En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Lumpen cehennemi 



Eskiden tetikçileri yetiştirme yurtlarından seçerlerdi; anasız babasız, kimsesiz, sokakta bulunmuş, cami kapısına bırakılmış, çamurun içinden, çukurun dibinden gelmiş zavallı çocuklar, ilgiye sevgiye aç yaşıyorlar... “Yaşlı bir amca” bunlara sokulur (kurcalayınca emekli falan çıkarlar), şeker verir, harçlığını öder, başını okşar, bayramlarda dışarı çıkarır gezdirir, babalık eder, çocuk büyüyünce de amca kimi vur dese vurur... “Medyun-u şükran” konumundadır...

Artık buna gerek kalmadı, çünkü milyonlarca sorunlu ve kafasız köylü var ortalıkta.

Dengesiz, hapçı, çulsuz ve beyinsiz. Eğitim yok. Görgü yok. Bilgi yok. Beceri yok. İş yok. Bir işe girebilecek donanımı da büzüğü de yok. Para da yok. Cebine iki bin lira koyarsan iki bin kişiyi temizler.

Bunlar cep telefonu ve Internet de severler her genç lumpen gibi, “kafelere mafelere” takılırlar, hiçbir imla kuralı bilmeden başı sonu belirsiz cümlelerle “blog” mlog da yazıp gönderirler sağa sola... (Birtakım İstanbul eşekleri bu mektupları “yorum” adı altında yayınlamayı iş edinirler, çünkü “tık alacaklardır” tiraj alır gibi)... Hep bunalımdadırlar... Sonra arkadaşları gene bir yaşlı amcayı tanıştırırlar kendisiyle, amca onu alır biryerlere getirir götürür, bir çevre oluşur... Sonra ufak ufak “gaz verilmeye” başlanır kendisine... Vatan ve millet tehlikede...

Kemal Tahir’in deyimiyle “ruhunda artakalmış vahşet hissinin” de yardımıyla silahla da tanıştırılır... Adam yerine konulduğunu sanacak, sevinecektir.

Eskiden “yakalanırsa deli numarası yapma” eğitimi alırdı, artık buna da gerek kalmadı, çünkü zaten psikopat.

Büyük bir iş başaracağına inandırılıyor, “yakalanırsa içeride bakılacağı ve korunacağı” söyleniyor, zeki bir psikopat çıkarsa kendi adamları tarafından öldürülmemek için gerekli önlemleri alıyor, düz budala çıkarsa fazla yaşayamıyor...

Çoğunuz bunların “örgütte kadrolu” olduklarını falan sanırsınız, oysa Talat Paşa’nın doksan yıl önce İttihat ve Terakki tetikçileri için söylemiş olduğu gibi “kenef kâğıdıdır bunlar, kullanıldı mı yallah kubura”...

Yani kimse bunlara “gel örgüte ayda şu kadar maaşla kaydını yapalım, kod adın Ajan XY009 olsun, işte güzel kadınlar da seni bekliyor” falan demez.

Hangi büyük ve kirli oyunda kimin tarafından hangi pisliğe batırıldıklarını anlayamadan hem birilerini harcarlar, hem de kendileri harcanır giderler. Sonuçta pislik temizlenir ama o pisliğin “temizlediği” hayat da söner.

12 Eylül öncesini hatırlarsanız (Sibel Kekilli hariç, o “1980 yılında Türkiye’de gerçekten darbe mi oldu” diye sormuş), aynı tabanca sabah bir sol eylemde, öğleden sonra bir sağ eylemde ateşleniyordu...

Topkapı Garajlar’da taşra otobüsünden inen çemiş çocuğa ilk önce kim yanaşır da cebine o zamanın parasıyla iki yüz lira koyarsa çocuk o taraftan oluyordu...

Ve yüzüne bakılmayacak kadar gudubet ve zavallı köylü kızları da kim kendilerini ilk kez kadın yerine koyarsa onun eylemlerine koşuluyorlardı...

Ve bir gazeteciyi vuran da “Türkiye’de demokrasinin yaygınlaşması için vurdum” diyebiliyordu...

Birtakım lumpenlerin de elbette “kanına dokunacaktır” birtakım şeyler şimdi.

Hücre sistemiyle örgütlenildiği, güvenlik kalkanlarının kademeleri iyi kurulduğu için de, “kahvehane düzeyinde azmettiren” belki bulunacaktır ama daha yukarıya gidilemeyecektir. Bu arada kıçından sallarsın: CIA yapmıştır, MOSSAD yapmıştır, iç ve dış düşmanlarımız vardır, cart curt.

Unutmayalım, araştırma sonuçlarına göre her dört vatandaşımızdan biri sinir ya da ruh hastasıdır ve ülkemizde eğitim düzeyi ortalaması da ilkokul üçüncü sınıftır.

Bazı “ulusalcı” arkadaşlar, bu durum da kanlarına dokunduğu için, bu düzeyin ilkokul üçüncü sınıf olmadığını, ilkokul dördüncü sınıf olduğunu gururla dile getiriyorlar!

Akşam



Bu yazı 138 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,991 µs