En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Kim, ne adına, hangi amaç için!



Türkiye yeniden suikastler, faili meçhuller ülkesi mi olacak? Birilerinin kafasını bozduğu için birileri hep ortadan mı kaldırılacak? Kim, ne adına, kim adına, hangi gerekçeyle, hangi amaç için böyle bir cinayeti işleyebiliyor? Dünyada, bölgemizde ve Türkiye'de her şeyin gerildiği bir dönemde Hrant Dink'in öldürülmesinden kimler fayda sağlayacak? Amaç neydi? Ermeni tasarılarını engellemek mi? Avrupa Birliği sürecini sekteye uğratmak mı? Güneyimizde kriz böylesine büyürken dikkatleri başka yöne çekmek mi? Türkiye içinde birilerini bir şeylere zorlamak mı? Bu cinayetin üstünden nasıl hesap yapılabilir?

Cinayeti işleyenler, kendilerini bu ülkenin gönüllü muhafızları olarak görenlerse, sahipleri görenlerse, ne kazandılar? Türkiye'ye ne kazandırdılar? Ermeni tasarılarını böyle mi engelleyebileceklerini sanıyorlar? AB sürecini böyle mi sekteye uğratabileceklerini sanıyorlar? Türkiye'yi bu şekilde mi koruyacaklarını sanıyorlar? Ya kaybettirdikleri? Ya bu ülkeye yaptıkları kötülükler? Ne oldu şimdi? Düşünceleri, fikirleri silahla, kurşunla susturanlar, yarın başka kimleri öldürecek? Kimleri ortadan kaldıracak? Bu şekilde nereye kadar gidebilecekler?

Cinayeti işleyenler, uluslararası nitelikli çevreler ise her şey daha net, daha anlaşılır. ABD'de Ermeni soykırım tasarısı görülmeden hemen önce, Türkiye'de Ermeni kökenli önemli bir ismin öldürülmesini nasıl anlayacağız? Kerkük konusunda hassasiyetlerin tırmandığı, Türkiye gündemini adeta rehin aldığı bir dönemde böyle bir suikastin işlenmesini nasıl anlayacağız? Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının alabildiğine yükseldiği bir dönemde, bu suikasti nasıl anlayacağız?

Devamı gelecek mi? Birileri Türkiye'ye, “ayağını denk al, bak sana ne yaparız” mı demek istiyor? Birileri “öyle Kerkük, Kuzey Irak diye efelenme, kendi sorunlarına bak” mı diyor? Birileri “işte bu kadar zayıfsınız, ona göre davranın” mı diyor? Bu birileri kim? İçeriden mi, dışarıdan mı? Böyle bir Türkiye'de, böyle bir dünyada, yerel-uluslar arası ayırımı olmadığını göre, tetiği çeken kişi bulunsa olay çözülebilecek mi? Büyük ihtimalle hayır!

Bu soruların cevabını bulmak, şu an için, elbette mümkün değil. Bir deli, bu ülkedeki karanlık çevreler ya da Türkiye ve bölgede binbir hesap yapanlar olabilir. Kim olursa olsun, hepimize zarar veren, hepimizi üzen, hepimizi tehdit eden bir eylem. Ve daha da korkutucu olan, benzer cinayetlerin işlenebileceğine ilişkin endişe.

Hepimiz, kim olursa olsun, bu vahşi cinayetlere, bundan medet umanlara, bu yöntemle iş yürütenlere karşı durmak zorundayız. Çünkü kaybeden hepimiz olacağız. Hrant Dink'i sevmeyenler, cinayeti onaylarsa, suskun kalırsa, yarın sevdiklerinin de aynı yöntemle ortadan kaldırılabileceğini bilmeliler. Kaybedenin Türkiye olacağını çok iyi bilmeliler. Ancak, cinayetin daha ne olduğunu bilmeden, Türkiye'de hemen herkesin kınadığı bir olay üzerinden iç gerilimleri arttırmaya yönelik girişimler de aynı oranda tehlikeli olacaktır. Herkes sağduyulu olmak, sükunetini korumak zorunda.

Yenişafak

Cinayeti işleyenler, kendilerini bu ülkenin gönüllü muhafızları olarak görenlerse, sahipleri görenlerse, ne kazandılar? Türkiye'ye ne kazandırdılar? Ermeni tasarılarını böyle mi engelleyebileceklerini sanıyorlar? AB sürecini böyle mi sekteye uğratabileceklerini sanıyorlar? Türkiye'yi bu şekilde mi koruyacaklarını sanıyorlar? Ya kaybettirdikleri? Ya bu ülkeye yaptıkları kötülükler? Ne oldu şimdi? Düşünceleri, fikirleri silahla, kurşunla susturanlar, yarın başka kimleri öldürecek? Kimleri ortadan kaldıracak? Bu şekilde nereye kadar gidebilecekler?

Cinayeti işleyenler, uluslararası nitelikli çevreler ise her şey daha net, daha anlaşılır. ABD'de Ermeni soykırım tasarısı görülmeden hemen önce, Türkiye'de Ermeni kökenli önemli bir ismin öldürülmesini nasıl anlayacağız? Kerkük konusunda hassasiyetlerin tırmandığı, Türkiye gündemini adeta rehin aldığı bir dönemde böyle bir suikastin işlenmesini nasıl anlayacağız? Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının alabildiğine yükseldiği bir dönemde, bu suikasti nasıl anlayacağız?

Devamı gelecek mi? Birileri Türkiye'ye, “ayağını denk al, bak sana ne yaparız” mı demek istiyor? Birileri “öyle Kerkük, Kuzey Irak diye efelenme, kendi sorunlarına bak” mı diyor? Birileri “işte bu kadar zayıfsınız, ona göre davranın” mı diyor? Bu birileri kim? İçeriden mi, dışarıdan mı? Böyle bir Türkiye'de, böyle bir dünyada, yerel-uluslar arası ayırımı olmadığını göre, tetiği çeken kişi bulunsa olay çözülebilecek mi? Büyük ihtimalle hayır!

Bu soruların cevabını bulmak, şu an için, elbette mümkün değil. Bir deli, bu ülkedeki karanlık çevreler ya da Türkiye ve bölgede binbir hesap yapanlar olabilir. Kim olursa olsun, hepimize zarar veren, hepimizi üzen, hepimizi tehdit eden bir eylem. Ve daha da korkutucu olan, benzer cinayetlerin işlenebileceğine ilişkin endişe.

Hepimiz, kim olursa olsun, bu vahşi cinayetlere, bundan medet umanlara, bu yöntemle iş yürütenlere karşı durmak zorundayız. Çünkü kaybeden hepimiz olacağız. Hrant Dink'i sevmeyenler, cinayeti onaylarsa, suskun kalırsa, yarın sevdiklerinin de aynı yöntemle ortadan kaldırılabileceğini bilmeliler. Kaybedenin Türkiye olacağını çok iyi bilmeliler. Ancak, cinayetin daha ne olduğunu bilmeden, Türkiye'de hemen herkesin kınadığı bir olay üzerinden iç gerilimleri arttırmaya yönelik girişimler de aynı oranda tehlikeli olacaktır. Herkes sağduyulu olmak, sükunetini korumak zorunda.

Yenişafak



Bu yazı 194 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,068 µs