En Sıcak Konular

Hüsnü Mahalli


Hüsnü Mahalli
0 0 0000

Irak, petrol, Somali ve... 



Dünkü gazetelerde Irak petrolleri ile ilgili bir haber vardı. Habere göre Amerikan ve İngiliz şirketleri Irak petrollerinin % 75’ine 30 yıl süreyle el koyuyor.

Bence bu haberde anormal bir durum yok.

Yani Irak’ı işgal eden ve bu amaçla milyarlarca dolar harcayarak binlerce ölü ve yaralı veren bu iki ülkenin Irak petrollerini başkalarına vereceğini herhalde kimse düşünmüyordur.

Irak’ın dünya petrol rezervinin neredeyse % 15’ine sahip olduğunu bilenler de bu gerçeği daha iyi anlarlar.

Üstelik Irak, benzer rezerve sahip İran’a komşu ve dünya petrol rezervinin %70’ine sahip bölgenin en önemli ve stratejik ülkesidir.

Bu bölgenin petrolü ise ağırlıklı olarak Amerikan ve İngiliz şirketleri tarafından önce Hürmüz Boğazı’ndan sonra Aden Körfezi ve Süveyş Kanalı’ndan geçerek bu ülkelere taşınmaktadır.

Hürmüz Körfezi’nin bir tarafında Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman öbür tarafında ise İran var.

Batı’nın İran ile sürtüşmesinde zaman zaman çekingen davranmasının bir diğer nedeni (Diğer neden Şiiliği kullanma) de işte İran’ın bu stratejik konumudur. Yani nükleer programından dolayı İran’ı tehdit eden ABD ve müttefikleri Hürmüz’ün yani petrolün geçiş güvenliğini düşünürek tereddütlü davranıyor.

Oysa aynı ülkeler hiç çekinmeden Etiyopya’nın komşusu Somali’yi işgal etmesine ses çıkartmadı.

Çünkü Somali, Aden Körfezi’ni ve dolayısıyla buradan geçerek Süveyş Kanalı’na doğru ilerleyecek petrol tankerlerini tehdit edebilecekti. Üstelik Somali’de İslamcı bir hükümet Eylül’de işbaşına gelmiş ve bu hükümet Somali’deki çok zengin doğalgaz ve petrol yataklarının işletilmesi için Çin ile anlaşmalar imzalamaya başlamıştı.

Tıpkı Sudan hükümeti gibi.

30 yıldır güneydeki Hıristiyanların ayaklanması ile uğraşan Sudan geçen yıl kabul ettiği yeni anayasa ile güneydekilere federal haklar tanıdı. Bu adımı yeterli bulmayan ABD ve müttefikleri bu kez Sudan’ın İslamcı hükümetine Darfur sorununu yararttı.

Çünkü Sudan’da Somali gibi çok zengin pertol yatakları bulunmuş ve bu yatakların işletilmesi için Çin ile anlaşmalar imzalanmıştı. Çin ise kendi petrol gereksinimin %60’nı Sudan’dan karşılıyordu. Sudan da Somali gibi Kızıldeniz’e uzun kıyısı olan bir ülke ve yine Somali gibi dünyanın en zengin petrol ülkesi olan Suudi Arabistan’ın karşı kıyısında bulunuyor.

Görülüdüğü gibi ABD, İngiltere ve yandaşlarının öncelikle hedefi petrol.

Çünkü bu coğrafyada yaklaşık olarak 800 milyar varil petrol ve 2.2 trilyon metreküp doğalgaz var.

Batı’nın bu iki enerji kaynağına olan gereksinimi bir yana bıraksak bile petrol şirketlerinin bu alandan sağladığı ve sağlayacağı trilyonlarca dolarlık kârdan vazgeçeceğini hiç kimse beklememeli. Bu şirketler böyle bir kâr için bırakın 650 bin Iraklı’yı, gerekirse on binlerce Amerikalı ve İngiliz askerinin ölümünü bile görmezlikten gelir.

PKK, Kerkük, Şii-Sünni çatışması, Kürt-Arap ya da Kürt -Türkmen düşmanlığı onlar için amaca giden yolda kullanılması gereken birer malzemeden başka bir şey değildir.

Bu nedenle hiç kimse yukarıda saydığım konularda yakın gelecekte çözüm beklemesin.

Daha önce da ısrarla söylediğim gibi General Ralston Türkiye’nin PKK konusundaki taleplerinin hiçbirine karşılık vermeyecektir.

Sonuçta o da silah ve petrol şirket ile lobilerinin yönetiminde. Öncelikle çalıştığı kurumların çıkarlarını gözetecektir.

Üstelik Kerkük’te onca petrol var ve Kürtler burayı ele geçirmek için aralarında bu kurumların da bulunduğu birçok taraf ve ülke ile işbirliği yapıyor. Unutmamak gerekir ki Kürtler Kerkük’ün değil aynı zamanda Irak’ın genel petrol gelirinden de pay almayı ve Kürdistan bölgesinde bulunan petrolün tümünde söz sahibi olmayı amaçlıyor.

Bu petrolün bir bölümünü de Türk olan General Energy şirketi çıkarıyor ve giderek o bölgede güçleniyor.

Yukarda özetlemeye çalıştığım bazı verilerle bile Irak ve dolaysiyle bölgenin nasıl karmaşık ve zor bir süreçten geçirildiği görülmektedir.

Yani PKK ve Kerkük dahil hiçbir konu var olan onlarca konulardan ayrı olarak düşünülemez ve değerlendirilemez.

Varın siz düşünün gerisini!
 



Bu yazı 126 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Haziran 2012 Sona doğru...
    • 18 Haziran 2011 Zeka sorunu
    • 12 Mart 2011 Osmanlı Kaddafi
    • 20 Kasım 2010 Hukuk-guguk
    • 16 Kasım 2010 Bugün bayram
    • 6 Kasım 2010 Umutlar boşuna
    • 2 Ekim 2010 Zor süreç
    • 20 Mart 2010 Uğursuz Tepe
    • 26 Temmuz 2009 Kürt seçimleri, Irak ve Türkiye
    • 3 Nisan 2007 Propaganda! 
    • 20 Şubat 2007 Nükleer İran
    • 9 Ocak 2007 Irak, petrol, Somali ve... 
    • 26 Aralık 2006 Şantaj! 
    • 12 Aralık 2006 Sorumlu İsrail!
    • 5 Eylül 2006 1701 ve 1706
    • 1 Eylül 2006 Yine tezkere!
    • 7 Temmuz 2006 Türkiye ve Ortadoğu’dan!
    • 4 Temmuz 2006 Erdoğan ve ‘OGK’
    • 30 Haziran 2006 Hamas hükümeti!
    • 30 Mayıs 2006 Nefes borusu!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,870 µs