En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

En korkutucu dernek...



Silah ve Kur’an üzerine yemin etmişler. Bir tür İttihat Terakki raconu... Yemin işlerini organize eden F. K. isimli bir emekli kurmay albay.

Bu F. K. dernek üyelerini topluyor, ‘Bu uğurda öldürmek var, öldürülmek var! Bin kere pişman olmak, çoluk çocuğunun önünde pişman olmak var...’ şeklinde nutuklar atıyor.

Hangi uğurda öldürmek ve öldürülmek?

Bir dernek mensubu, niçin ölmek ya da öldürmek niyetiyle yola koyulsun ve bu ‘kutsal yol’un bizi götüreceği yer neresidir?

İşin daha da dramatik tarafı şu:

Töreni çocuklara da izlettiriyorlar. Her biri muhtemelen geleceğin Polat Alemdar’ı yahut Memati’si olacak çocuklar...

Derneğin ismi, ‘Kuvayı Milliye Derneği.’ (Neden bu yanlış yazımda ısrar ettikleri de anlaşılabilmiş değil...)

İsminden de anlaşılacağı üzere, vatanın tehlikede olduğunu düşünen insanların kurduğu, yine muhtemeldir ki ‘Dernekler Yasası’na göre faaliyet gösteren bir kuruluş.

Siz isterseniz, ‘sivil toplum örgütü’ de diyebilirsiniz.

Madem 28 Şubat sürecinde darbenin tedvirine memur yazılmış birtakım oluşumlar kendilerini sivil toplum örgütü etiketi altında pazarlıyor, ‘neo-kuvvacılar’ın eksiği ne? Onlar da silah üzerine sivillere yemin ettirerek, basbayağı sivil faaliyet yapıyorlar işte.

Yeri gelmişken, bizde sivil toplum örgütlerine niçin ‘sivil toplum örgütü’ dendiğini de açıklayayım.

Hayır, bizdekilerin Gramsci’yle bir ilgisi yok, ‘sivil’ sözcüğünün çağrıştırdığı ‘politik tavır alışlar’la da ilgisi yok, ‘anti-militarist’ yönelimlerle ilgisi zaten bulunamaz. İçinde siviller varsa, biz o örgütlere ‘sivil toplum örgütü’ diyoruz. Neyse...

Değerli emekli kurmay albay F. K.’nin silah ve Kur’an’a el bastırarak ettirdiği yemin şöyle başlıyor: ‘Türk anadan, Türk babadan doğmuş, soyunda dönme olmayan Türk oğlu Türküm ben.’

Olayı haberleştiren Yeni Şafak refikimizin iddiasına göre, törenin yapıldığı salonda, ayrıca, ‘Kuvayı milliye asla affetmez’ ve ‘Kuvayı Milliye mazlumların ahını ahirete bırakmaz’ yazılı afişler bulunuyormuş.

Buna ne denir bilmiyorum.

Benim içimden ‘Aferin’ demek geçiyor.

Keşke ‘Kuvayı Milliye Derneği’ değil de, ‘Anadan Babadan Türk Olanlar ve Türk Kalanlar Derneği’ denseydi. Böylesi amaca daha uygun olurdu.

Olurdu ama, burada da şöyle bir durum ortaya çıkıyor:

Irka istinat eden dernek faaliyeti olabilir mi?

Hadi oldu diyelim, silah ve Kur’an üzerine yemin de nereden çıktı?

Hem, ‘mazlum’ olarak zikredilenler kim?

Bu dernek kimi affetmeyecek?

Derneğin Mersin temsilcisi K. C. ‘Dernek başkanınca Türkiye’de tespit edilmiş 13.500 hain bulunduğunu, bu hainlerden hesap sorulacağını...’ söylüyor.

İşin içinde ‘silahlı yemin’, ‘ölmek’ ve ‘öldürülmek’ olunca, insan ister istemez merak ediyor: Bu hesap silahla mı sorulacak?

Benim merak ettiğim husus da şu:

Her türlü düşünce beyanının ‘suç’ kapsamında değerlendiren ve 301 alanına taşımakta tereddüt etmeyen ilgili kurumlarımız,

işbu ‘silahlılar’ derneği hakkında nasıl bir işlem başlatmayı düşünüyor?

Daha doğrusu, düşünüyor mu?

Düşünmüyorsa, neden?



Bu yazı 87 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,375 µs