En Sıcak Konular

Nasuhi Güngör


Nasuhi Güngör
0 0 0000

Yazı no: 72



Tam da 28 Şubat’ın onuncu yıldönümünü kazasız-belasız atlattık diye sevinirken ortaya yeni bir rapor çıktı.

Genelkurmay tarafından hazırlandığı söylenen raporda medya kuruluşları ve gazeteciler için ‘güvenilirlik değerlendirmesi’ yapılmış. Eğer rapor gerçekse, ki şu dakikaya kadar öyle görünüyor, ortada hem ciddi bir ayıp var, hem de tepeden aşağıya bir muhteva sorunu.

Yeni bir andıçla mı karşı karşıyayız? Bu tür meselelere isim koymak bile artık can sıkıcı hale geldi. Kendi payıma önce şunu söyleyeyim. Kimin ya da hangi kurumun benimle ilgili ne türden bir değerlendirme yaptığı umrumda bile değil. Dün nerede olduğum, bugün nerede yazdığım, yarın nerede olacağım tamamen benim kişisel serüvenimdir. Alın terini ben döküyorum, bedelini ben ödüyorum, gerekirse de hesabını ben veriyorum. Ne dün bulunduğum yerden hayıflanıyorum, ne de yarın ne olur korkusuyla yazı yazıyorum.

Kurumlar kendilerini takip eden medya kuruluşları ya da medya mensupları için akreditasyon uygulaması yapabilir mi? Bu uzun bir tartışma. En azından uzmanlık ve yeterlilik gibi kriterler üzerinde uzlaşma sağlanabilir mi? Eğer konulan kriterler mantıklı, açıklanabilir ve özellikle de herkese uygulanır durumdaysa bir parça evet denilebilir. Yok eğer Onuncu Yıl Marşı’nı sevenler ve sevmeyenler olarak diye tasnif ediliyorsak vay halimize.

Aklıma gelmişken şu sıralarda yeniden artmaya başlayan bir eğilime dikkat çekmek istiyorum. Yine kimi büyük gazetecilere, kimi büyük yerlerden önemli bilgiler veriliyor. Onlar da bunları ‘çok gizli’ koduyla köşelerine taşıyorlar.

Mesela bunlardan bir tanesine göre, ki kendisi TSK yanlısı olarak raporda yeralıyor, İran’ın yaptığı füzeler bırakın Ankara’yı, İstanbul’u, gidip ta Londra’yı vuruyor. Bu arada füzelerin menzili 1500 km. Ama olsun, belki yolda mola verip tekrar bir 1500 daha gidebilir! TSK yanlısı olarak raporlara geçen gazetecimiz bu bilgiyi Ankara’da yapılan ve üst düzeyde bir komutanın da yeraldığı bir toplantıdan aktarıyor. Demek ki kendisi bu konularda aldığını doğru dürüst aktaracak bir uzmanlık ve alan bilgisine sahip ve demek ki güvenilir gazeteci. Bilgiler doğrudan kulağına fısıldanıyor o yüzden.

Raporun muhteva sorununa gelince. Sadece star’la ilgili değerlendirmelere bakılırsa facianın boyutları görülebilir. Hadi bir an için şu meşhur sıfatların (dinci, muhafazakar, liberal vs.) ne anlama geldiğini bir kenara bırakalım. Ama raporda herşey öylesine birbirine karıştırılmış, öyle saçma sapan hale gelmiş ki anlamak mümkün değil.

Sizi bilemem. Ama yine sadece kendi payıma, TSK yanlısı gazeteci olarak adlandırılıp Türkiye’yi ateşin içine atmaya çalışanlarla yan yana olmayı değil, Ankara’da ‘TSK karşıtı’ Nihat Genç’le çay içmeyi tercih ederim. Ya da fırsat olsa İstanbul’da Eser Karakaş’la kahve içmeyi.

Bir de lütfen, en başta sevgili Nihat Genç’ten rica ediyorum. Bu rapordan hareketle ‘Beni nasıl TSK karşıtı ilan ederler, ben şurada duruyorum, filan tarihte de şunları demiştim’ türünden savunmalara girmesinler.

Yazının başlığına gelince. Rapora göre star’da TSK ile ilgili 71 olumlu ve 71 olumsuz haber yapılmış.

Bakalım 72’inci yazı dengenin ne tarafında yeralacak.



Bu yazı 155 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Nisan 2013 Kraliyet patron, biz taşeron muyuz?
    • 27 Eylül 2012 Ordu neden değişmek zorunda
    • 21 Eylül 2012 Eylül ayının kara listesi
    • 14 Eylül 2012 Yeni Türkiye ve yeni ekonomik model
    • 13 Eylül 2012 Libya saldırısı ve Türkiye’nin kodları
    • 3 Eylül 2012 Türkiye’nin yalnızlığı ve Mısır
    • 30 Ağustos 2012 Ankara-Paris rekabeti
    • 24 Ağustos 2012 İstihbarat zaafı var mı?
    • 23 Ağustos 2012 BDP niçin çıldırdı?
    • 17 Ağustos 2012 Fırsat treni telaşı
    • 16 Ağustos 2012 Yola nasıl devam edeceğiz?
    • 10 Ağustos 2012 ‘Gergin Barış’ın sonu mu?
    • 6 Ağustos 2012 PKK’nın intiharı
    • 27 Temmuz 2012 Henüz vakit varken
    • 20 Temmuz 2012 Suriye sorunu ve Türkiye’nin özgüveni
    • 19 Temmuz 2012 Şam’daki patlama ve Moskova’daki Türkiye
    • 28 Haziran 2012 Türkiye itibar mı kaybediyor?
    • 22 Haziran 2012 Mısır, Suriye ve derin iktidarlar
    • 21 Haziran 2012 Müzakere akıldır, güçtür
    • 14 Haziran 2012 Beka endişesinin dayanılmaz cazibesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,567 µs