En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Ben de tanıyorum... İyi çocuktur...



Semdinli bombacısı olduğu öne sürülen astsubay Ali Kaya’nın akıbetini Yargıtay 1. Ceza Dairesi belirleyecekti.

Neden ‘Şemdinli bombacısı olduğu ileri sürülen’ diyorum?

Bunlar netameli mevzular; işin hem ‘tanırım, iyi çocuktur’, hem de yargı ve hukuk boyutu var...

Bir de, basın ahlak ilkeleri ve ‘suçu kanıtlanıncaya kadar herkes suçsuzdur’ muhabbeti var ki, bu saatten sonra ne mahkemelerle, ne de Ali Kaya Bey kardeşimizle uğraşmak isterim. Ayrıca da ırak olsunlar...

Biliyorsunuz, değerli devlet görevlisi Ali Kaya hakkındaki karar, temyiz için üst mahkemeye gönderilmişti.

Üst mahkemenin ilgili, daha doğrusu ‘ilgisiz’ dairesi dün ‘görevsizlik’ kararı verdi.

Neden ‘ilgisiz daire’ dediğimi de açıklayayım:

Devlete karşı işlenmiş suçların temyizine, bilebildiğim kadarıyla 9. Ceza Dairesi bakıyor. Ali Kaya’nın dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla, konuyla ilgisi olmayan bir daireye, yani1. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

İlgisiz daire de, ‘Ben bu konularla ilgili değilim, dolayısıyla dosyayı benden daha ilgili görünen 9. Ceza Dairesi’ne gönderiyorum, biraz da onlar ilgilensinler’ dedi.

Son durum bu...

İlgili olduğu öne sürülen daire Ali Kaya’nın dosyasını ele alır mı?

Ele alırsa nasıl bir karar verir?

Yoksa ‘Bu konularla ben de ilgili değilim, en iyisi başka bir daire baksın’ deyip, topu daha ilgili olduğunu düşündüğü bir başka daireye mi atar?

Dokuzuncudan daha ilgili bir daire bulunamazsa ne olur?

Dosya elde mi kalır?

Elde kalan dosyalar nereye gider?

Bunları bilmiyoruz...

Şimdilik bilebildiğimiz şu: Mahkeme safahatı da sıkıntılı geçmişti. Yani, başlangıçta Ali Kaya ve arkadaşlarını yargılayacak mahkeme bulunamamıştı... Epey bir aramadan sonra nihayet bir mahkeme bulunmuş, sanıklar ağır hapis cezasına çarptırılmıştı.

İşin ilginç tarafı şu:

Değerli devlet görevlisi Ali Kaya ve arkadaşlarını suçlayan iddianamenin sahibi, yani savcı Ferhat Sarıkaya HSYK kararıyla görevden azledildi. Sarıkaya göreve dönmek için çok uğraştı ama, başarılı olamadı. Savcılık makamını kaybetmekle kalmadı, avukatlık hakkı da elinden alındı.

İşin daha da tuhaf tarafını söyleyeyim:

Yargılama, görevden alınan savcının, yani Ferhat Sarıkaya’nın iddianamesi üzerinden yürütülüyordu.

Hulasa, başlangıçta sanıkları yargılayacak mahkeme bulunamamıştı, şimdi de kararı temyiz edecek daire bulunamıyor.

Bundan sonra ne olacak?

Bilmiyorum.

Bilebilecek kimseleri de tanımıyorum.

Belki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Nuri Ok durumu vuzuha kavuşturabilir... Biliyorsunuz, temyiz dosyalarının daireler arasında tevziatını Sayın Ok yapıyor. Mesela, dosyanın niçin 1. Ceza Dairesi’ne gönderildiğini, neden 9. Ceza Dairesi’nin bu işten muaf tutulduğunu açıklayabilir.

Buradan yola çıkarak, belki kadim ‘yargı’ ve ‘hukuk’ sorunsalını tartışabilir, hukukun ‘haklar’la ilişkisini kurcalayabiliriz.

Bir adım sonrası, ‘Türkiye’de de hukukun üstünlüğüne inanan, hukuk devleti ilkelerini her türlü ideolojik mülahazanın önüne geçirmiş, kararlarıyla hukukun tesisine yardımcı olan savcı ve yargıçlar var’ dedirtmek...

Bunu diyelim artık!
star



Bu yazı 212 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,979 µs