En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

En kaçak AKP’li: Mehmet Aydın



NE çok sevinmiştik Mehmet Aydın Hocamız siyasete girdi, "Diyanet’ten sorumlu bakan" oldu diye...

Umudumuz şuydu:

Memleketimizde ateşi hiç düşmeyen "Din-iman-irtica" mevzularında "filozof hocamız", derin felsefi birikimine yaslanarak öyle bir racon kesecekti ki...

Gerilimin ateşi düşecek, toplumsal barış sağlanacak ve en azından bu alanda önemli gelişmeler sağlanacaktı.

Çünkü hocamız, toplumun tüm kesimlerinin güvenini kazanmış, üslup sahibi, yaklaşımları derinlikli, "saygın" bir isimdi...

Fakat... Heyhat!

İşte görüyorsunuz:

Şunca zamandır "Hocamız", tam anlamıyla "kaçak" durumda!

Sanki "Diyanet’ten sorumlu bakan" değil de, "Dünyanın gidişatından sorumlu bakan" gibi davranıyor.

Kendi memleketindeki onca gerilimli alanı bir tarafa bırakmış, Blair’in sofrasında "küresel barış" için savaşım veriyor...

***

Kişisel olarak da adının başında yer alan "Din hocası" ya da "İslami entelektüel" gibi sıfatları unutturmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Dini bir konuda konuşması mı gerekiyor, hocamız kaçaktır.

Diyanet’le ilgili bir konuda talepte bulunması mı gerekiyor, hocamız kaçaktır.

Tarikatlarla ilgili bir mesele mi var, hocamız kaçaktır.

Alevilerin artan talepleri mi söz konusu, hocamız kaçaktır.

Sanki "din" ile "Mehmet Aydın" arasında var olan bağlantıyı zihinlerden söküp atmak için elinden ne geliyorsa yapıyor gibi...

Ne tuhaf değil mi?

***

Meşhur hikayedir:

CHP’nin Demokrat Parti karşısındaki eriyişini durdurmak isteyen CHP kurmayları, İsmet Paşa’ya "Paşam, halka hitap ederken biraz dinden imandan söz etseniz" diye ricada bulunmuşlar.

İsmet Paşa da "İlk fırsatta tamam" demiş.

Fırsat çıkmış, Paşa ahaliye hitap etmiş ama ne dinden, ne imandan söz etmiş.

Bunun üzerine CHP kurmayları "Paşam hani dinden imandan söz edecektiniz?" diye gücenmiş bir şekilde sorunca Paşa şu yanıtı vermiş:

"Allahaısmarladık dedim ya...".

Hadi İsmet Paşa, "Dini siyasete alet etmemek" gibi bir hassasiyeti abartıyordu.

Peki Diyanet’ten sorumlu bir bakan olarak Mehmet Aydın hocamıza ne oluyor ki, "Allahaısmarladık" bile demekten imtina ediyor?

***

Ben bu sorunun yanıtını biliyorum:

Mehmet Aydın Hocamız, Çankaya’ya oynuyor.

"Madem Tayyip Erdoğan’ın aday olma ihtimali yüzde ellidir, o zaman benim Cumhurbaşkanı olma ihtimalim de yüzde ellidir" diye düşünüyor ve bütün stratejisini işte bu yüzde ellilik ihtimal üzerine kuruyor.

Eh, Cumhurbaşkanı olacak zatın "din-diyanet" ile kurduğu herhangi düzeydeki bir bağlantı, devletin hassas odaklarının hoşuna gitmeyeceği için...

Mehmet Aydın hocamız, dinle bağlantısını unutturmaya çalışıyor.

Ne acı değil mi?

Koskoca Mehmet Aydın hocamızı, "Cumhurbaşkanı olma ihtimali" esir almış durumda...

Ve bu esaret yüzünden yapılacak onca faydalı hizmet akamete uğruyor, "koca profesör" tamamen işlevsiz kalmayı tercih ediyor.

Gerçekten ne acı! Gerçekten ne hazin!



Bu yazı 347 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,678 µs