En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Asgeri operasyonunda Türkiye'nin rolü var mı?



İranlı general Ali Rıza Asgeri'nin kaçırılmasında Türkiye'nin rolü var mı? Başta ABD ve İsrail olmak üzere, Batılı istihbarat teşkilatlarının ana istasyonlarından biri haline gelen, hem Türkiye'ye hem de bütün bölgeye yönelik istihbarat trafiğinin çok yoğunlaştığı Türkiye'de ve İstanbul'da İranlı bir bakan yardımcısı kaçırılıyor. Türk istihbarat çevrelerinin bundan habersiz olduğunu söylemek mümkün mü?

Eğer mümkünse çok büyük bir zaaf var ortada. Eğer değilse Türkiye ne yaptı? Sadece izledi mi, işbirliği yaptı mı? Peki Türk-İran ilişkileri, Türkiye'nin bu tavrından nasıl etkilenecek?

Sıradan bir adam değil. Devrim Muhafızları'na komuta etmiş, Hizbullah'ın kuruluşunda rol almış, İran savunma planlarını çok iyi bilen, bazı iddialara göre nükleer sırlarına vakıf, Ortadoğu'daki bazı saldırılarda parmağı olduğu söylenen, Irak içindeki ABD-İran savaşının merkezinde, Irak'taki Şii örgütlerle İran arasındaki ilişkileri bilen birisi, İstanbul'un göbeğinden alınıp götürülüyor. Böyle bir kişinin Türkiye'ye girişi bile dikkat çekici olmalı. En sıradan vatandaşların bile izlendiği günümüzde, uluslararası niteliği öne çıkan ve bölgedeki gelişmeleri etkileyebilecek sırlara vakıf olan birinin Türkiye'yi girişinin fark edilmemesi mümkün mü?

Türk istihbaratının da etkin olduğu Irak'tan alınıp, yine Türkiye'nin yakın işbirliği içinde bulunduğu Suriye üzerinden İstanbul'a getirilen, Türk istihbaratının iç içe olduğu ABD ve İsrail istihbaratı tarafından İstanbul üzerinden götürülen bu denli önemli bir kişiden ve böyle bir operasyondan haberi olmayan bir istihbarat ne yapar?

İstanbul kadar Şam da zan altında. Suriye istihbaratının haberi olmadan böyle bir kişinin Şam'dan İstanbul'a gelmesi ya da getirilmesi düşünülebilir mi? O zaman, Türkiye ve Suriye ABD ve İsrail istihbaratlarıyla işbirliği yapmış olabilir mi? Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye teslim edilmesini hatırlayalım. Operasyon'da CIA ve Mossad'ın rolünü hatırlayalım. Öcalan operasyonu en önemlilerindendi. Ama çok sayıda böyle operasyon yapıldığı biliniyor. CIA uçakları ve gizli cezaevleri konusunda bile böyle bir işbirliği zaten var ve devam ediyor.

Hemen belirtelim ki; Asgeri hakkında şu ana kadar kamuoyuna sızan bilgilerin hepsi istihbarat kaynaklı. Hiç birinin doğruluğundan emin olamayız. Bu kadar gizli bilgiye sahip olup olmadığını, kaçtığını ya da kaçırıldığını, Türkiye ve Suriye'nin rolü olup olmadığını, Gerçekten Şam'a ya da İstanbul'a getirilip getirilmediğini, şu an nerede tutulduğunu tam olarak bilemeyiz. Belki İstanbul'a hiç uğramadı, CIA uçakları olayında olduğu gibi Irak'tan götürüldü. Küresel esir ticaretinin önemli merkezlerinden biri olan Almanya'daki ABD üssünde olup olmadığını de tam bilemeyiz.

Daha önce bu köşede, ABD, İsrail ve Türk istihbarat unsurlarının Irak'ta, özellikle de Kuzey Irak'ta nasıl iç içe çalıştıklarına dair dikkat çekici bilgiler aktardım. ABD ve İsrail'in Kuzey Irak'ta neler yaptıklarını, İsrail'den K. Irak'a füze nakillerini, bölgedeki İsrail üslerini ve füze depolarını, Türkiye'den bazı kişilerin onlarla nasıl iç içe çalıştığını, bütün bu trafikte ne tür roller üslendiklerini, bu kişilerin Türkiye-Irak-İsrail üçgeninde sürekli hareket halinde olduklarını, her İsrail ziyaretlerinden sonra Kuzey Irak'a yeni silah nakilleri yapıldığını vs…

Peki aynı unsurlar, bu operasyonda da rol almış olabilirler mi? Asgeri'nin bir aydan fazladır izlendiği, yani bu operasyonun uzun zamandır planlandığı biliniyor. Asgeri ister Suriye üzerinden getirilsin isterse Kuzey Irak üzerinden, bağlantı noktası İstanbul oluyor. Operasyonun gerçekleşmesinden üç gün önce, yukarıda sözünü ettiğim kişilere İstanbul'a gitmeleri talimatı verildi mi? Bu kişiler İstanbul girişinde CIA ve Mossad unsurlarıyla buluştu mu? Asgeri, İstanbul'a gelmesinden üç gün sonra mı götürüldü? Aynı kişiler, bugünlerde ABD'ye gitme daveti aldılar mı ya da gidecekler mi?

Bunları da spekülasyon olarak düşünebilirsiniz. Nihayetinde Asgeri ile ilgili gazetelere verilen bütün bilgiler bu nitelikte. Dolayısıyla diğer bilgilere göre çok da abartı değil.

Peki bir soru daha: İran-PJAK çatışmaları sırasında düşürülen helikopter, devrim muhafızları subaylarının öldüğü uçak “kaza”ları Asgeri operasyonunun da içinde bulunduğu daha kapsamlı çalışmaların ürünü mü? PJAK'ın ABD istihbaratı tarafından kurulup yönetildiğini hatırlatmama gerek yok sanırım.

Ve bir de merak: Asgeri olayından sonra, Asgeri kadar dikkat çekici isimler olmasa bile, bazı İranlıların İstanbul üzerinden Batı'ya kaçırılma ihtimali var mı? Mesela Mart ortalarında…

Burada bir ithamda bulunmuyoruz. İstanbul'un nasıl bir trafiğin merkezi haline getirildiğine, bu trafiğin önümüzdeki günlerde yoğunlaşacağına, karanlık ilişkilerin/ortak operasyonların dünyasına dikkat çekmeye çalışıyoruz.


yenişafak



Bu yazı 71 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,221 µs