En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Safra kesesi ameliyatı olana apandisit bedava



Sabah’tan Esra Tüzün’ün haberine göre Yeditepe Göz Hastanesi’nin sahibi Bedrettin Dalan ‘Kimse bizimle rekabet edemez. Bir hastane (Dünya Göz Hastanesi) lazer ameliyatlarını 250 euroya yapıyordu. Ben de ‘Aşağı çekin’ dedim. Bıçak fiyatına 200 euroya ameliyat yapıyoruz. Faiz ödemiyorum, kira ödemiyorum, halk yararlansın’ diyor. Dünya Göz Hastaneleri’nin sahibi Eray Kapıcıoğlu ise ‘Biz kimseyle rekabet etmeyiz. Herkesin aldığı malzemeyi biz çok ameliyat yaptığımız için yarı fiyatına alıyoruz. Fiyatı bu kadar çekebiliriz. İnanır mısınız ayda 2 bin ameliyat yapıyorduk 5 bine çıktı. Halk yararlansın istedik’ diye konuşuyor.

Aslında sağlıkta

reklam yasak

Ülkemizde sağlıkta reklam ‘güya’ yasak ama gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda, radyolarda, internet sitelerinde, afişlerde aklınıza gelen gelmeyen her yerde, her zaman, açığı, gizlisi, örtülüsü, sanalı reklamın her türlüsü yapılıyor. Oysa Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’ne göre bırakın reklamı ‘muayenehane tabelalarında ikiden fazla renk kullanmak, ışık verici vasıtalarla tabelaları süslemek’ bile yasak. Gazetelerdeki ‘teşekkür ilanları’ da tüzüğe aykırı. Ama dinleyen kim?

Artık hemen her kanalda özel ‘sağlık programları’ var. Bilmeyenler için söyleyelim, bu programların birçoğunun sponsorları özel hastaneler. Yani bir özel hastane o kanala ‘para ödeyerek’ ve bunun karşılığında da hep kendi doktorlarını ekrana çıkartarak ‘çaktırmadan’ reklamlarını yapıyor.

Birçok ‘kadın programı’nda da açıkça doktor ve hastane reklamı görülebilir. Dizilerin çoğunda hastane sahnesi var. Bunlardan geçtik; reklamlar haberlere bile girdi. İçinde sağlık haberi olmayan, bir hastanenin veya o hastanenin doktorunun ismi geçmeyen bir haber programı kaldı mı bilemiyorum.

Hastaneleri bu reklamlar da kesmemiş olmalı ki artık reklam kuşaklarında bile hastane reklamlarını görür olduk. Hamburgerci zincirleri gibi neredeyse her semtte bir şubesi olan göz hastanesinin reklamları Metin Şentürk’ün bile gözünden kaçmamıştır.

Reklama hayır

Peki, sağlıkta reklam olmalı mı, olmamalı mı?

Reklamı destekleyenler, bunu sanki bir ‘bilgilendirme ve tanıtım’ yöntemiymiş gibi sunuyorlar. İnsanların bu sayede yeni çıkan ilaçlardan, tanı ve tedavi yöntemlerinden haberdar olabileceklerini söylüyorlar. İyi de, insanın ayakkabı beğenir gibi, saç jölesi alır gibi ilaç veya ameliyat yöntemi seçmesi hiç olacak bir iş mi? Reklamla tanıtım ve bilgilendirme arasına bir sınır koymak mümkün mü?

Zaten Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü’nden reklam kelimesinin anlamına baktığımızda reklama karşı çıkanlara hak vermemek imkansız adeta: ‘Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol.’

Bu tanıma göre, reklam tam bir vahşi kapitalizm yöntemi. Hele de şu ‘her türlü yol’ sözü tüyler ürpertici. Daha çok satmak, daha fazla kazanmak için her şey mübah:

- Şimdi bademcik zamanı

- Prostatta kampanya...

- Safra kesesi ameliyatı olana apandisit bedava...

- Sezaryende mevsim sonu indirimini kaçırmayın...

- Mutluluk çubuğunda okazyon...

- Basurunu şimdi aldır, 4 ay sonra 12 taksitte öde...

Benden söylemesi, sakın ola ki sloganlara kanıp reklamlara inanıp ilaç almayın, bir yerinize dokundurtmayın, oranızı buranızı kestirmeyin. Başınıza bir iş gelirse de ‘tüketici köşesine’ başvurun.
 

 
star



Bu yazı 4,802 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,575 µs