En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Globalleştiriciler Türklerin varolma sanatına karşıdırlar



 “kederlerin yerini fikirler alır.”
marcel proust

İki yaklaşım var. Bir: Kuralları uygulamak. İki:Değerlendirme yapmak. Bir olay karşısında, iki yaklaşımdan bir tanesi kullanılabilir. İktisat biliminde kanıtlanmıştır ki, değişik olaylar karşısında kuralları uygulamak değerlendirme yapmak yaklaşımına göre etkin sonuç verir. Kuralları uygulamak, keyfiyetin önceden belirlenmesi ve olay ne olursa olsun belirlenmiş olan kuralların uygulanmasıdır. Değerlendirme yaklaşımında ise keyfiyet olayla belirlenir.

Tezler
1.Türkler gerçekleri bilmiyorlar.

2.Türkler, hakikatin ne olduğunu hissediyorlar.

3.Türklerin lider arayışları, Türklerin yükselişindeki en büyük engeldir.

4.Türkler, başlarına kötü şeylerin geldiğini biliyorlar. Bilmedikleri ise kötü şeylerin neler olduğudur.

5.Türklerin doktrini yanlıştır. Yanlış olan doktrin, son iki yüz yıldır kullanılandır. Terk edilmesi gereken bu doktrin, faydacılıktır. Faydacılık doktrinine dahil en sık kullanılan dört cümle:

5.1.Gereken her ne ise yapılacaktır.
5.2.İyi olan herşeyden yanayız.
5.3.Boş zamanlarımızda kitap okuruz.
5.4.Müziğin her türlüsünü dinleriz.

6.Faydacılık, Türklerin kuralları uygulamarına engeldir. Türkler her yeni olay karşısında değerlendirme yaparlar.

7.Kuralsızlık, dik durmaya engeldir.

Durum
Globalleşme, şiddet içeriyor. Süreç, şiddet doğruyor.

Globalleşme, herşeyi değişim değerine indirgiyor. ,

Globalleşme, gelenek ve kişilik karşıtı bir süreçtir. Herşeyi aynılaştırma, özün ortadan kaldırılması, tekleştirme, değiştirme ve yayma.

Globalleşme, dünyanın batılılaştırılması olarak değil ‘bir adaletli evrenselleşme’ olarak adlandırılıyor.

Piyasa, toplum ve devlete saldırıyor. Ortega Gasset, kütleleşmek kelimesini yazmıştı, globalleşme sürecinde özgürleşmek değil şeyleşmek yaşanıyor.

Yeni olan gelenek karşısında kazanıyor. Kitle, irade dışında itildiği yarışta önce geçmek için gelenekten kopuyor ve yeni olandan yana oluyor. Globalleşmenin yaydığı kişiliksizleştirmve ve şeyleştirme, karşı hareketi ortaya çıkarıyor. Karşı hareket, terörizmdir. Globalleşmeye tepki olarak terörizm, modern dönemde hiç bu kadar meşrulaşmadı. Gelenek dışına itilen, azınlıklaştılmış, başkalaştırılmış, ötekileştirilmiş olanlar hesap savaşına dahil edilmiş oluyorlar. Medeniyetler arası çatışma bir simulasyon olarak sunuluyor, amaç, gelenek olan herşeyin son olarak yok edilmesidir.

Türkler, globalleşme sürecine dahil değildirler. Süreç, Türklerin aleyhinedir ve Türklerin varoluş sanatlarına yönelik bir saldırıdır. Türkler, sermayenin peşinde giderken saldırıya maruz kaldıklarını görmüyorlar. Türklerin bilmediği ilk şey, budur. İkinci şey, kapitalist sistemin son gününe kadar Türklerin sistemdeki yeri değişmeyecektir. Nedeni açıktır: Türklerin sistem içindeki yeri politika ile belirlenmedi. Politika ile değiştirilemez. Yer, tarihin yasaları tarafından belirlendiğinden değiştirilemezdir.

Türkler, sermayenin peşinde giderken hayal görüyorlar. Türkiye, hiçbir zaman Fransa olmayacaktır. Türkiye’deki kitle hiçbir zaman Fransızlar kadar tüketmeyecektir. Kapitalizm varolduğu sürece Türkiye, herhangi bir iyi şeyin sahibi olamayacaktır. İktisadi gelişme, tamamen ve herkes için sona erdi. Türkler, global ölçekte çalışma yasaları olan piyasa sisteminin denetimine girdiler. Türkiye’de piyasa çalıştıkça devlet ve toplum bir şeyler kaybediyor. İktisadi olmayan nesneler değişim değerine indirnerek değişime konu ediliyor, önceki yerinden toplumdan koparılıyor. Kitle, telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya.
 
Türklerin herşeyi olan insanlıkları, globalleşme sürecinde yitiriliyor. Türklerde insanlık, bir toplum modelidir. Modelin unsurları olan yardımlaşma, farklı olanla dengeli ilişki, adalet prensiplerine dayalı dağıtım, karşılıklı rızaya dayalı mübade, tedbirli iktisat idaresi ortadan kalkıyor. Yeni model nedir? Yeni model, güvensizlikten kaynaklanan yabancılaşma modelidir. Toplum, parçalanıyor. İnsanlar azınlıklaştırılıyor, başkalaştırılıyor, ötekileştiriliyor, etkisizleştiriliyor, sayısallaştırılıyor.

Vatanın bölünmesi, kavram olarak eskidir. Toplum parçalanıyor. Hareket, hızlıdır.  Türkler, parasız yaşayabilirler. Çok ıspatlanmıştır. Türkler, geleneksiz yaşayamazlar. Çözülmedir. Bozgundur.

Türklere öneri
Türklerin seyretmekte olduğu oyun, Türkere karşıdır. Türkler, başkalarının kendilerine önerdiği başkalaşma yolunun tek yol olmadığını görmelidirler. Türkler, iki yüzyılda en azından şunu anladılar: Türklerin yeri Batı değildir. Türkler, geçen ikiyüz yılda Batı hayatına dahil olamadılar. Dahil olmaya çalıştıkları süreçte, gizliden gizliye hissettikleri şey ise Batı’nın herhangi bir değer sisteminin olmadığıdır. Daha açık kelimelerle yazılırsa şudur: Türkler, değer saydıkları herşeyi yitirdiklerinde Batılılaştıklarını bilmiş olacaklardır ki yokoluş demektir.  

Türklerin görünüşte sisteme dahil olmalarının zararı yok. Tek bir şartla: Esas olarak sistem dışında olduklarını bilmekten vazgeçmemeleri gerekir.

Akılcı olmak Batılıların işidir. Akıllı olmak, Türklerin ihtiyacıdır. Türkler akılcı olamaz, Batılılar akıllı değildir.



Bu yazı 632 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,399 µs