En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Göz göre göre bir kriz daha



“ne düşündüysek o oluyoruz
şeytan
melek”
turgay özen

Türkiye iktisadı 2006 yılının Mayıs ayında bir küçük kriz yaşadı. Kriz küçüktü. İki şeyi gösterdi. Bir: Türkiye iktisadı krize karşı dayanıksızdır. İki: IMF politikası uygulamak kriz çıkmasını engellemeye yetmez. 2001 kirizinden sonra hiçbir şey değişmedi.

Krizin dinamiği
Türkiye iktisadında krizin dinamiği nedir? Soruyu yanıtlandırmak için bir başlangıç bulmalıyız. Başlangıç, yanance sermayedir. Sermaye hareketlerinin Türkiye’ye giriş ve çıkışı serbesttir. Türkiye iktisadında sermaye yetersizliği, bir gerçek. Kaynak olarak sermayeye ihtiyaç var. Politika şudur: Cari açık verilir, açık kelimesinin anlamı Türkiye’ye yabancı sermaye girişidir.

Yabancı sermaye hareketi iki kalemdir. İlk kalem, arbitraj getirisi arayan spekülaf özelliği olan paradır. Sıcak para. Sade yazılırsa şudur: Faiz getirisi elde etmek amaçlı, Hazine borç kağıtlarına yatırılan yabancıların ve/veya yabancılarla birlikte hareket eden Türklerin parası. İkinci kalem, doğrudan yabancı sermaye yatırımıdır.

Türkiye iktisadında, yabancı sermay girişinin iki işi var. İlk iş, büyümenin sağlanmasıdır.
Türkiye iktisadında gerçekleşen büyüme, yabancı sermaye girişine dayanıyor. Başka kelimelerle yazalırsa şudur: Türkiye iktisadının büyümesinin nedeni, dışarıdan gelen paradır. İkinci iş, hazine açıklarının kapatılmasıdır. Türkiye hazinesi açık veriyor. Açık, sıcak para kelimeleri ile nitelendirilen yabancı para girişi ile kapatılıyor.

Hazine açığını kapatan sıcak para, dışarıdan geldiğinden cari açık da kapatılmış oluyor.

Türkiye’ye gelen sıcak para artma eğilimindedir. 2006 yılında 50 milyar dolar yabancı para girişi gerçekleşti. Bu sayı, herbir yılın sayısından yüksektir. Anlamı şudur: Türkiye’nin ayakta kalmasının maliyeti herbir yıl bir önceki yıla göre daha büyük sayıda yabancı para girişi sayesinde mümkündür.

Dünya iktisadında olumsuz gelişmelerin olduğu bir zaman diliminde, mesela Batı ülkelerinde faiz hadlerinde bir yükselme olduğunda Türkiye’ye daha az para gelir. Bu ise Türkiye için kriz demektir.  2007 yılında Türkiye’ye gelecek olan yabancı para, 2006 yılındaki toplam değerinde olsa dahi durum kötü olacaktır. Çünkü, Türkiye iktisadında 2001 yılından beri her yıl dışarından gelen para toplamı bir önceki yıldakinden daha fazladır.

Türkiye, dünyanın en ağır borçlu ülkeleri arasındadır. Toplam borç değerinin milli gelir içindeki oranı, tehlike sınırındadır. Yaşanacak bir mali kriz, borç krizine döneşebilir. Bu yenidir.

2006 Yılının Mayıs ayında ne oldu?

ABD’de 2006 yılının Mayıs ayında faizler yükseltildi. Öteki ülkelerdeki paralar, ABD’ye, bu nedenle giriş yapmaya başladı. Öteki ülkelerde sermaye azalışı yaşandı. Türkiye’de küçük kriz yaşandı.
Türkiye iktisadında problem şudur: Türkiye’de iktisadi büyüme süreci zaman içinde daha çok yabancı sermayeye bağımlı hale gelmektedir.

Problemin temeli
Problemin temeli budur. Yüksek değerde, spekülatif nitelikli yabancı para, Türkiye’de bir yabancı para bolluğu yaratmakta, düşük döviz kuru ile birlikte ithalat yükselmektedir. Yükselme, cari açık değerinin artmasına neden olmaktadır. Türkiye iktisadına gelen yabancı sermaye, dış borç değerini yükselmektedir. Dış borç değerinin yükselmesi, Türkiye iktisadını dışarıya daha bağımlı hale getirmektedir.

Yapılan birçok iktisadi araştırmada ulaşılan sonuç şudur: Birbirlerinden ne kadar farklı olursa olsun yabancı sermaye girişinin olduğu küçük ülkelerde kriz kaçınılmazdır.

Bağımsızlık hedefi olmayan hiçbir iktisat siyaseti ile Türkiye iktisadında çıkış sağlamak imkansızdır. Önce, bağımsızlık.
 
Türkiye’de yaşanan tekrar şudur: A hükümet, B hükümeti, C hükümeti…..N sayıda hükümet aynı politik iktisadı uyguluyor. N sayıda hükümetin uyguladığı iktisat siyaseti şuna dayanıyor: ‘Türkiye’de tasarruf yetersizliği vardır, işte bu nedenle yabancı sermaye kullanacağız.’ Her hükümetin işine gelen bir varsayım, ardından bir çıkarımdır bu.

Türkiye’de krizlerin ardındaki neden de tam budur: Yabancı para.

Başka
Türkiye iktisadının bağımsızlığını sağlamak mümkün mü?

Gelir ve servet dağılımında değişiklik yaratarak, evet. Başka bir süreç, başka bir politika ile mümkündür. Her zaman.



Bu yazı 899 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,678 µs