En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

İntihar etmediği için kızıyorum ona...



Benzeri şeyleri yakalandığı zaman da hissetmiştim... Kamera, tepegözle aydınlatılmış çukurda dolaştıktan sonra bir çift cilasız, çamurlu bota kilitleniyor; ardından tavşanlar gibi gözlerini ışıktan korumaya çalışan saçı sakalı birbirine karışmış bir adam...

Korkudan geriye doğru kaykılmış.

Ürkek ve şaşkın...

Şaşkınlığını atmaya çalışırken nasıl da zorlanıyor.

Hemen üzerinde dolaşan bir çift beyaz eldiven... Gerekli ‘sterilizasyon’ sağlanmıştır ve birazdan ‘bit muayenesi’ başlayacaktır.

Birkaç saniye önce, gizlendiği kovuğu ateşe vermeye hazırlanan askerlere, ‘Ben Irak Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’im’ diye ünlemiş, kırık dökük bir sesle.

Hakikaten Saddam Hüseyin bu mu?

Ağzından çıkan her söz yasa hükmünde olan, zalim, dokunulamaz, kitsch ifadesiyle ‘halkına diz çöktürmüş’ eli kanlı diktatör?

Bunlar, ‘Saddam yakalandı’ haberiyle birlikte servise konulan görüntülerdi. Sonra darağacına yürüyen metanet...

Dün, internetten idam sahnesini izledim.

Hatırladıkça ellerim titriyor hálá. Demek ki adam öldürmek böyle bir şey... Sandalyeye bir tekme. Bitti.

Bu kadar basit, bu kadar kolay adam öldürmek...

İnsanın kalbini ağrıtıyor.

Görüntüler, cep telefonuyla kaydedilmiş. İhtimal ki, ‘Şii-Sünni kavgası’nı kızıştırmak isteyen mutemet birilerinin tarafından... Başka birileri de insanlığa seyrettiriyor.

Hiç unutmuyorum, yakalandığında uyku sersemi ilk tepkim şu olmuştu:

Niye intihar etmemiş?

Üzerinde 750 bin dolar çıkmış. Nerede sarf edecekti ki bu parayı?

Rivayet, kaldığı evi kuşatan askerler puro kokusuna işkillenmişler.

Havana purosu içiyormuş.

Haftada bir karısıyla ve ‘yakınları’yla görüşüyormuş.

Bir ihbar üzerine yakalanmış.

Denilenlere göre, Celal Talabani’ye yakın bir Peşmerge ele vermiş onu... 25 milyon dolarlık ödülü de Talabani’yle paylaşmıştır. Hizmetine gönüllü yazılmış elemanlardan biridir muhtemelen. Bakışları da, Saddam’ı yargılayan hakime benziyordur mutlaka.

Öyle bakan biri herkesi ele verir, öyle bakan biri herkesi asar.

Hayır, Saddam’dan kahramanlık göstermesini beklemiyordum. Çarpışarak ölmek hem bir ‘şövalye cesareti’, hem de bir ‘şövalye ikiyüzlülüğü’ ve ‘içten pazarlığı’ gerektiriyor; Saddam bunu akledecek kadar ‘uygar’ değildi.

Hatta hiç uygar değildi.

Birkaç coni devirmek ona bir şey kazandırmazdı. Bunun Irak direnişine katkısı olmazdı. Ayrıca duruşunun ‘direniş’le de bir ilgisi yoktu. Süflî ve onursuz bir seçim yapmış, kendi kazdığı mahpeste, pahalı zevkleriyle yaşamayı seçmişti.

Peki, ne yapabilirdi?

En azından, yarattığı mite saygılı olabilirdi.

İntihar edebilirdi.

Zamanı vardı. Silahı da vardı.

Bunu denemedi.

Bunu denemediği için kızıyorum ona.

İnatla yaşamayı seçtiği ve ‘uygar dünya’nın kendisini parçalamasına izin verdiği için kızıyorum... Asıl ölümün, ‘vahşi hayvanlar gibi teşhir edilmek’ olduğunu hesap edemediği için kızıyorum... Başka cinayetleri, başka katliamları meşrulaştırdığı için kızıyorum.

En çok da, Oval Ofis’teki ‘suç çetesi’ni temize çıkardığı için kızıyorum...



Bu yazı 72 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,451 µs