En Sıcak Konular

Hasan Tevfik



Hasan Tevfik
0 0 0000

Hangi bayan diplomat kan revan içinde bulundu?



Türkiye’deki yabancı misyon camiasının “sosyalleşme” imkanları sınırlıdır.

“Fazla birşey yapamazlar” anlamında söylemiyorum. Genellikle kendi içlerinde eğlenmeye dikkat ederler.

Bunu kasıtlı yapmıyorlar.. Başka bir ülkeden, dilini bile bilmediğiniz bir ülkeye gelmişsiniz, bir tane arkadaşınız yok, nereye gidilir, nerede ne var habersizsiniz.

Ne yapacaksınız?. Eh, her elçiliğin yıl içinde birden çok milli günü, resepsiyonları, görev değişiklikleri, tanışma toplantıları “happy hour”ları, davetleri vs olur. 

Hepsine gitmeye kalksanız gün yetmez.

Onlar da önce burada tanıştıkları “diğer ülkelerin” diplomatlarıyla arkadaşlık yaparlar. Hatta politik arenada kendilerine yakın ülkeler “psikolojik tercih” sebebi olur.

İngiltere ile ABD elçiliklerinde herkes birbirini tanır. Araplar da öyledir. Keza İskandinav ülkeleri de kendi aralarında ayrı bir sosyal ortama sahiptir. Bir-iki istisnayla dağılmış Sovyetler ve Avrasya ülkeleri de öyle.

Türkiye’de uzun kalanlar, zamanla yerli ilişkiler de kurar. Ülkeyi öğrendikçe, dostları ve eğlence imkanları da artar.

Ancak bu ilişkiler hep sağlıklı olmuyor. Sebebi basit. Derin kültürel ve tarihi farklılıklar eğlencenin ve alkolün bir noktasından sonra patlama yapıyor.

Ülkelerinin ciddi uyarılarına rağmen eğlence sınırını aşan çok diplomat var.

Daha önce de yazdım... Özellikle İskandinavlar’ın iki mesele de sorunu var. Birincisi alkol.

Kendi ülkelerinde gibi içmeleri-malum hava çoğunlukla soğuk ve karanlık olduğundan, artı, sessizlik/huzur ülkesi olduklarından “iyi” içiyorlar-ve kendi ülkelerindeki gibi “dağıtma” eğilimleri zaman zaman bela çıkarıyor.

Hikaye çok ama ne olduğu tam anlaşılamamış bir tanesini anlatayım...

Çok bilinen İskandinav ülkelerinden birinin bayan elçilik müsteşarı-bildiğiniz gibi diplomatik sıralamada ikinci en yüksek post’dur-İstanbul’da büyük bir otelde davete katılıyor.

Alkolü biraz kaçırıyor. Otelden sonra bir taksiye biniyor ve gitmek istediği yeri söylüyor. Buraya kadar bir sorun yok.. Ama bundan sonrası gerçekten muamma.
O andan sonra ne olduğu hala bilinmiyor. Sabaha karşı bir kaldırımda, kan revan içinde, eli yüzü mosmor bulunuyor.

Sağdan soldan koşanlar kadını toparlıyor. Bu hiçbir şey istemiyor ve ambulans, polis gibi yardım önerilerini kesinlikle reddediyor.

Hızla kaldığı otele dönmeye çalışıyor ve...

Bundan sonra da ortadan kayboluyor. 

Bu kadın sonuçta dokunulmazlığı olan bir diplomat. Bizim Dışişlerinin haberi var mı, poliste bir kayıt var mı, hastane raporu var mı, başına ne gelmiş, hepsi meçhul.

Kendisi mi birşey yaptı, yoksa buna mı birşey yaptılar, hasılı tam Sharlock Holmes hikayesi.

Yalnız çıkış kayıtlarından anlaşıldığı kadarı ile kadın Türkiye’den ayrılıyor ve ülkesine gidiyor.

Baya bir zaman sonra-muhtemelen bir rehabilitasyon ve yaraların iyileşmesi süreci geçiriyor-yeniden ortaya çıkıp görevine başlıyor.

Hiçbirşey olmamış gibi.

Konu da kapanıp gidiyor.

Biraz sordum soruşturdum... Başka elçiliklerden dostlar- günahları boyunlarına -eğlenceyi ve içkiyi seven, insan ilişkilerinde rahat bir bayan olduğunu anlattılar.

Bunlar ayıp mı? Değil elbette. Fakat bu “meziyetlerin” hepsi bir arada ve sabaha karşı İstanbul’da ortaya çıkınca sonuç da böyle oluyor.

Yine Allah korumuş.

Dedikodular, diplomatik bir rezalete-kendi ülkesi açısından-sebebiyet vermemek için memleketine döndüğünü söylüyor.

Doğrudur... Ortaya çıksa tüm kariyeri yara alırdı.

Konu bu noktaya gelmişken... İkinci sorunu da belirtmek lazım. Diplomat bayanların buradaki erkek arkadaş seçimi ayrıca dikkat istiyor.

O da sonraki yazıya.



Bu yazı 197 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Ocak 2007 Diplomatik televole turu!
    • 12 Ocak 2007 Hangi bayan diplomat kan revan içinde bulundu?
    • 12 Ocak 2007 Diplomatik eşcinseller meselesi – II
    • 12 Ocak 2007 Diplomatik eşcinseller meselesi - I
    • 12 Ocak 2007 Harlem’le özel bir gece
    • 12 Ocak 2007 Ross Wilson’la başbaşa: Kuzey-Kuzeydoğu!
    • 12 Ocak 2007 İkinci perde!
    • 12 Ocak 2007 İkinci perde!
    • 12 Ocak 2007 25 diplomatın pastırma notları!
    • 12 Ocak 2007 Bir Türk subayı ile bir Amerikan subayının farkı!
    • 12 Ocak 2007 Elçilik Bahçesi’nde havai fişek saldırısı
    • 12 Ocak 2007 Born of the fourth of July-2
    • 12 Ocak 2007 Amerikan elçisinin kapısı kimlere açılır? (4 Temmuz-1)
    • 11 Ocak 2007 Amerikan tarzı kravat ve Westmacott’un kırmızı çorapları!
    • 11 Ocak 2007 Türk kadınların elini öpün; Türkiye’deki yabancıların üzerinde kıyafet durmuyor!
    • 11 Ocak 2007 ABD Büyükelçisi’nin eşine kendi adıyla seslenin!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,080 µs