En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!



Silah üzerine ‘ölme’ ve ‘öldürme’ yemini ettiren emekli kurmay albay yaptığı işin çok normal olduğunu söylemiş. Bu işi stadyumlara da taşıyacağını söyleyen kıymetli albay, bir de, ‘Bundan niçin rahatsız oluyorlar ki?’ diye hayret göstermiş.

Bu konuda yorum yapmak istemiyorum.

Elbette bu ülkede savcılar var, gereğini yapacaklardır.

Herhalde yapacaklardır. Çok umutlu olmamakla birlikte, iyi niyetimi korumak istiyorum.

Benim dikkatimi, daha çok, emekli albaya atfedilen bir söz çekti.

Diyesiymiş ki albayımız, ‘Bu ülkede tam 13.500 hain var. Bu hainlerden tek tek hesap sorulacak.’

Bunu, ‘Kuvayı Milliye Derneği’nin Mersin temsilcisi olan K. C. diye birine söylüyor.

Bu 13.500 rakamını nasıl elde etti?

Hesap sorulmuş Hrant Dink buna dahil miydi? O zaman geriye 13.449 hain mi kalıyor?

Aklıma, nedense, bir büyük ordunun komutanlığından emekli olan kıymetli orgeneralin söyledikleri geldi. Değerli orgeneral, kendisi gibi düşünmeyen herkesi tek kalemde ‘vatan haini’ ilan etmiş, bu olay kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Normal ülkelerde durum nasıldır bilmiyorum.

Rahatlıkla ‘normal’ sıfatını kullanabildiğimize göre, normaldir herhalde.

Fakat, gelişmesine izin verilmemiş cennet vatanımızda bazı şeyler hiç de normal görünmüyor. Mesela, bir ‘hain arama alışkanlığı’na sahibiz.

Hep lumpenleri suçluyoruz ama, her düzeyden insanda rastlanabilecek bir alışkanlık bu. Çoğunluğunu okumuş-yazmış takımı oluşturuyor üstelik. Aralarında parti lideri de var, emekli asker de var, ‘sivil toplum faaliyeti’ yaptığını zanneden işadamları da var... Devlet başkanları bile var.

Kökü İttihat ve Terakki’ye, hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanan bir alışkanlık...

Şanlı Türk tarihinin birçok döneminde, şartlara ve konjonktüre göre birtakım ‘hainler’ türetilmiş, bu durum iç politikanın manivelasında kullanılmıştır.

Kendisi gibi düşünmeyenlere ‘hain’ damgasını vuran mütekait general, (herhalde ‘demokratikleşme’ taleplerini kastederek) ‘bu hainlerin yeni yetiştiğini, başka hiçbir ülkede böyle vatanını satan kişilere rastlanmadığını’ söylüyordu.

Ki, bir de yanlış beyanda bulunuyordu.

Her dönemin bir hain edebiyatı vardır oysa.

Murat Belge’nin de söylediği gibi, ‘Generalin fikir ve rütbe arkadaşları 20. yüzyılın başından itibaren durmadan hain tespit ettiler. Nurettin Paşa, Ali Kemal’i kışkırttığı insanların eline verip linç ettirdi, asılı cesedinin üstüne de ‘Artin Kemal’ diye yafta yapıştırdı. Kenan Esengin’in ‘Milli Mücadelede İhanet Yarışı’ diye bir kitabı vardır. Generallerden Faruk Güventürk’ün yeşil takke giyiyor diye bir adamı sokaklarda sürüklediğinin fotoğraflarını hatırlarız. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün genel askeri söyleminin yanı sıra sıkıyönetim komutanlarının bildirilerini hatırlarız. Türkiye’de ‘hain’ hiç yeni çıkmış olabilir mi?’

Demek ki, güncel zaruretlerden kaynaklanmıyormuş bu alışkanlık.

Hep varmış...

Belki de ‘vatanseverlik’ denilen şeyin ne olduğunu tartışmak lazım... ‘Demokrasi’ ve ‘hukuk’ diyenleri bir kalemde hain ilan eden eşhasın, bu cesareti nereden aldığını...

Tartışalım tartışmasana da, korkarım bu gidişle üzerinde vatanseverliğimizi kanıtlayacağımız bir vatan da kalmayacak...

Bitirmeden önce, ‘Sen vatan haini Ali Kemal’i mi savunuyorsun?’ diyecek ateşli arkadaşlar için de küçük bir not düşmek istiyorum.

Ali Kemal’i elbette savunmuyorum.

Öldürülecekse, cezasının mahkeme kararıyla infaz edilmesi gerektiğini söylüyorum.

Çok basit bir şey söylüyorum.

‘Hukuk devleti’nde olması gereken bir şeyi söylüyorum...
star



Bu yazı 350 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,681 µs