En Sıcak Konular

Yalçın Doğan


Yalçın Doğan
0 0 0000

Sekiz bölgenin hikayesi



BAŞBAKAN Turgut Özal, 1983 seçimlerinde iktidara geldikten sonra, bir Bakanlar Kurulu’nda:

"Anayasayı değiştirme ve her şeyi yapma gücüne sahipken, askerler bunu o zaman yapmadı da, neden bize bıraktı? Biz bu kararnameyi kaldıralım. Bu, Türkiye’nin bütünlüğüne zarar verir."

1983 seçimlerinden önce, 12 Eylül askeri yönetimi biterken, ağzından çıkan her sözü yasa ve Anayasa hükmünde olan Milli Güvenlik Konseyi, iki önemli karar alıyor.

Biri, KKTC’nin ilanı. Diğeri, 4 Ekim 1983 tarihli Türkiye’yi sekiz bölgeye ayıran kanun hükmünde kararname.

12 Eylül’ün komutanı, daha sonra Cumhurbaşkanı Evren’in sözünü ettiği, Özal’ın yürürlükten kaldırdığı kararname bu. Türkiye bugün bunu tartışıyor.

ETNİK DEĞİL

Evren 24 yıl önce, Türkiye’yi sekiz bölgeye ayırmak düşüncesine nasıl geliyor ve o zaman neden uygulamıyor?

O yıllarda Çankaya’da basın danışmanı olan Ali Baransel’i arıyorum. Baransel, şunu aktarıyor, Evren’in ağzından:

"Ben Genelkurmay Başkanı iken, (12 Eylül öncesi), bir emir verdiğimde, dört kuvvet komutanına veriyorum, onlar hiyerarşi içinde aşağıya iletiyor. Yönetim kolaylaşıyor. Cumhurbaşkanı olunca, yönetimde kopukluk gördüm. Türkiye’yi idari açıdan bölgelere ayırmayı düşündüm. Bunu Milli Güvenlik Konseyi’ndeki arkadaşlarla konuştum, onlar da kabul etti. Ancak, bazı bakanlar itiraz etti, sonra bu kararnameyi çıkardık, uygulama yeni hükümete kaldı. Özal da, kabul etmedi."

Evren’in bugünkü düşüncesi askerlik deneyine dayanıyor. Ekliyor:

"Ben merkezdeki yoğunluğun azaltılmasından hareket ettim, Yoksa, etnik soruna çözüm arayışı asla değil."

Bu sözler yine de, her şeye mutlak egemen olduğu bir dönemde, uygulamaya neden gitmediğini açıklamıyor.

SİVİLLER BÖLÜYOR

Evren’i o tarihte bu düşünceye getiren bir başka olay var. Kim olduğunu söylemiyor, ama şunu aktarıyor:

"Bir gün Çankaya’ya İçişleri Bakanı geldi ve sabaha kadar uyuyamadığını söyledi, çünkü elliden fazla vali o gün bakanı aramış."

Ankara’dan, tek merkezden yönetimin güçlüğünü anlatmak üzere.

Burada ilginç olan, Özal’ın tepkisi. Oysa, daha sonra, "federasyonu tartışalım" diyerek, Türkiye’de fırtınalar kopartan Özal’ın kendisi.

Ama, o Bakanlar Kurulu’nda şu ifadesine tarih düşürmek gerek:

"Biz Türkiye’yi bölgelere ayırır ve bu kararnameyi uygularsak, bize, siviller Türkiye’yi bölüyor, damgasını vururlar."

Askerler kararnameyi çıkarıyor, ama vali ataması yok. Özal, 11 Temmuz 1984’te anılan kararnameyi TBMM İçişleri Komisyonunda reddettiriyor.

DÜŞÜNCE ÜRETMEK

Eyalet ya da federasyon, ya da ne ise, ama üniter devlet yapısı içinde, Kürt sorununun nasıl çözüleceğini kimse bilmiyor. Kişisel değil, kurumsal anlamda, devlet bununla ilgili düşünce üretmiyor.

Geçenlerde Diyarbakır DTP İl Başkanı bir söz söylüyor, tutuklanıyor. Tutuklama sonrasında, on bin Diyarbakırlı sokağa dökülüyor. Şimdi on bin kişiyi tutuklayacak mısınız?

Türkiye’nin bir numaralı sorununu silahla çözmenin mümkün olmadığını artık anlamak gerek. Yoksa, maliyet her geçen gün artıyor.

Evren yanlış hatırlıyor

SEKİZ bölge tartışmasına kaynaklık eden 4 Ekim 1983 tarihli kararnameyi dün buluyorum.

Kararnamede bölgeler şöyle sıralanıyor: Erzurum, Diyarbakır, Adana, Kayseri, Ankara, Konya, İstanbul, İzmir. Evren dünkü Hürriyet’te Trabzon ile Eskişehir’i ekliyor, o iki il yok, Konya ve Kayseri var, diğerleri tamam.

Özal döneminde tek bir bölgede farklı bir uygulama var. 84’te Olağanüstü Hal Valiliği kuruluyor. Merkez Diyarbakır ile terörün kol gezdiği çevre iller. Tam yirmi yıl sürüyor. 2004’te kalkıyor.

Şimdi hangi noktadayız?



Bu yazı 115 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Ekim 2008 Şehitlerin yüzde 26.8’i Kürt
    • 23 Ekim 2007 Sınır ötesi değil resmen savaş
    • 25 Temmuz 2007 Seksen yıldır süren inşaat
    • 20 Temmuz 2007 Ya devlet başa ya kuzgun leşe
    • 17 Temmuz 2007 Rüzgara göre yangın ayarlaması
    • 20 Nisan 2007 Aksu ve uzaydaki cinayetler
    • 6 Mart 2007 Banka deterjan değil
    • 2 Mart 2007 Sekiz bölgenin hikayesi
    • 9 Ocak 2007 Asıl gerçek 22’nci sayfadaki son cümlede
    • 3 Ocak 2007 Uzaktaki o savaşı izlememiz gerek
    • 30 Aralık 2006 Kanadoğlu, Emekli Subaylar Derneği onur üyesi
    • 26 Aralık 2006 Sezer bizi ne zaman temsil edecek
    • 15 Haziran 2006 Rahşan Ecevit’in partilerle dansı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,850 µs