En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Haber kirliliği



Gün geçmiyor ki, bir yerlerden Hrant Dink suikastıyla ilgili yeni bir haber gözümüze takılmasın, kulağımıza erişmesin... Fotoğraflar, videolar eşliğinde geliyor haberler, yeni tanıklar sahneye çıkıyor, hiç duyulmamış isimler ortaya atılıyor... Devletin kurumları arasında sürtüşmeler yaşanırken toplum her yeni gelişmeyle bir daha sarsılıyor; daha önce hiç okumadığımız türden “Bu ülkede artık yaşanmaz” sonucunu kapımıza dayayan yorumlarla karşılaşıyoruz... Bir yerlerimiz acıyor, yaralandığımızı hissediyoruz...

Nobel ödüllü Orhan Pamuk'un ülkemizi terk etmesi de yaramızın üzerine tuz-biber ekiyor...

Ne oluyoruz?

İlk akla gelen sebep, bir çok yorumcunun da yeğlediği gerekçe: Sistem çöküyor, görüp işittiklerimiz o çöküşün sesleri... Devletle birlikte bizlerin de güvenliğinden sorumlu kurumların birbirine düşmesi çöküşün hem sebebi, hem de habercisi... Kâtille yanyana görünmek için yarışan güvenlik görevlileri, görüntüye bayrak ekleme titizliği, Atatürk'ün vecizesinden kâtilli poster oluşturma gayreti... Bunlar, sistemin çökmekte olduğunun işaretleri...

Mâkul gibi görünen bir gerekçe bu, ama yine de sormadan edemiyoruz: Acaba?

Bir başka sebep, herbirimizin yıllardır taşıdığımız bir umutla ilintili: Sonunda devlet bağırsaklarını temizlemeye karar verdi; pislikler ortalığa bu yüzden saçılıyor... Her kurumda pisliğe bulaşmış olanlar kadar durumdan rahatsızlık duyan temizler de var; bu iki grubun çekişmesi manşetlere ve ekranlara yansıyor...

Gönlümüze hoş geliyor gelmesine bu 'temizleme' ameliyesi, ancak yine de önceki hayal kırıklıkları aynı soruyu sorduruyor: Acaba?

Burası Türkiye ve iyiler ile kötülerin mücadelesi başka ülkelerden farklı cereyan eder burada. Halk, her seferinde, pisliklere bulaşmadığına inandığı siyasîlere -temiz kalmalarını bekleyerek- yol verir, iktidara taşır. ANAP böyle gelmişti iktidara, DYP ve SHP'nin ANAP'ı geriletmesi de benzer vaatlerle gerçekleşmişti. Tansu Çiller 'temiz eller' kampanyası açmamış mıydı? MHP 'yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele' sözü vermişti topluma. Ak Parti ise yepyeni kadrosuyla her türlü yanlışlığa “Yeter” diyerek topladı oyları.

Böyle olduğu halde, her siyasî kadronun diğerine devrettiği en büyük miras, toplumun müthiş rahatsız olduğu ve temizlenmesini istediği burun direklerini kıracak çaptaki pisliklerdir.

Tersine bir keskin kararlılık gösterisiyle karşılaşıp somut adımlar atıldığına inanana kadar, Ak Parti'nin öncekilerden bütünüyle farklı davranacağı üzerine iddiaya girmekten şahsen korkarım. Bu yüzden de, manşetlere tırmanıp ekranları işgal eden haber bombardımanını kuşkuyla karşılamama müsaade ediniz. Haberin bolluğu her zaman doğru sonuca ulaşmayı sağlamaz çünkü; bol haber, çoğunlukla kafa karışıklığına yol açar, o da esas hedeften sapmayla sonuçlanır çoğu kez.

Hepimizi galeyana getiren bayraklı poster, kâtille kolkola fotoğraflar, cezaevinde kahramanca karşılanma, hatta cinayeti azmettirenin kâtilin hemen ensesinde suikastı izlediği haberleri, esasa yönelik herhangi bir açıklama getiriyor, bilinmeyenlere ışık tutuyor mu? Yeni Şafak'ın belgesiyle birlikte sunduğu, suikastın aylar öncesinden planlandığı, planın muhbir tarafından Emniyet'e bildirildiği halde tedbir alınmadığı haberine fazla kulak asan yok; ancak bayraklı fotoğraflar her tarafta, kolkola videosu döne döne gösteriliyor...

Şu aşamada size tavsiyem tek: Kirliliğin sistemden tasfiye edilmesini istiyorsanız, gözlerinizi ve kulaklarınızı haber kirliliğine kapatın...
yenişafak



Bu yazı 33 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,697 µs