En Sıcak Konular

Oray Eğin


Oray Eğin
0 0 0000

Hürriyet'in fotoğraf hilesi



Normal şartlarda bir yazıişleri işgüzarlığı diye geçiştirilecek bir olayı Hürriyet gazetesi yaparsa, bu işin büyümesi, konuşulması, hatta üzerinde komplolar üretilmesi çok doğaldır. Geçen gün Akşam’da yayımlandı; Hürriyet müthiş bir gaflete düşerek bir fotomontaj olayına girişti, Cumhurbaşkanı Sezer’i resimden çıkardı. Altında art niyet var mı, politik bir mesaj mı veriliyor, bilmiyorum. Doğrusu, öyle büyük hesaplara da girişmeye niyetli değilim.

Açıkçası, Hürriyet’in o garip görsel yapısında, hiçbir grafik bütünlüğüne uymayan, kurallarüstü grafik yapısında başlığın dişiye alınıp bant şeklinde atılmasından dolayı Sezer’in diğerlerine göre kısa olan boyundan dolayı kaybolacağı endişesi yaşanmış olabilir diye düşünüyorum. Bir parlak fikirli de kalkıp Sezer’i photoshop’la dışarı çıkarmayı uygun görmüştür belki de.

Böyle bir şey yerel gazetede olsa, kolaylıkla geçiştirilir. Ama Hürriyet hâlâ bugün Türk basınının taşıyıcı kurumudur ve herkesin gözü üzerindedir. Tarihi ve gücünden dolayı sorumluluğu da daha fazladır. Dolayısıyla hatalarını da başarılarını da abartıyla karşılamak alışılagelmiştir.

Bu olay büyük bir gazetecilik zaafıdır. Hürriyet’in de böylesi bir zaafı kaldıracak lüksü yoktur maalesef.

Uluslararası gazetecilik kuralları, fotoğraflarla oynama yapılmasını engelliyor. Türk sayfa sekreterleri akademiden yetişmediği, ofisboyluktan Mac’lerin başına geçtikleri için ince detayları bilmezler, şablonları da kolaylıkla bozarlar ama yaygın ölçülerde kabul gören kurallar fotoğrafla oynanmasını engeller.

Sola bakan bir adam, sağ sayfada işgüzar sayfa sekreterinin inisiyatifine kalmış bir şekilde zorla sağa baktırılır. Oysa buna hakkı yoktur. İnsan yüzü eşit olmadığı için, ters çevrilen fotoğraf bilimsel açıdan da o insana ait değildir artık. Bu bir nüanstır, yazık ki bunu anlayacak kişi çok azdır. Böylesi değişikliklerde kimi aksesuarlar; küpe, kol saati de yer değiştirir ve fotoğraf bu bakımdan da “doğru”yu yansıtmaz; gerçek değildir çünkü.

Ancak Türkiye’deki sayfa sekreterleri zalimce, cahilce, cüretkâr bir şekilde bu kuralları hiçe sayar, kafalarına göre fotoğrafla oynarlar. Biri artık bıyıklı değilse, ama elde sadece bıyığı varsa airbrush’la dudağının üstünü temizlemek çözümdür. Fotoğrafta olmayan eller eklenir, bacaklar takılır, anatomiyle oynanır. Bütün bunların da estetik olduğuna inanılır.

Bu fotoğraf hilesi Hürriyet’in inandırıcılığına, prestijine büyük zarar vurmuştur. Ama ilk ve tek değildir; çünkü bir süredir Hürriyet’te süregelen yazıişleri zaaflarının bir göstergesidir bu fotoğraf operasyonu.

Hürriyet yazıişleri son yıllarda o kadar zayıfladı, o kadar bilgisizleşti ki yaptıkları hatalar affedilir cinsten olmamaya başladı. Nitekim, bir süre önce yazıişleri müdürlerinden tecrübeli bir isim Neyyire Özkan “Müdürlük kimlere kaldı” diye şikayet edip, adının künyeden çıkartılmasını istemişti. Sonra başka bir titrle künyeye kondu adı.

Asıl mesele Hürriyet’in yalanlanan manşetleri, yediği tekzipler falan değil. Bunlar o kadar önemli değildir. Napoleon’un Kral yapılması gibi temel bilgi zaafları daha vahimdir. Yanlış haber düzeltilir ama cehaletin ilacı yoktur.

Temel gazetecilik kurallarını bilen bir kişi bile bu büyük gazetede kalmadı mı?

--------------------------------------------------------------------------------

Milliyet’e yeni başyazar?

Dün, Milliyet’in başarılı yayın yönetmeni Sedat Ergin gazetede bu göreve geldiğinden beri ilk kez kendi imzasıyla bir yazı yayımladı. Birinci sayfadan da genişçe duyurulan Ergin’in yazısı kendi gazetesiyle ilgiliydi. Ancak, bu köşenin sembolik anlamı daha büyük. Ergin, yayın yönetmenlerinin yazı yazmaması gerektiğine inanırdı, ancak kendisi Türkiye’nin en önde gelen siyasi yazarlarından olduğundan bu ilkeyi uygulaması da okuru mahrum bırakmak anlamına gelecekti.

Bir ara formül bulunmuş gibi görünüyor: Sedat Ergin, bundan böyle Milliyet’in hem yayın yönetmeni, hem de ‘de facto’ başyazarıdır.

Usta gazeteci Güneri Cıvaoğlu’nun dünkü birinci sayfa anonsunda ise yazısının sonunda başyazarlar için alışılagelen iç sayfaya gönderme anonsu olarak “Devamı sayfa 17’de” yerine, köşe yazarları için kullanılan “Yazısı sayfa 17’de” ifadesi kullanılmıştı.

--------------------------------------------------------------------------------

Balçiçek’in aradığı yanıt

Dün, küçük hanımefendi köşesinde soruyor: “Yazdığımız, çizdiğimiz, yaptığımız her şey birilerine uygun, diğerlerine terbiyesiz, uygunsuz geliyor olabilir. Biz de bugüne kadar medyadan diskalifiye edilmeli miydik?” Yanıt çok basit: Evet! Yüzbinlerce kere evet!

akşam



Bu yazı 14 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Mayıs 2007 Değişen kartvizitler ve dönemsel zenginler 
    • 30 Mart 2007 İlginç bir ailenin iflası 
    • 7 Mart 2007 Bir kanal ölü doğarsa... 
    • 26 Şubat 2007 Mehmet Barlas'ın şefkatli elleri
    • 8 Şubat 2007 Hürriyet'in fotoğraf hilesi
    • 7 Şubat 2007 Bu kadar ucuz mu?  
    • 29 Ocak 2007 Sezercik düşman parçası  
    • 23 Ocak 2007 Atlas bebek neden doğdu? 
    • 17 Ocak 2007 Bir komplo teorisi
    • 27 Aralık 2006 Vesikalı yarim 
    • 21 Aralık 2006 Bu kodları çözmemiz gerek  
    • 6 Haziran 2006 Haber kanalları tehlikenin farkında mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,565 µs