En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Görüşmeli mi görüşmemeli mi?



Abdullah Öcalan yıllarca Suriye'de bu ülke yönetiminin ve gizli servisinin bilgisi dahilinde yaşadı. Yıllarca PKK'nın en önemli kampları Irak'ta değil Suriye kontrolündeki Lübnan'ın Bekaa vadisindeydi.
Türkiye ile Suriye'nin arası bütün o dönem boyunca hiç de 'iyi' olmadı. Bütün ulusal tehdit değerlendirmelerinde Suriye'nin adı 'düşman ülke' olarak geçti onca yıl boyunca.
Ancak bütün bunlara rağmen Türkiye bu ülkeyle ilişkilerini kesmedi. Sadece diplomatik ilişkileri de değil, kaç kez Başbakan düzeyinde seyahat düzenlendi bu ülkeye.
Türk Başbakan veya İçişleri Bakanları Suriye'ye gittiklerinde, Öcalan'ın evinin adresini, telefon numarasınını, kullandığı Mercedes'in plakasını verirlerdi ama Suriyeli yetkililer onların gözünün içine baka baka 'Baktık o adrese, öyle biri yokmuş' derlerdi.
Bu muameleye rağmen Türkiye bu ülkeyle konuşmaya devam etti. Taa en sonunda, 1998'de onların da anlayacağı dilden, yani ciddiye alınabilir bir askeri tehditle konuşana kadar diplomasiyi sürdürdük.
Bu ciddi güç kullanma tehdidinden sonra da, yeniden diplomasi konuştu. Şu an Türkiye-Suriye ilişkileri, iki ülke tarihinde olmadığı kadar iyi.
Bunları bir haftadır Türkiye'de yapılmakta olan anlamsız tartışmayla ilgili olarak yazdım.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki hafta bir seyahat dönüşünde gazetecilere, 'Gerekirse Kuzey Irak'taki Kürt yönetimiyle de görüşülür' anlamında bir şeyler söyledi.
Ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Washington ziyaretisırasında, 'PKK'ya yardım edenlerle ben asker olarak konuşmam' dedi.
Ardından Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 'Düşmanla bile konuşulur' dedi.
Al sana devletin zirvesinde polemik. Bir yanda hükümet, bir yanda asker.
Tabii bu ortamda yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı da bir toplantıdan çok bir boks veya güreş maçı gibi algılanmaya başlandı.
PKK'nın Kuzey Irak'ta destek gördüğüne, bu desteği de Irak Kürdistan'ının resmi ve meşru yönetiminden aldığına kuşku yok.
Oradaki PKK liderleri daha kısa bir süre önce Mesut Barzani'nin denetiminde olduğu bilinen televizyona çıkıp demeç verdiler.
PKK'nın Saddam döneminden, daha doğrusu Kuzey Irak'taki otorite boşluğu döneminden bile daha rahat hareket ettiği, artık lojistiğini
katır veya insan sırtında değil zamanında Türk ordusu tarafından oradaki peşmergelere verilmiş arazi araçlarıyla yaptığı vs. ayan beyan ortada. O kadar ortada ki, bu görüntüleri bir Fransız televizyonunda bile izleyebiliyoruz.
Yani, temelde Orgeneral Yaşar Büyükanıt haklı. PKK orada resmen destekleniyor.
Ama bir de geçmişi hatırlayın: Suriye de PKK'yı resmen destekliyordu ama o yıllar boyunca hiçbir Genelkurmay Başkanı çıkıp 'Ben Suriye ile konuşmam' demedi, kendisi ile hükümet arasına gerekmeyen bir mesafe koymadı.
Zamanında Suriye ile her düzeyde konuşan Türkiye, bugün de Kuzey Irak'la ve Bağdat'la da konuşur, hatta konuşmalı.
Ama galiba mesele konuşma-konuşmama meselesi değil. Galiba mesele başka.
radikal

Bu yazı 208 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,628 µs