En Sıcak Konular

Serdar Turgut


Serdar Turgut
0 0 0000

Aydının 28 Şubat’ı



Kurtlar Vadisi dizisi yasaklandı. İş lafa gelince anti yasakçı ve sansürcü olan aydınlardan çıt bile çıkmıyor. 12 Eylül dönemini solcular cephesinden anlatan bir dizinin yayını yasaklansaydı neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz; ortalığı yerinden oynatırlardı

Türkiye’de kendisine ‘aydın, entelektüel’ diyen insanların çoğunun ne kadar da ikiyüzlü ve korkak olduğunu biliyorum ama yeni bir gelişme olduğunda her defasında onların çapsızlığına tekrar şaşırmaktan kendimi alamıyorum.

Bizde aydınlar güya yasakçı zihniyete, sansüre karşıdırlar. Her defasında bunu ifade ederler. Ama sadece kendi inandıklarına, destek verdiklerine yasak ve sansür geldiğinde tavır almayı uygun buluyor bu beyler ve hanımlar. Temelde bu ‘başkalarına ne olursa olsun aman bana dokunmasınlar tavrıdır’ ve Almanya’da Nazizmin yükselip iktidara gelebilmesine imkan sağlayan en önemli etkenlerden birisidir bu tavır.

Şimdi Kurtlar Vadisi dizisi yasaklandı. İş lafa gelince anti yasakçı ve sansürcü olan aydınlardan çıt bile çıkmıyor. 12 Eylül dönemini solcular cephesinden anlatan bir dizinin yayını yasaklansaydı neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz; ortalığı yerinden oynatırlardı. Bu ikiyüzlülük aslında bir insanın aydın ve entelektüel sayılmaması için yetip de artması gereken bir nedendir. Ama Türkiye’de insanlar kendi tavırlarının sorumluluğunu üstlenmezler. Kimse de onlardan hesap sormaz. Böylece kimsede utanma filan kalmaz ve ‘aydın’ diye bilinen insanlar ülke problemleri üzerinde fikir bildirmeye devam edebilirler. Utanmazlar, sıkılmazlar...

Yani şunu da söyleyeyim; Kurtlar Vadisi’nin yasaklanmasına illa da karşı olması gerekmez bir aydının. Ama bu sefer de dizinin yayından kaldırılmasına neden destek verdiğini anlatması gerekir. Bunu da yapamazlar; çünkü kendileri hakkında kurdukları efsane de böyle davranmalarına engeldir. O efsaneyi birçok insan yiyebilir ama ben yemem. Çünkü ben bu insanları tanıyorum. Nasıl düşündüklerini, nasıl yalanlar söylediklerini, yaşamlarıyla teorik düşüncelerinin nasıl da çeliştiğini çok iyi bilirim.

İkiyüzlü tavrını sergilemekte olan sol liberal çevreler, iş lafa geldiğinde halk değerlerine ve halka çok önem vediklerini, saygı duyduklarını söylerler. Ancak bu laflara rağmen sol liberal çevreler halktan hiç de hoşlanmazlar. Halkın tercihlerini küçük görürler. Bu hislerini açıklıkla ifade eden benim gibi insanları ne kadar da kınadıklarını anlatıp, yazarlar. Sonra da halkın görmek istediği bir dizi kaldırılınca, kimse halkın tercihlerinden söz etmeyi aklına getirmez. Onlar için halk, ancak sol fikirlere açık olduğu ölçüde sevilebilecek bir şeydir. Ama Türkiye’de halk hiçbir zaman onların istediği kıvama gelemez. Hiçbir zaman sola sempati duymaz. Bu nedenle aydınlar, halk hakkında bazı mitler, efsaneler yaratır ve kendi dediklerine kendilerini inandırırlar.

Açıkça söyleyeyim; ben halkın tercihlerine hiçbir zaman saygılı olmadım, önemsemedim halkı. Bu yüzden de kendimi onların sevdiklerini sevmek zorunda hissetmedim hiçbir zaman. Kurtlar Vadisi’nden de kaçınmaya çalıştım uzun süredir. Bu hayli güç oldu ama en azından uğraştım bunun için. Ama şimdi benim beğenime uymasa da bir dizinin sansürlenmesine tüm gücümle karşı çıkmayı görev sayıyorum. Bu tavrımın ‘aydın’a asıl yakışan tavır olduğunu düşünüyorum. Üstelik ben kendimi ‘aydın’ da saymıyorum. Sadece sorunlar üzerinde düşünmeye çalışan bir insanım ben o kadar. İşine geldiği zaman halk yalakası kesilen ‘Türk aydını’ndan sadece utanıyorum bugünlerde, o kadar...



Bu yazı 186 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2009 Cemaat ile TSK diyaloğa girmeli
    • 22 Aralık 2008 Erdoğan’ın kızının resmini görünce utandım
    • 11 Aralık 2008 Modernizmin ölümü ve anlamsızlık
    • 11 Kasım 2008 Fehmi Koru’nun yazısının şifreleri
    • 3 Kasım 2008 Acımasız düzen
    • 31 Ekim 2008 Medya Faşizmi nedir?
    • 28 Ekim 2008 THY’nin devrimci kararı
    • 24 Ekim 2008 Krizi fırsata çevirmek
    • 22 Ekim 2008 Kriz komplo olabilir mi?
    • 2 Ekim 2008 New York şehrinin kapanması
    • 16 Eylül 2008 Doğan’ın büyük kötülüğü
    • 17 Ağustos 2008 Medya da temizlenecek
    • 7 Ağustos 2008 Taşlar yerine böyle oturur
    • 27 Temmuz 2008 Faili meçhul hayatım
    • 17 Haziran 2008 Derin devlet gurusu
    • 23 Mayıs 2008 S-muhtıra
    • 1 Mart 2008 ABD’ye nanik yapılmaz
    • 29 Şubat 2008 Bölgenin ‘Büyük Abi’si
    • 9 Şubat 2008 Fakirlik ebedi oldu
    • 15 Ocak 2008 Enerji güvenliğinde stratejik ortaklık

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,994 µs