğrusu çekilememiş iki fotoğrafı.

Geçen hafta İstanbul’da "Feshane"de ilginç bir nikáh töreni vardı.

İçeride resmi nikáhtan sonra dini nikáh da yapıldığı için medya mensupları törene alınmadı.

Dolayısıyla içeride olup bitenler dışarı pek yansımadı.

Oysa içeride geleceğin siyasi şekillenmesi açısından dikkat çekici bir fotoğraf vardı.

Düğün sahibi, Gülhane Parkı işletmeciliğinden başlayıp yükselen bir işadamıydı.

Nikáh şahitleri ise Başbakan Tayyip Erdoğan ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’dı.

* * *

Önceki gün Başbakanlık santralından DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar aranıyor.

Arayan kişi bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan’dı.

Ancak o sırada Ağar uçakla İstanbul’dan Ankara’ya dönüyordu. O nedenle temas kurulamadı.

Erdoğan, kendisine geçmiş olsun demek için arayan Ağar’ı geri aramıştı.

Ağar aradığı sırada, Başbakan istirahatta olduğu için temas kurulamamıştı.

Ağar gece saat 23.00 sıralarında Trilye restorandan çıkarken Başbakan’la temas kurabiliyor ve geçmiş olsun dileğini iletiyor.

Bu basit gibi görünen geçmiş olsun telefonu, aslında iki lider arasındaki sıcak elektriğin yansımalarından sadece biri.

Şimdi bu iki fotoğrafı aklınızın bir kenarına koyun ve aşağıda aktaracağım siyasi analizin ışığında yeniden yan yana koyun.

Bakalım nasıl bir Türkiye geleceği göreceksiniz?

* * *

Dünyanın önde gelen gruplarından biri olan Citigroup, önceki gün bir siyasi analiz yayınladı.

Bu raporun çok küçük bir özeti, Hürriyet’in dünkü şehir baskılarında yer aldı.

SONAR tarafından yapılan ve İngilizce yayınlanan analizin başlığı şöyleydi:

"Gelecek seçimler: Anket sonuçları ve onların pazara yansımalarına yakın bir bakış."

Raporu hazırlayanlar, Türkiye’deki kamuoyu anketlerini analiz edip bundan seçim sonrası meydana çıkabilecek tablonun ne olabileceğini ortaya koymuşlar.

Citigroup raporuna göre önümüzdeki seçimden sonra şu ihtimaller ortaya çıkacak:

Yüzde 45 ihtimalle bir AKP-DYP koalisyonu.

Yüzde 25 ihtimalle bir CHP-MHP-DYP koalisyonu.

Yüzde 25 ihtimalle tek başına AKP hükümeti

Yüzde 5 ihtimalle bir AKP-MHP koalisyonu.

Demek ki, seçim sonrası senaryolarında yüzde 50 gibi çok ağırlıklı bir ihtimalle, yukarda anlattığım "çekilememiş iki fotoğrafa" uygun bir senaryo gündeme gelebilecek.

Bu senaryonun "psikolojik altyapısı" da şimdiden hazır.

* * *

Peki Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olup olmaması bu senaryoyu etkiler mi?

Yani, AKP’nin alacağı oylar ne olur?

Raporda, bu konuda da farklı senaryoların bulunduğu anlatılıyor.

Ancak orada da en ağırlıklı senaryo şu:

Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması AKP oylarını fazla etkilemez.

Ya DYP’nin durumu?

Citigroup raporunda, Nisan 2006 ve Şubat 2007 anketlerinin sonuçlarına göre 4 ayrı senaryo yapılmış.

Nisan 2006’da MHP barajı aşamaz görünüyorken, Şubat 2007’de aşıyor.

Bu iki senaryoya, DTP’nin bağımsız olarak seçime girmesi durumunda ortaya çıkacak 2 ayrı senaryo daha eklenmiş.

Bu senaryolarda DYP’nin oyları yüzde 10.9 ile yüzde 11.7 arasında değişiyor.

Bu senaryolara göre AKP en çok 299, en az 229 milletvekili çıkarıyor.

Öteki partilerin çıkaracağı en az ve en çok milletvekili sayısı da şöyle:

CHP: 102-130; DYP: 97-121; MHP: 96-112; Bağımsız DTP: 26-30

Evet, çekilememiş iki fotoğraf, bu ihtimal hesabına tam tamına uyuyor.

* * *

Şimdi gelelim en kritik soruya: Bütün bu senaryolar piyasaları nasıl etkiler.

Raporda bu sorunun cevabı da şöyle veriliyor:

Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması ve AKP’nin tek başına iktidara gelmesi durumunda:

Kısa dönemde piyasalar pozitif etkilenir, orta ve uzun vadede ise nötr veya negatife dönebilir.

Uzlaşmayla seçilmiş bir kişinin cumhurbaşkanı olması halinde ise piyasaların hem kısa hem de orta ve uzun vadede olumlu etkileneceği belirtiliyor.

AKP’li bir koalisyon durumunda ise Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması veya olmaması piyasalara yansımıyor, piyasalar her halükárda olumlu etkileniyor.

Ancak AKP’yi dışlayan bir koalisyon durumunda Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı kısa dönemde olumsuz etki yapıyor, orta ve uzun vadede ise bu nötre dönüyor.

AKP’siz bir koalisyon ve uzlaşmayla seçilmiş bir cumhurbaşkanının ise piyasalara olumlu veya olumsuz etkisi olmuyor.

Yani piyasaların olumlu etkilenmesi için mutlaka AKP’li bir hükümet gerekiyor.

hürriyet



Bu yazı 204 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ocak 2011 İslam’ın samimi sesi bu mektupta
    • 23 Eylül 2010 Hayır Ahmet, babanı sen öldürttün!
    • 2 Temmuz 2010 Halk avukatları silkeliyor
    • 1 Haziran 2010 Size sesleniyorum İsrailli dostlarım
    • 15 Mayıs 2010 O kitabı yeniden yayınlamak isterdim
    • 11 Şubat 2010 Postmodern faili meçhuller
    • 7 Ocak 2010 Eyvah, yine dil zaptiyeliği mi
    • 5 Ocak 2010 Önümüzdeki dönem yükselecek yazarlar
    • 3 Ocak 2010 Genel yayın yönetmeni nasıl gider
    • 9 Aralık 2009 Herkesin iki oy hakkı olmalı
    • 25 Kasım 2009 Ergenekon sanığı ile ortak hisler
    • 12 Kasım 2009 Bu da benim ilerleme raporum
    • 14 Ekim 2009 Kimse bana şunu sormadı
    • 1 Ekim 2009 Jurnalci gazetecilere yazıyorum
    • 16 Eylül 2009 Provokatör veya yoldaş
    • 11 Eylül 2009 Gazetecinin felaketi
    • 27 Ağustos 2009 Ben, gazeteci Ertuğrul Özkök
    • 28 Temmuz 2009 Cesur Türkler, cesur Kürtler
    • 16 Temmuz 2009 Manşet yapmamak doğru muydu
    • 8 Temmuz 2009 Kavgayı bitirmek için plan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,032 µs