En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Bir şeyler oluyor, ama ne?



Yeni spor bu, herkes bir vesile bulup Deniz Baykal'ın lideri olduğu CHP'ye çatıyor, ama yağma yok; CHP'nin bu son dönemde ülkeye yaptığı olağanüstü önemli hizmet nasıl unutulur: Deniz Baykal liderliğini de riske atıp sonuna kadar dimdik durmasaydı, birkaç CHP'li milletvekilinin saf değiştirmesiyle 1 Mart tezkeresi hiç zorlanmadan Meclis'ten geçebilirdi.

Bugün ABD Başkanı George W. Bush'un da kabullenmek zorunda kaldığı, bedelini son seçimde kaybederek ödediği Irak'taki başarısızlık bizim paçalarımıza bulaşmadıysa, bunu, büyük çapta CHP'ye borçluyuz...

Herhalde bu sebeple olacak, CHP lideri Deniz Baykal'ın şu sıralarda benimsediği 'savaşkan' söylem ve tavrı anlamakta zorluk çekiyoruz. Baykal, “Irak'a derhal müdahale edilmesini” istiyor ve bu amaçla Meclis'ten yetki alınmasını tavsiye ediyor.

İşgal altındaki Irak'ta asayiş yoksunluğunun ülke bütünlüğünü tehdit edecek bir boyuta ulaştığı bir gerçek. Ülkenin kuzeyindeki yeni yapılanma, devlet adını almak için, işlerin iyice çığrından çıkmasını bekliyor; bu da bir başka gerçek. Tarihî Türk kenti olan Kerkük'te meydana gelen demografik değişiklik referandumla resmîleştirilecek; bu da kabul edilebilir bir durum değil.

Ancak, bu gelişmelerin hiçbiri, Baykal'ın iktidarı zorladığı 'askerî müdahale' formülüyle değiştirilebileceğe benzemiyor. Tersine, Irak'ı işgal ederek bölgeyi ateşe boğanların elini güçlendirecek, dikkatleri gerçek sorundan uzaklaştırıp Türkiye'yi Iraklaştırabilecek bir gelişmedir askerî müdahale. Herhangi bir sebeple bir kere kolunuzu kaptırdığınızda bütün vücudunuzu içine çekecek bir süreci kendiniz başlatmış olursunuz. Türkiye'nin bu bölgenin aslî unsuru olduğunu hiç unutmadan geliştireceği 'barışçı' politikalara ihtiyaç var.

CHP Türkiye'de 'askerî müdahale' kartıyla oynarken, ABD'de de şaşırtıcı bir gelişme yaşanıyor: Bush yönetimi, sanki Irak'ta başarılı olmuş gibi, başka bir ülkeyi hedef tahtasına oturttu: İran... Bush'un son konuşması ve ardından başgösteren gelişmeler, o çok tartışılan ama Irak fiyaskosundan sonra cesaret edilemeyeceği düşünülen, “İran'a deniz blokajı ve havadan füzelerle saldırı” senaryosunun hayata geçirilmek istendiğine işaret ediyor.

1 Mart tezkeresinin engelleyicisi CHP'nin askerî müdahale taraftarı haline gelmesi, Irak başarısızlığının mimarı Bush'un İran cephesi açma niyeti yeterince şok edici değilmiş gibi, ABD'de seçim kampanyasını bütünüyle Irak Savaşı karşıtlığı üzerine kuran Demokrat Parti (DP) de kendini İran'a açılacak savaş fikrine ısındırmış görünüyor. DP liderleri “Irak savaşına karşıyız, çünkü hedef İran olmalıydı” gibi garip bir retorikle konuya yaklaşıyorlar. Irak'a açılan savaşa en keskin eleştirileri duymaya alıştığımız DP Başkanı Howard Dean'in önceki akşam bir tv programında söyledikleri dudak uçuklatıcı:

“Irak'la savaşta utanmamız gereken noktalardan biri de düşmanı yanlış seçmemizdi. Esas tehdit İran'dır. Askerlerimiz yanlış yerde çakılı kaldı. Saddam Hüseyin berbat bir herifti, ama ABD'ye esas tehlike o değildi. İran'dır esas tehlike. Açıkçası, son 3,5 yılda Irak'ta yaşananlardan sonra Amerikan halkının midesinin İran'la savaşı kaldıracağını sanmam, ama İran'a karşı diklenmemiz gerektiğine de inanıyorum.”

Muhalefetin bu kadarcık bir açık kapı bırakması bile Neo-Çılgınlar için yeterli.

Ne oluyor? Yeni ittifaklar mı oluşuyor? ABD'de DP, Türkiye'de CHP bu yeni gelişmenin koçbaşı olmaya mı soyunuyor? Irak'tan sonra İran'da da kötülüklerin kapağı açılarak bölgemiz bütünüyle bir ateş yumağına mı döndürülecek?

Deniz Baykal 1 Mart'ın siyasî getirisini vahim bir yanlışa kapı aralayarak heba etmemeli.



Bu yazı 284 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,923 µs